7/8/1999 VE 12/11/1999 TARİHLERİNDE MARMARA BÖLGESİ VE CİVARINDA MEYDANA GELEN DEPREMİN YOL AÇTIĞI EKONOMİK KAYIPLARI GİDERMEK AMACIYLA BAZI MÜKELLEFİYETLER İHDASI VE BAZI VERGİ KANUNLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI
BİRİNCİ BÖLÜM
Ek Gelir ve Ek Kurumlar Vergisi
Verginin mükellefi
MADDE 1. Aşağıda sayılan mükellefler ek gelir ve ek kurumlar vergisine tabidir.
a) 1998 yılı kazanç ve iratlarını yıllık beyanname ile beyan eden gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri,
b) 1998 yılı ticari ve mesleki kazançları götürü usulde tespit edilen gelir vergisi mükellefleri,
c) Bu Kanunun yayımlandığı tarihte ücret geliri elde eden ve 1998 yılında elde ettikleri ücretlerinin vergi matrahı toplamı 12 milyar lirayı aşan ücretliler. (Yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleri ile tasfiye memurlarına bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler dahil)
Verginin konusu, matrahı ve oranı
MADDE 2. Ek gelir ve ek kurumlar vergisi;
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 1998 yılı gelir ve kurumlar vergisi matrahları üzerinden %5,
b) 1998 yılı ticarî ve meslekî kazançları götürü usulde tespit edilen gelir vergisi mükelleflerinin; 1998 yılına ilişkin götürü matrahları üzerinden %5,
c) 1 inci maddenin (c) bendinde sayılan ücretlilerin; 1998 yılında elde ettikleri ücretlerinin gelir vergisi matrahı toplamı üzerinden %5,
oranında alınır.
Muaflıklar
MADDE 3. Aşağıda yazılı mükellefler ek gelir ve ek kurumlar vergisinden muaftır.
a) 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihleri itibariyle, Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bolu İllerinin merkez ve ilçelerinde gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar (depremde zarar görmediğini veya vergi ödemek istediğini beyan edenler hariç) ile bu illerdeki işyerlerinde fiilen çalışan ücretliler,
b)17/8/1999 veya 12/11/1999 tarihlerinde meydana gelen depremde; varlıklarının en az yüzde onunu (tevsik edilmek kaydıyla), eşini veya birinci derece kan hısımlarından birini kaybedenler.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
İstisnalar
MADDE 4. Ücret gelirlerinin 12 milyar lirası ek gelir vergisinden müstesnadır
Beyan ve ödeme
MADDE 5. Ek gelir ve ek kurumlar vergisi, aşağıda belirtilen sürelerde beyan üzerine veya idarece tarh edilerek ödenir.
a) 1998 yılına ilişkin olarak verilmesi gereken yıllık Gelir veya Kurumlar Vergisi beyannameleriyle beyan edilmesi gereken matrahlar ve bu matrahlar üzerinden hesaplanan ek gelir ve ek kurumlar vergisi, bu kanunun yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde ayrı bir beyannameyle beyan edilir. Ödenmesi gereken vergi, ilki beyanname verme süresi içinde, diğerleri beyanname verme süresinin bittiği ayı izleyen ikinci, dördüncü, altıncı, sekizinci ve onuncu aylarda olmak üzere altı eşit taksitte ödenir.
b) 1998 yılı ticarî veya meslekî kazançları götürü usulde tespit edilen Gelir Vergisi mükelleflerinin, götürü matrahları üzerinden hesaplanan ek gelir vergisi, bu kanunun yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde idarece tarh edilir ve ilki tarh süresinde, diğerleri 2000 yılının haziran ve ekim aylarında olmak üzere üç eşit taksitte ödenir.
c) 1998 takvim yılı ücretlerinin vergi matrahı 12 milyar lirayı aşan ücretlilerin, bu ücretleri için hesaplanıp ödenmesi gereken ek gelir vergisi, ücretlilerin bu kanunun yayımı tarihinde kendilerine ücret ödemesinde bulunan işverene, 1998 yılında elde ettiği ücretlerinin Gelir Vergisi matrahını bildirmeleri üzerine, işverenlerce bu kanunun yayımı tarihinden sonraki birinci, üçüncü, beşinci, yedinci, dokuzuncu ve onbirinci ücret ödemesinden tevkif edilmek suretiyle altı eşit taksitte ödenir. Tevkif edilen bu vergi muhtasar beyannameyle beyan edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ek Emlak Vergisi
MADDE 6. 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 ve 12 nci maddelerinde yazılı bina, arsa ve araziler, 1999 yılı emlak vergisi matrahları üzerinden bir defaya mahsus olmak üzere ek emlak vergisine tabidir.
"Sahip olunan konutlardan brüt alanı 120 metrekareyi geçmeyen ve mükellefçe seçilen bir tanesi ile;
Bolu, Kocaeli, Sakarya ve Yalova İllerinin merkez ve ilçelerinde bulunan bina, arsa ve araziler,
17.8.1999 veya 12.11.1999 tarihinde meydana gelen depremde varlıklarının en az yüzde 10'unu (tevsik edilmek kaydıyla) eşini veya birinci derece kan hısımlarından birini kaybedenlerin bina, arsa ve arazileri,
bu vergiden müstesnadır. Bina ve arazi vergisi ile ilgili muaflık ve istisnalar, bu vergi bakımından da geçerlidir."
1999 yılında bina ve arazi vergisi mükellefi olanlar, bu verginin de mükellefidirler. 1998 yılı genel beyan döneminde veya 1998 yılında ortaya çıkan ve vergi değerini tadil eden nedenlerle verilen beyannameler bu vergi için de verilmiş sayılır. Bu vergi, 1999 yılı emlak vergisi matrahı üzerinden, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren Emlak Vergisi Kanununda yer alan nispetlerde belediyelerce hesaplanır. Hesaplanan vergi, başkaca bir işleme gerek olmaksızın tahakkuk etmiş sayılır.
Bu Kanunun yayımı tarihine kadar emlak vergisi beyannamesi verilmemiş olması halinde vergi, Emlak Vergisi Kanununun 32 nci maddesine göre belirlenecek emlak vergisi matrahı üzerinden tahakkuk ettirilir.
Tahakkuk eden bu vergi, mükelleflerce 1999 yılı Aralık ve 2000 yılı Mart aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir. Belediyeler, bu madde uyarınca tahsil ettikleri vergileri, tahsilatı takip eden ayın 20 nci günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan ederek öderler.
Tahsil ettikleri vergiyi yukarıda belirtilen süre içinde vergi dairesine yatırmayan belediyelerden, yatırmaya mecbur oldukları vergiler, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre gecikme zammı tatbik edilerek tahsil edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi
MADDE 7. 18.2.1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 5 ve 6 ncı maddelerinde yer alan (I),(II), (III) ve (IV) sayılı tarifelere göre vergiye tabi olan ve bu Kanunun yayımlandığı tarihte ilgili sicilde kayıtlı bulunan taşıtlar, bir defaya mahsus olmak üzere, 1999 yılı için tahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisi tutarı kadar, ek motorlu taşıtlar vergisine tabidir.
Ancak, bu kanunun 3 üncü maddesine göre ek gelir ve ek kurumlar vergisinden muaf olanlar ile 17.8.1999 veya 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremde eşini veya birinci derece kan hısımlarından birini kaybedenlere ait taşıtlar, depremde hasar gördüğü tevsik edilecek taşıtlar, münhasıran yolcu ve yük taşıma faaliyetinde bulunanların taşımacılık faaliyetinde kullandıkları taşıtlar ek motorlu taşıtlar vergisine tabi değildir.
Ek motorlu taşıtlar vergisi, bu Kanunun yayımı tarihinde tahakkuk etmiş sayılır.
Kanunun yayımı tarihinde ilgili sicilde adlarına kayıtlı taşıt bulunan gerçek ve tüzel kişiler, bu taşıtlar dolayısıyla 1999 yılı için tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisinin yıllık tutarını, ek motorlu taşıtlar vergisi olarak birinci taksiti, bu kanunun yayımını izleyen ayın sonuna kadar, ikinci taksiti ise 2000 yılının Mart ayının sonuna kadar olmak üzere iki eşit taksitte taşıtın kayıtlı olduğu yerin vergi dairesine öderler.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Özel İletişim Vergisi
MADDE 8. 31/12/2000 tarihine kadar uygulanmak üzere her nevi cep telefonu işletmecileri tarafından verilen (ön ödemeli kart satışları dahil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri (Bolu, Kocaeli, Sakarya ve Yalova illerinin merkez ve ilçelerindeki abonelere verilecek hizmetler hariç) %25 oranında özel iletişim vergisine tabidir. Verginin mükellefi cep telefonu işletmecileridir. Bu verginin matrahı, katma değer vergisinin matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül eder. Özel iletişim vergisi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmez. Bir aya ait özel iletişim vergisi takip eden ayın 15 inci günü mesai saati sonuna kadar katma değer vergisi beyannamesi ile beyan edilerek aynı süre içinde ödenir. Bu maddede hüküm bulunmayan hallerde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümleri uygulanır. Her nevi cep telefonu işletmecileri tarafından imtiyaz sözleşmeleri uyarınca Hazineye ödenecek payın hesaplanmasında özel iletişim vergisi dikkate alınmaz. Her ay tahakkuk edecek %25 oranındaki özel iletişim vergisi faturalarda gösterilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Özel İşlem Vergisi
MADDE 9. 31/12/2000 tarihine kadar ulgulanmak üzere, 16/8/1997 tarih ve 4306 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin A fıkrasında belirtilen işlemler ve kâğıtlar için ödenen eğitime katkı payı tutarı kadar ayrıca özel işlem vergisi ödenir. 16/8/1997 tarih ve 4306 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin A fıkrasının 10, 11 ve 12 numaralı bentlerinde yer alan hükümler özel işlem vergisi hakkında da uygulanır.
Özel işlem vergisinin tarh, tahakkuk ve tahsilinde, ilgili mevzuat hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Bakanlar Kurulu, özel işlem vergisi tutarlarını 4306 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin (A) fıkrasının 13 numaralı bendine bağlı kalmaksızın ayrı ayrı veya birlikte on katına kadar artırmaya yetkilidir.
ALTINCI BÖLÜM
Ortak Hükümler
Kanunların uygulama alanı
MADDE 10. Bu Kanunun uygulamasında aşağıdaki hususlar dikkate alınır.
a) Bu Kanun kapsamındaki vergilerin tarh, tahakkuk ve tahsiline ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
b) Dar mükellefiyette, mükellefin Türkiyedeki daimî temsilcisi, birden fazla daimî temsilcinin mevcut olması halinde mükellefin tayin edeceği, daimî temsilci tarhiyat tarihine kadar herhangi bir tayin yapılmamışsa daimî temsilcilerden herhangi birisi, daimî temsilcinin bulunmaması halinde, kazanç ve iratları dar mükellefe sağlayanlar, bu Kanunda yer alan vergilerle ilgili ödevlerin yerine getirilmesinden sorumludur. Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla dar mükellefiyette vergi sorumlusu tayin etmeye yetkilidir.
c) Bu Kanuna göre ödenen vergiler, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak kabul edilmez ve hiçbir vergiden mahsup edilmez.
d) Bu Kanuna göre ödenecek vergilere ilişkin usul ve esaslar ile verilmesi gereken beyannamelerin şekil, muhteva ve eklerini belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
e) Bu Kanunda yer alan vergilerle ilgili olarak tarh dönemi geçtikten sonra bulunan matrah farkları üzerinden de ikmalen, resen ve idarece tarhiyat yapılır.
f) Bu Kanuna göre tahsil edilen ve vergiler üzerinden 2. 2.1981 tarihli ve 2380 sayılı Kanun ile 27.6.1984 tarihli ve 3030 sayılı Kanuna göre mahallî idarelere pay verilmez.
YEDİNCİ BÖLÜM
Diğer Hükümler
Yöneticilerin sorumluluğu
MADDE 11. 233 sayılı Kamu İktisadî Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunan iktisadî devlet teşekkülleri, kamu iktisadî kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri, belediyeler ile bunlara bağlı işletmelerin yönetim kurulu veya yönetim komitesi başkan ve üyeleri ile belediye başkanları bu kuruluşların mükellef veya sorumlu sıfatıyla bu Kanun uyarınca tahsil ettikleri vergiler ile bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 60 ıncı maddesine istinaden tahsil ettikleri ek verginin ilgili tahsil dairesine zamanında ve tam olarak ödenmesini sağlamakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğe uymayan kişiler adına, zamanında ödenmeyen vergi, pay ve fonların % 10u tutarında ceza kesilir ve bu ceza 6183 sayılı Âme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca müşterek ve müteselsilen sorumluluk esasına göre tahsil edilir.
MADDE 12. 21.2.1963 tarihli ve 210 sayılı Değerli Kâğıtlar Kanununun 3 üncü maddesinin sonuna;
"Çekler ilgili bankalarca bastırılır ve satılır. Satılan çeklerin (genel ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyelere verilen çekler hariç) değerli kâğıt bedelleri, bankalarca her ayın yedinci günü akşamına kadar ilgili mal sandıklarına ödenir."
Hükmü ile aynı Kanuna bağlı değerli kâğıtlar tablosunun sonuna;
MADDE 13. 7.11.1984 tarihli ve 3074 sayılı Akaryakıt Tüketim Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki % 300 (yüzde üçyüz) ibaresi, % 500 (yüzde beşyüz) olarak değiştirilmiştir.
MADDE 14. 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremler nedeniyle binalarının veya ticarî, zıraî, sınaî ya da meslekî faaliyete mahsus varlıklarının zarar gördüğü hasar tespit komisyonlarınca belirlenen kişi veya kuruluşlara, Bakanlar Kurulu kararları kapsamında bankalarca açılacak veya ertelemeye tabi tutulacak krediler ve bu kredilerin teminatına ilişkin işlem ve kağıtlar, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu ile 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınmakta olan Damga Vergisi ve harçlardan ve bankaların bu krediler ile ilgili olarak her ne nam altında olursa olsun lehlerine aldıkları paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır.
İstisna konusu işlemi yapacak kurum ve kuruluşlar, hasar tespit komisyonu raporu hariç başkaca bir belge talep etmeksizin istisnayi re'sen tatbik ederler.
Vergi, resim ve harç istisnasını uygulayan kurum ve kuruluşlar, işlemin yapıldığı veya kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen 30 gün içinde ilgililerin bağlı bulunduğu vergi dairesine gerekli bildirimde bulunmak zorundadırlar.
MADDE 15. 13/04/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo Televizyon Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 12 nci maddesinde belirtilen ve Üst Kurulun gelirleri arasında yer alan reklam gelirlerinden alınacak paylar ile yayın izni ve lisans ücretlerinden elde edilen gelirlerin; 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen gelirler ile 23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 29 uncu maddesi gereğince Rekabet Kurumu adına elde edilen gelirlerin; İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında yapılan iş ve işlemler nedeniyle alınan menkul kıymet kotasyon ve tescil ücretleri ile kurtaj ücretlerinden ödenecek borsa paylarının, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yapılan tescil ve kayıtlar nedeniyle alınan ücretlerin, bu Kanunun yayımı tarihine kadar birikmiş tutarları (faiz, repo, pay, alım-satım farkı ve benzeri adlarla elde edilen her türlü gelir dahil) ile bu Kanunun yayımını izleyen tarihten 31/12/2000 tarihine kadar her ay sonu itibariyle birikecek tutarları üzerinden, Maliye Bakanının teklifi ve Başbakanın onayı ile belirlenecek oranlara göre hesaplanacak kısmı, Bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere Maliye Bakanı tarafından belirlenecek süre içinde Maliye Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğünün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdindeki hesabına yatırılır. Yukarıda belirtilen kurum ve kuruluşlar bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar birikmiş tutarlarını, Kanunun yayımını izleyen 10 gün içinde; bu Kanunun yayımını izleyen tarihten başlamak üzere her ayın gelir ve giderleri ile kasa ve banka mevcutlarını (ay sonu itibariyle birikmiş tutarlarını) gösterir malî bilgileri ise izleyen ayın 7 nci günü sonuna kadar Maliye Bakanlığına bildirir. Bu maddede belirtilen tutarların süresi içinde ödenmemesi halinde, ödenmeyen tutarlar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre (gecikme zammı da uygulanmak suretiyle) takip ve tahsil edilir.
Faiz vergisi
MADDE 16. 1.1.2000 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, 1.12.1999 tarihinden önce ihraç edilmiş bulunan Devlet İç Borçlanma Senetlerinden (Özel Tertip Devlet Tahvilleri ve döviz cinsinden tahviller hariç);
1) İskontolu tahvil ve bonolara ödenen faizlerden, 1.12.1999 tarihinden itibaren;
a) vadesine 1-91 gün kalanlarda yüzde 4,
b) vadesine 92-183 gün kalanlarda yüzde 9,
c) vadesine 183 günden fazla kalanlarda yüzde 14,
2) Üç yıl vadeli değişken faizli üç ayda bir kupon ödemeli tahvil faizlerinden yüzde 4,
3) İki yıl vadeli sabit faizli üç ayda bir kupon ödemeli tahvil faizlerinden yüzde 19,
oranında ödemeyi yapanlar tarafından faiz vergisi kesilir. Kesilen vergi ilgili ayı izleyen ayın 20 nci günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile beyan edilerek bu sürede ödenir. Ödenen vergiler hiçbir vergiden mahsup edilmez. Kendisine yapılan ödemelerden kesinti yapılanlar kesinti tutarını ticarî kazançlarının veya menkul sermaye iratlarının tespitinde gider olarak dikkate alırlar.
1.12.1999 tarihinden sonra ihraç edilmiş bulunan devlet içborçlanma senet faizleri bu vergiye tabi tutulmaz.
GEÇİCİ MADDE: 17.08.1999 veya 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerde ölenler ile bu depremdeki yaralanmalara bağlı olarak daha sonraki tarihlerde ölenlerin mirasçılarına veraset yoluyla intikal eden mallar, Veraset ve İntikal Vergisinden müstesnadır.
Yürürlük Madde 17. Bu kanunun 8, 9 ve 12 nci maddeleri yayımı tarihini izleyen aybaşında, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme MADDE 18. Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
GEREKÇE Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki 57. Hükümet tarafından 24 Ağustos 1999 tarihinde TBMM Başkanlığı'na sunulan tasarının ''Genel Gerekçe''si şöyle:
GENEL GEREKÇE
Ülkemiz 17 Ağustos 1999 günü bir deprem felaketi yaşamıştır. Yaşanan bu felaket önemli boyutta can ve mal kaybına yol açmış, daha bir hafta önce yürürlüğe giren bir vergi kanununun ekonomik hayata yapması beklenen olumlu etkininin işaretleri görülmeden, yeni ve büyük bir kamu finansman ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
Bölgede meydana gelen ciddi boyutlardaki tahribatın ve zararın giderilerek hayatın mümkün olan en kısa sürede normale dönüştürülmesi, Hükümetin temel amacıdır. Depremin Devlet gelirlerinin yüzde onbeşine tekabül eden bir bölümünün tahsil edildiği bölgede meydana gelmiş olmasının gelir kaybına da neden olacağı gözönüne alındığında karşılaşılan yükün boyutu daha açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır.
Karşı karşıya bulunulan gelir ihtiyacının sağlıklı kaynağının vergi olduğu kuşkusuzdur. Bu amaçla hazırlanan Tasarıda depremde zarar gören yurttaşlarımızın, getirilen yükümlülüklerin kapsamı dışında bırakılması prensibi benimsenmiştir.
Bu Tasarıyla;
1998 yılında beyan edilen gelir veya kurumlar vergisi matrahları ile bu yılda elde edilen ve belli miktarın üzerindeki ücretler,
Bina, arsa ve araziler,
Motorlu taşıtlar,
Cep telefonları,
üzerinden bir defalık ek vergi ödenmesi öngörülmektedir. Ayrıca bankalar tarafından verilen çekler Değerli Kâğıtlar Kanunu kapsamına alınmaktadır.
Bu düzenleme ile bir yandan depremde zarar gören yurttaşlarımızın yaraları sarılmaya çalışılacak diğer yandan ekonomide yeni yapısal sorunlar yaratılmadan bir süredir uygulanmakta olan ekonomik istikrar programının devamı sağlanacaktır. Tasarı ile aynı zamanda toplumsal dayanışmanın hakiki bir örneği gerçekleştirilecektir.
(27.11.1999)
Emlak Vergisi Kanunu
Kanun Numarası : 1319
Kabul Tarihi : 29/7/1970
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 11/8/1970 Sayı: 13576
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 9 Sayfa: 2662
*
* *
Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız
"Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı"
Cilt: 1 Sayfa: 1079
Bu Kanun ile ilgili tüzük için, "Tüzükler Külliyatı"nın kanunlara
göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız.
*
* *
BİRİNCİ KlSIM
Bina Vergisi
BİRİNCİ BÖLÜM
Mükellefiyet
Mevzu:
Madde 1 - Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre
Bina Vergisine tabidir.
Bina tabiri:
Madde 2 - Bu kanundaki bina tabiri, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek
karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsar.
Bu kanunun uygulanmasında Vergi Usul Kanununda yazılı bina mütemmimleri de
bina ile birlikte nazara alınır.
Yüzer havuzlar, sair yüzer yapılar, çadırlar ve nakil vasıtalarına takılıp
çekilebilen seyyar evler ve benzerleri bina sayılmaz.
Mükellef:
Madde 3 - Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her
ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.
Bir binaya müşterek mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mü-
kelleftirler. İştirak halinde mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu
olurlar.
İKİNCİ BÖLÜM
Muaflık ve İstisnalar
Daimi muaflıklar:
Madde 4 - (Değişik birinci fıkra: 16/10/1981 - 2536/1 md.) Aşağıda yazılı
binalar, kiraya verilmemek şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır.((a),
(b) ve (s) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)
a) (Değişik: 17/7/1972-1610/1 md.) Katma bütçeli idarelere (Mazbut vakıflar
dahil), il özel idarelerine, belediyelere, köy tüzel kişiliğine, kanunla kurulan
üniversitelere ve Devlete ait binalar;
b) (Değişik: 17/7/1972-1610/1 md.) İl özel idareleri, belediyeler ve köyler
ile bunların teşkil ettikleri birlikler veya bunlara bağlı müesseselere ait;
aa) Su, elektrik, havagazı, mezbaha ve soğuk hava işletme binaları;
bb) Belediye sınırları içindeki yolcu taşıma işletme binaları ve kapalı du-
rak yerleri;
c) (Değişik: 17/7/1972 - 1610/1 md.) Köylere ve köy birliklerine ait tarım
işletme binaları, soğuk hava depoları, içmeler ve kaplıcalar ile bunlar tarafın-
dan köylünün umumi ve müşterek ihtiyaçlarını karşılamak maksadiyle işletilen
hamam, çamaşırhane, değirmenler ve köy odaları;
d) Ordu evleri, askeri gazino ve kantinler ile bunların müştemilatı;
e) Kamu menfaatlerine yararlı derneklere ait binalar (Kurumlar Vergisine
tabi işletmelere ait olmamaları veya bunlara tahsis edilmiş bulunmamaları şar-
tiyle);
f) (Değişik: 17/7/1972-1610/1 md.) Kazanç gayesi olmamak şartiyle işletilen
hastane, dispanser, sağlık, rehabilitasyon, teşhis ve tedavi merkezleri, sana-
toryum, prevantoryum, öğrenci yurtları, düşkünler evi, yetimhaneler, revirler,
kreşler, kütüphaneler ve korunmaya muhtaç çocukları koruma birliklerine ait
yurtlar ve işyerleri ile benzerleri;
g) Dini hizmetlerin ifasına mahsus ve umuma açık bulunan ibadethaneler ve
bunların müştemilatı;
h) Zirai istihsalde kullanılmak şartiyle makina ve alet depoları, zahire
ambarları, samanlıklar, arabalıklar, ağıllar, ahırlar, kümesler, kurutma mahal-
leri, böcekhaneler, serler (seralar) ve benzeri binalarla, işçi ve bekçi bina,
kulübe ve barakaları;
i) Su ürünleri müstahsillerinin istihsalde kullandıkları ağ ve alet depola-
rı, kayıkhaneler, denizlerde ve göllerdeki işçi ve balıkçı kulübe ve barakaları;
(Yukarıda "h" ve "i" fıkralarında yazılı binaların bir kısmı ikamete ve bir
kısmı da mezkür fıkralarda yazılı maksatlara tahsis edilmiş bulunduğu takdirde
vergi, yalnız ikamete tahsis olunan kısım için uygulanır.)
j) (Değişik: 4/12/1985 - 3239/100 md.) Umuma tahsis edildiği Maliye ve Güm-
rük Bakanlığınca kabul edilen rıhtım, iskele, dalgakıran ve bunların mütemmim-
leri ile, demiryolları ve köprü, rampa ve tünel, yeraltı ve yerüstü geçitleri,
peron alimantasyon tesisleri, iskele ve istasyon binaları ile yolcu salonları,
cer ve malzeme depoları gibi demiryolu mütemmimleri, Devlet Hava Meydanları
İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait hava liman ve meydanlarındaki terminal binaları,
teknik blok, hangar, sistemlere ait depo; elektronik, elektrik ve mekanik sis-
temlere ait laboratuvar ve bakım tesisleri, pist taksirut ve apron sahası ile
ısı ve enerji santralleri, hidrofor tesisleri, gerek hava liman ve meydanların-
da ve gerekse uçuş yolları üzerindeki seyrüsefer yardımcı (radar, ILS, VOR, DME,
NDB gibi) tesisleri ile hava yer ve yer muhabere sistemleri (VHF, UHF, HF)
ve yukarıda belirtilen sistem ve tesislerin mütemmimleri. (Diğer depolar, ant-
repolar, müstakil lojman ve müstakil idarehane binaları mütemmim sayılmaz);
k) Her nevi su bentları, baraj, sulama ve kurutma tesisleri;
l) Yabancı devletlere ait olup elçilik ve konsolosluk olarak kullanılan bi-
nalar ile elçilerin ikametine mahsus binalar ve bunların müştemilatı (Karşılık-
lı olmak şartiyle) ve merkezi Türkiye'de bulunan milletlerarası kuruluşlara,
milletlerarası kuruluşların Türkiye'deki temsilciliklerine ait binalar;
m) (Değişik: 8/12/1980 - 2350/1 md.) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti ta-
nınan vakıflara ait binalar (Vakıf senedindeki cihete tahsis edilmek şartiyle);
n) Enerji nakil hatları ve direkleri.
o) (Ek: 17/7/1972-1610/1 md.) Gençlik ve Spor Bakanlığı Beden Terbiyesi Ge-
ne Müdürlüğüne tescil edilmiş amatör spor kulüplerine ait binalar (Gelir veya
Kurumlar Vergisine tabi işletmelere ait olmamaları veya bunlara tahsis edilmeme-
leri şartiyle);
p) (Ek: 17/7/1972-1610/1 md.) Tarım kredi, tarım satış kooperatifleri, 1163
sayılı Kanuna uygun olarak teşekkül eden kooperatifler ve bu kooperatiflerin
kuracağı kooperatif birlikleri, kooperatif merkez birlikleri ve Türkiye Milli
Kooperatifler Birliğinin ve Türk Kooperatifçilik Kurumunun sahip oldukları ken-
di hizmet binaları.
r) (Ek: 8/12/1980-2350/1 md.) Karşılıklı olmak şartiyle Uluslararası And-
laşmalar hükümlerine göre azınlık sayılan cemaatlara ait özel okul binaları.
s) (Ek: 16/10/1981-2536/1 md.) Türk Silahlı Kuvvetlerini (Jandarma Genel
Komutanlığı dahil) güçlendirmek amacıyla kurulmuş vakıflara ait binalar.
u) (Ek: 4/12/1985-3239/100 md.) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında
bulunan binalar (Gelir Vergisinden muaf esnaf ile götürü usulde Gelir Vergisine
tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan binalar hariç olmak
üzere, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan binalar ile muayyen
zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan binalar için bu muafiyet uygulanmaz.)
Geçici muaflıklar:
Madde 5 - (Değişik: 17/7/1972-1610/2 md.)
a) Mesken olarak kullanılan bina veya apartman dairelerinin, 50 000 liradan
az olmamak üzere vergi değerinin 1/4 ü, inşalarının sona erdiği yılı takibeden
bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır. (1)
Bu binaların, bina apartman ise dairelerin, mesken olarak kullanılması şar-
tiyle, satınalma veya sair suretle iktisap olunması halinde de yukardaki muaflık
hükmü kalan süre için uygulanır.
Mevcut binalara ilave yapılması halinde, 33 üncü maddenin (1) sayılı bendi-
ne göre beyan edilen değerden bu kısma isabet eden değer için, yukarda yazılı
muafiyet aynı şart ve süre ile uygulanır.
Binanın, bina apartman ise dairenin, kısmen veya tamamen mesken olarak kul-
lanılmaması halinde bu binaya veya daireye tanınmış bulunan muafiyet bu halin
vukubulduğu yılı takibeden bütçe yılından itibaren düşer.
b) Turizm Endüstrisini Teşvik Kanunu hükümleri dairesinde turizm müessesesi
belgesi almış olan Gelir veya Kurumlar Vergisi mükelleflerinin adı geçen kanun-
da yazılı maksatlara tahsis ettikleri ve işletmelerine dahil binaları, inşaları-
(1) Muafiyetle ilgili olarak 24/2/1984 tarih ve 2982 sayılı kanunun 6 ve 9 uncu
maddelerine bakınız.
nın sona erdiği veya mevcut binaların bu maksada tahsisi halinde turizm müesse-
sesi belgesinin alındığı yılı takibeden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile
geçici muafiyetten faydalandırılır.
c) Deprem, su basması, yangın gibi tabii afetler sebebiyle binaları yanan,
yıkılan veya kullanılmaz hale gelen veya yangın, su baskını, yer kayması, kaya
düşmesi, çığ ve benzeri (Deprem hariç) afetlerle zarar görmesi muhtemel yerler-
deki binaların vergi mükellefleri tarafından afetin vukubulduğu veya afete ma-
ruz bulunduğunun yetkili kuruluşça tebliği tarihinden itibaren en geç 5 yıl
içinde afetin vukubulduğu yerde veya kamu kuruluşlarınca gösterilen yerlerde
inşa edilen binalar inşalarının sona erdiği yılı, kamu kuruluşlarınca ilgili
kanunlarına göre inşa olunup hak sahiplerine teslim edilen binalar devredildik-
leri yılı takibeden bütçe yılından itibaren 10 yıl süre ile geçici muafiyetten
faydalandırılır. (Bu halde, bu maddenin (a) fıkrası hükmü uygulanmaz.)
Şu kadar ki, kamu kuruluşlarınca afet bölgesi olduğu nedeniyle inşaat yasağı
konulan yerlerde yapılan binalar için bu muafiyet uygulanmaz.
Muafiyetten faydalanacak mükellefler, İmar ve İskan Bakanlığından veya bu
Bakanlığın yetkili kıldığı kuruluşlardan afete maruz kaldıklarına dair alacak-
ları bir belgeyi vergi dairesine ibraz etmeye mecburdurlar.
d) Fuar, sergi ve panayır yerlerinde inşa edilen binalar (Bu yerlerin açık
bulunmadığı zamanlarda da kullanılanlar hariç), bu maksada tahsis edildikleri
süre için vergiden muaftır.
e) Planlama Teşkilatınca tespit ve tayin edilen geri kalmış bölgelerde inşa
edilen sınai tesisler, inşalarının sona erdiği yılı takibeden bütçe yılından
itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır.
f) (Ek: 18/5/1987-3365/4 md.) Organize sanayi bölgeleri ile sanayi ve küçük
sanat sitelerindeki binalar, inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe
yılından itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır.
Yukarda (a), (b), (c) ve (d) fıkralarında yazılı muafiyetlerden istifade
için, mezkür fıkralarda yazılı hallerin vukuunda, keyfiyetin bütçe yılı içinde
ilgili vergi dairesine bildirilmesi şarttır. Ancak, bu olaylar bütçe yılının
son üç ayı içinde vukubulduğu takdirde bildirim, olayın vukubulduğu tarihten
itibaren üç ay içinde yapılır.
Süresinde bildirimde bulunulmazsa muafiyet, bildirimin yapıldığı yılı ta-
kibeden bütçe yılından muteber olur. Bu takdirde bildirimin yapıldığı bütçe
yılının sonuna kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkı düşer. (Köylerdeki inşaat
için bildirimde bulunulmaz.)
Madde 6 - (Mülga: 4/12/1985-3239/141 md.)
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Matrah ve Nispet
Matrah:
Madde 7 - Bina Vergisinin matrahı, binanın bu kanun hükümlerine göre tesbit
olunan vergi değeridir.
Sabit istihsal tesisatına ait değerler vergi matrahına alınmaz.
(Üçüncü ve dördüncü fıkralar Mülga: 17/7/1972-1610/3 md.)
Nispet:
Madde 8 - (Değişik birinci fıkra: 4/12/1985 - 3239/101 md.) Bina Vergisinin
nispeti binde 5 tir. Meskenlerde bu nispet binde 4 olarak uygulanır. (1)
(Değişik: 21/1/1982 - 2587/3 md.) Şu kadar ki, yeniden inşa edilen bina veya
binaların vergisi, arsasının (veya arsa payının) vergisinden az olamaz.
Yetki:
Mükerrer Madde 8 - (Ek: 4/12/1985 - 3239/102 md.)
Türkiye sınırları içinde tek meskeni olup, bu meskenlerinde bizzat oturan-
lardan gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldık-
ları aylıklardan ibaret bulunanların bu meskenlerine ait vergi oranlarını yarı-
sına kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. (1)
Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin bizzat oturmaları şartıyla tek meskene
hisse ile sahip olmaları halinde, hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır.
Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm
uygulanmaz.
Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi:
Madde 9 - (Değişik: 17/7/1972 - 1610/5 md.)
Bina vergisi mükellefiyeti;
a) Bu kanun hükümlerine göre mükelleflerin genel beyana davet edildikleri
tarihi,
b) Bu kanunun 33 üncü maddesinin 1 - 7 numaralı fıkralarında yazılı vergi
değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vukubulduğu,
aynı maddenin 8 numaralı fıkrasında yazılı halde ise mükelleflerin beyana davet
edildiği tarihi,
c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi,
Takibeden bütçe yılından itibaren başlar.
Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaf-
lık şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vukubulduğu
tarihi takibeden taksitten itibaren sona erer.
Oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak
edilen binaların vergileri, mükelleflerce keyfiyetin vergi dairesine bildiril-
mesi veya vergi dairesince re'sen tespit edilmesi üzerine, bu olayların vukua
geldiği tarihlerden sonra gelen taksitlerden itibaren, bu hallerin devam ettiği
sürece alınmaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Verginin Tarh ve Tahakkuku
Beyan esası:
Madde 10 - (Değişik: 21/1/1982 - 2587/4 md.)
Bina Vergisi, mükelleflerin yazılı beyanı üzerine tarh ve tahakkuk ettiri-
lir.
Şu kadar ki, mükelleflerin beyan edecekleri değerler Maliye ve Bayındırlık
bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilan edilecek bina metrekare normal inşaat
maliyet bedelleriyle bu Kanunun 20 nci maddesine göre bulunacak arsa veya arsa
(1) Türkiye sınırları içinde tek meskeni olup, bu meskenlerinde bizzat oturan-
lardan gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından
aldıkları aylıklardan ibaret bulunanların bu meskenlerine ait binde 4 olan
bina vergisi oranı 1998 yılı için; 19/3/1998 tarih ve 23291 sayılı Res-
mi Gazete'de yayımlanan 6/3/1998 tarih ve 98/10752 sayılı Kararname ile
% 50 oranında azaltılarak binde 2'ye indirilmiştir. Önceki yıllara uygu-
lanan oranlar için bu Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİK-
LİKLER CETVELİ"ne bakınız.
payı değeri esas alınarak, 31 nci madde uyarınca hazırlanmış bulunan tüzük hü-
kümlerinden yararlanılmak suretiyle hesaplanacak maliyet bedelinden düşük ola-
maz. Düşük beyanda bulunulması halinde, mükellefin beyanı vergi dairesince ma-
liyet bedeline yükseltilerek tahakkuka esas alınır ve mükellefe bildirilir. Ver-
gi dairesince hesaplanan miktar ile mükellefin beyanı arasındaki farka kusur
cezası uygulanır.
Geçici ve daimi muafiyetten faydalanacak olanların da beyanname vermeleri
mecburidir.
Bir vergi dairesi faaliyet bölgesi içindeki bir mükellefe ait binalar aynı
beyannamede birleştirilerek beyan olunur.
Verginin tarh ve tahakkuku:
Madde 11 - (Değişik birinci fıkra: 4/12/1985 - 3239/103 md.) Bina Vergisi
ilgili belediye tarafından mükellefin beyanı üzerine yıllık olarak tarh ve ta-
hakkuk ettirilir. Şu kadar ki, bir il veye ilçe hududu içerisinde birden fazla
belediye olması halinde belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan bina-
lara ait Bina Vergisini tarha yetkili olacak belediye ilgili valiler tarafından
belirlenir.
Yapılan bu tarh ve tahakkuku takibeden yıllarda, Bina Vergisi her Bütçe yı-
lının birinci (Dahil) ayından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.
İKİNCİ KISIM
Arazi Vergisi
BİRİNCİ BÖLÜM
Mükellefiyet
Mevzu:
Madde 12 - (Değişik: 17/7/1972 - 1610/7 md.)
Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre
Arazi Vergisine tabidir.
Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır.
Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden han-
gilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Bakanlar Kurulu kararı ile belli edi-
lir.
Aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri
arsaları da kapsar.
Mükellef:
Madde 13 - Arazi Vergisini, arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her
ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenler öder.
Bir araziye müşterek mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında
mükelleftirler. İştirak halinde mülkiyette malikler vergiden müteselsilen so-
rumlu olurlar.
Mülkiyeti ihtilaflı bulunan arazi için mutasarrıfı bulunmıyan kişiler tara-
fından ödenen Arazi Vergileri ihtilafın ödeme yapan aleyhine sonuçlanması halin-
de ihtilafla ilgili bulunanların karar tarihinden itibaren bir yıl içerisinde
başvurmaları şartiyle kendilerine ret ve iade olunur.
İKİNCİ BÖLÜM
Muaflık ve İstisnalar
Daimi muaflıklar:
Madde 14 - (Değişik birinci fıkra: 16/10/1981 - 2536/2 md.) Aşağıda yazılı
arazi kiraya verilmemek şartıyla Arazi Vergisinden daimi olarak muaftır. ((a),
(b) ve (f) fıkralarındaki arazi için kiraya verilmeme şartı aranmaz.)
a) Katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyelere ve köy tüzel
kişiliğine, kanunla kurulan üniversitelere ve Devlete ait arazi;
b) İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri
birlikler veya bunlara bağlı müesseseler tarafından işletilen:
Su, elektrik, havagazı, mezbaha ve soğuk hava işletmelerine ait arazi;
Belediye sınırları içindeki yolcu taşıma işletmelerine ait arazi;
c) Kamu menfaatlerine yararlı derneklere ait arazi (Kurumlar Vergisine
tabi işletmelere ait olmamaları veya bunlara tahsis edilmiş bulunmamaları şar-
tiyle);
d) Yabancı devletlere ait olup gerek elçilik ve konsolosluk binaları gerek-
se elçilerin ikametlerine mahsus binalar yapılmak üzere sahip olunan arazi ve
arsalar ile bu çeşit binalardan yanan, yıkılanların arsaları (Karşılıklı olmak
şartiyle) ve merkezi Türkiye'de bulunan milletlerarası kuruluşların Türkiye'deki
temsilciliklerine ait arazi ve arsalar;
e) Mezarlıklar.
f) (Ek: 16/10/1981 - 2536/2 md.) Türk Silahlı Kuvvetlerini (Jandarma Genel
Komutanlığı dahil) güçlendirmek amacıyla kurulmuş vakıflara ait arazi ve arsa-
lar.
g) (Ek: 4/12/1985 - 3239/104 md.) Belediye ve mücavir alan sınırları dışın-
da bulunan arazi. (Gelir Vergisinden muaf esnaf ile götürü usulde Gelir Vergisi-
ne tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve arazi
hariç olmak üzere, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan arazi ile
arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyet uygulanmaz.)
Geçici muaflıklar:
Madde 15 - (Değişik: 17/7/1972 - 1610/8 md.)
Aşağıda yazılı arazi geçici olarak Arazi Vergisinden muaftır. (1)
a) Özel kanunlarına göre Devlet ormanları dışında insan emeğiyle yeniden
orman haline getirilmek üzere ağaçlandırılan arazi 50 yıl;
b) Toprak ve topoğrafik özellikleri ve erozyon gibi sınırlayıcı faktörler
sebebiyle kültür bitkilerinin yetişmelerini engelleyen araziden; bataklık, tur-
biyer, çorak, makilik, çalılık, taşlık ve sair haller dolayısiyle üzerinde tarım
yapılamayan sahaların, ıslah tedbirleriyle yeniden tarıma elverişli hale geti-
rilmesinde 10 yıl;
c) Teknik, ekonomik ve ekolojik bakımlardan gerekli şartları haiz olan ara-
zide yeniden fidanla dikim veya aşılama veya yeniden yetiştirme suretiyle ağaç-
lık, meyvalık, bağ ve bahçe meydana getirilmesinde asgari 2 yıl, azami 15 yıl;
d) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca, organize sanayi bölgeleri için iktisap
olunduğu veya bu bölgelere tahsis edildiği kabul edilen arazi (Sanayici lehine
tapudaki tescilin yapılacağı tarihe kadar).
Geçici olarak muaflıktan istifade için arazinin bu maddede yazılı cihetlere
tahsis edilmiş olduğunun ilgili vergi dairesine bütçe yılı içinde bildirilmesi
şarttır. Muafiyetler, arazinin tayin olunan cihetlere tahsis edildiği yılı taki-
beden bütçe yılından başlar. Bütçe yılı içinde bildirim yapılmazsa muafiyet,
bildirimin yapıldığı yılı takibeden bütçe yılından muteber olur. Bu takdirde
bildirimin yapıldığı bütçe yılının sonuna kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkı
düşer.
(1) Geçici vergi muafiyeti tanınan ağaç, fidan ve benzerlerinin sayısı ile mua-
fiyet süreleri için 22/4/1974 tarih ve 7/8147 sayılı Kararnameye bakınız.
(R.G.: 12/5/1974 - 14884)
KANUNLAR, TEMMUZ 1990 (Ek - 6)
(a) ve (b) fıkralarında yazılı muafiyet konusu arazinin bu fıkralarda gös-
terilen cihetlere tahsis edilmiş olup olmadığının şartları ile (c) fıkrasına
göre geçici muafiyet verilecek haller, bunların şartları ve muafiyet süreleri
Tarım ve Orman Bakanlıkları ile Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin mütalaası
alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belli edilir ve Bakanlar Kurulu kararı
ile yürürlüğe konulur.
Arazi vergisinde istisna:
Madde 16 - (Değişik: 21/1/1982 - 2587/5 md.)
(Değişik birinci fıkra: 4/12/1985 - 3239/105 md.) Mükelleflerin bir beledi-
ye ve bu belediyenin mücavir alan sınırları içinde bulunan arazisinin (arsalar
hariç) toplam vergi değerinin 1 000 000 lirası Arazi Vergisinden müstesnadır.
Bu miktarı üç misline kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Bu hükmün tatbikatında mükellef ile eş ve velayet altındaki çocuklara ait
arazi değerleri toplu olarak nazara alınır.
Bu maddede yazılı istisna, hisseli arazide mükelleflerin hisse miktarları
ayrı ayrı nazara alınmak suretiyle uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Matrah ve Nispet
Matrah:
Madde 17 - Arazi Vergisinin matrahı arazinin bu kanun hükümlerine göre tes-
pit olunan vergi değeridir.
(İkinci ve üçüncü fıkralar Mülga: 17/7/1972 - 1610/10 md.)
Nispet:
Madde 18 - (Değişik birinci fıkra 21/1/1982-2587/6 md.) Arazi Vergisinin
nispeti binde 3 tür.
(Değişik: 4/12/1985-3239/106 md.) Arsalar için vergi nispeti binde 6'dır.
Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi:
Madde 19 - (Değişik: 19/7/1972-1610/12 md.)
Arazi Vergisi mükellefiyeti;
a) Bu kanun hükümlerine göre mükelleflerin genel beyana davet edildikleri
tarihi,
b) Bu kanunun 33 üncü maddesinin 1 - 7 numaralı fıkralarında yazılı vergi
değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vukubulduğu,
aynı maddenin 8 numaralı fıkrasında yazılı halde ise mükelleflerin beyana davet
edildiği tarihi,
c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi,
Takibeden bütçe yılından itibaren başlar.
Vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan araziden dolayı mükellefiyet,
bu olayın vukubulduğu tarihi takibeden taksitten itibaren sona erer.
Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak tasarrufu yasak edilen arazinin ver-
gisi, mükelleflerce keyfiyetin vergi dairesine bildirilmesi veya vergi dairesin-
ce re'sen tespit edilmesi üzerine yasaklama tarihini izliyen taksitlerden iti-
baren bu hallerin devam ettiği sürece alınmaz.
Deprem, su basması, yangın gibi tabii afetler sebebiyle yanan, yıkılan bina-
ların arsalarına ait vergiler, bu olayların vukua geldiği tarihleri takibeden
bütçe yılından itibaren iki yıl süre ile alınmaz.
Üzerine bina yapılan arsanın Arazi Vergisi mükellefiyeti, inşaatın bittiği
yılı takipeden bütçe yılından itibaren sona erer.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Verginin Tarh ve Tahakkuku
Beyan esası:
Madde 20 - (Değişik: 21/1/1982-2587/7 md.)
Arazi Vergisi, mükelleflerin yazılı beyanı üzerine tarh ve tahakkuk ettiri-
lir.
(Değişik: 4/12/1985-3239/107 md.) Şu kadar ki; mükelleflerin arsalar ve ara-
zi ile ilgili olarak beyan edecekleri değerler, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonla-
rınca her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde,
sokak veya değer bakımından farklı bölgeler, arazide her il veya ilçe için ara-
zinin cinsi (Kıraç, taban ve sulak) itibariyle takdir olunan birim değerlere gö-
re hesaplanan miktardan düşük olamaz. Düşük beyanda bulunulması halinde, mükel-
lefin beyanı vergi dairesince birim değere göre hesaplanan miktara yükseltilerek
tahakkuka esas alınır ve mükellefe bildirilir. Vergi dairesince hesaplanan mik-
tar ile mükellefin beyanı arasındaki farka kusur cezası uygulanır.
(Değişik: 4/12/1985-3239/107 md.) İkinci fıkra hükmü, turistik bölgelerdeki
cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgelerde ilgili valilerce tespit
edilecek pafta, ada veya parseller için yapılacak takdirler hakkında da tatbik
edilir.
Geçici ve daimi muafiyetten faydalanacak olanların da beyanname vermeleri
mecburidir.
Ancak Devlete ait arazi için beyanname verilmez.
Bir vergi dairesi faaliyet bölgesi içindeki bir mükellefe ait arazi bir be-
yannamede, arsalar ise ayrı bir beyannamede birleştirilerek beyan olunur.
Verginin tarh ve tahakkuku:
Madde 21 - (Değişik birinci fıkra: 4/12/1985-3239/108 md.) Arazi Vergisi il-
gili belediye tarafından mükellefin beyanı üzerine yıllık olarak tarh ve tahak-
kuk ettirilir. Şu kadar ki, bir il veya ilçe hududu içerisinde birden fazla be-
lediye olması halinde belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye
ait Arazi Vergisini tarha yetkili olacak belediye ilgili valiler tarafından be-
lirlenir.
Yapılan bu tarh ve tahakkuku takibeden yıllarda Arazi Vergisi her bütçe yı-
lının birinci (Dahil) ayından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM Kısımlar Arasında Müşterek Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Muaflık ve istisna hükümlerinin bu kanunda yer alması esası:
Madde 22 - (Değişik: 17/7/1972-1610/14 md.)
Bina ve Arazi Vergileri ile ilgili muaflık ve istisna hükümleri bu kanuna
eklenmek veya bu kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir.
Beyanname verme süresi:
Madde 23 - (Değişik: 17/7/1972-1610/15 md.)
Emlak Vergisi ile ilgili olarak;
a) (Değişik: 8/12/1980-2350/4 md.) Bina, arsa ve araziler için 4 yılda bir
defa (Bu süre Bakanlar Kurulu Kararı ile 1 yıla kadar indirilebilir) olmak üzere
verilecek beyannameler, Maliye Bakanlığınca mükelleflerin genel beyana davet
edildikleri tarihi takibeden bütçe yılının Mart, Nisan ve Mayıs aylarında,
*
b) Yeni inşa edilen binalara ait beyannameler, inşaatın sona erdiği veya
inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kul-
lanılmasına başlandığı bütçe yılı içerisinde,
c) Bu kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi de-
ğerini tadil eden sebeplerin doğması halinde beyannameler, değişikliğin vukubul-
duğu bütçe yılı içerisinde.
d) Bu kanunun 33 üncü maddesinin 8 numaralı fıkrasında yazılı vergi değerini
tadil eden sebeplerin doğması halinde beyannameler, Maliye Bakanlığınca yapıla-
cak beyana davet tarihini takibeden bütçe yılının Mart, Nisan ve Mayıs ayların-
da,
Emlakin bulunduğu yerdeki ilgili vergi dairesine verilir.
(b), (c) ve (d) fıkraları gereğince beyanname verenler de Maliye Bakanlığın-
ca yapılacak genel beyana davet tarihini takibeden bütçe yılının Mart, Nisan ve
Mayıs aylarında yeniden beyanda bulunmaya mecburdurlar.
(Değişik: 30/5/1985-3208/4 md.) (a) fıkrasında yazılı beyanname verme süre-
sini Ağustos ayı sonuna kadar uzatmaya ve genel beyan dolayısıyla vergi dairele-
rine verilecek emlak vergisi beyannamelerini iki ay önceden kabul etmeye Maliye
ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
(b) ve (c) fıkralarında yazılı haller bütçe yılının son üç ay içinde vuku-
bulduğu takdirde beyanname, olayın vukubulduğu tarihten itibaren üç ay içinde
verilir.
Maliye Bakanlığı genel beyanların yapılacağı süre içerisinde mükelleflerin
beyanname verme tarihlerini tespit etmek hususunda vergi dairelerine yetki vere-
bilir.
Beyannamelerin şekli ve muhtevası:
Madde 24 - (Değişik: 17/7/1972-1610/16 md.)
Vergi dairesine verilecek Emlak Vergisi beyannamelerinin şekli ve muhtevası
Maliye Bakanlığınca tertip ve tanzim olunur.
Beyannamede mükellefin adı, soyadı (Tüzel kişilerde unvanı), adresi, mükel-
lefiyete giriş sebebi ve yılı ile birlikte asgari aşağıdaki bilgiler gösterilir:
a) Bina Vergisi bayannamesinde; binanın yeri, inşaatın nev'i, inşa tarihi,
arsanın büyüklüğü (Metrekare), kullanış tarzı, getirebileceği yıllık gayrisafi
kirası ve rayiç bedeli (Vergi değeri) (Bir çatı altında, bulunup da kullanış
tarzı veya kapıları ayrı olan konut veya işyeri birimlerinin vergi değerleri ay-
rı ayrı gösterilir.)
b) Araziye ait beyannamede; arazinin yeri, cinsi, büyüklüğü (Dönüm, metreka-
re), yapılan tarımın nev'i, getirebileceği yıllık gayrisafi hasılat tutarı ve
rayiç bedeli (Vergi değeri),
c) Arsalara ait beyannamede; arsanın yeri, büyüklüğü (Metrekare) ve rayiç
bedeli (Vergi değeri.)
Köylerde yapılacak beyan:
Madde 25 - (Değişik: 4/12/1985-3239/109 md.)
Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan bina ve arazi ile Emlak
Vergisinden muaf olmayan bina ve arazi hariç olmak üzere, köylerde bulunan bina
ve araziye ilişkin beyanlar sözlü veya yazılı olarak ilgili muhtarlıklara yapı-
lır. Sözlü veya yazılı olarak yapılan beyanlar, şekli ve muhtevası Maliye ve
Gümrük Bakanlığınca tespit olunacak bina ve arazi kıymet beyanı defterlerine ge-
çirildikten sonra özel yeri mükellefi imza ettirilir. Beyan esnasında köyde bu-
lunmayanların köy muhtarına gönderecekleri yazılı ve imzalı beyanların bu def-
terlere eklenmesiyle yetinilir.
*
Birinci fıkra kapsamına giren yerlerde bulunup;
a) Ek süre sonuna kadar beyan edilmeyen,
b) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı haller
sebebiyle beyanı gereken,
Bina ve arazinin beyanının beyanname ile yapılması mecburidir.
İl ve ilçe merkezi olmayan beldelerde, köy muhtarlıklarına ait yetkiler be-
lediye başkanlıklarınca kullanılır.
Sözü geçen defter, varsa müsbit evrakla birlikte ek sürenin bitiminden iti-
baren 15 gün içinde muhtarlar tarafından ilgili belediyelere imza karşılığında
teslim olunur.
Bina ve arazi kıymet beyanı defterlerine yazdırılmak suretiyle beyan edile-
cek bina ve arazi hakkında bu Kanunun 10 ve 20 nci maddelerinin son fıkraları
hükümleri uygulanmaz.
Muhtar ve ihtiyar kurulunun görevleri:
Madde 26 - (Değişik birinci fıkra: 17/7/1972 - 1610/18 md.) Muhtar ve ihti-
yar kurulu, mükelleflerin beyanlarını ilgili defterlerde tespit ettikten sonra
kendileri de bu beyanların doğruluğunu (Kira bedelleri ve vergi değerleri hariç)
tasdik ederler ve ayrıca bina ve arazi kıymet beyanı defterine kaydettirilmiyen
bina ve araziyi, mükelleflerin ismi ve biliniyorsa adresi ile birlikte vergi
dairesine bildirirler.
(Değişik:8/12/1980 - 2350/5 md.) Bu Kanunda yazılı işler karşılığında;Maliye
Bakanlığınca tespit edilen esaslar dahilinde ve yılda fert başına 750 lirayı
geçmemek üzere köy muhtarlarına ve ihtiyar kurulu üyelerine ücret verilebilir.
Ek süreler içinde beyanname verilmesi:
Madde 27 - (Değişik birinci fıkra: 17/7/1972 - 1610/19 md.) Emlak Vergisi
beyannamelerinin süresi içinde verilmemesi halinde, bu sürenin sonunda başlıya-
rak iki ay beklenir. Beyanname bu süre içinde verilirse, vergi zıyaı olmamış
sayılır.
(İkinci fıkra Mülga: 8/12/1980 - 2350/6 md.)
İştirak halinde ve müşterek mülkiyette beyanname verilmesi:
Madde 28 - İştirak halinde mülkiyette mükellefler müşterek imzalı bir beyan-
name verebilecekleri gibi münferiden de beyanda bulunabilirler.
Müşterek mülkiyet halinde ise beyanname münferiden verilir.
Müşterek ve iştirak halinde mülkiyetin konusunu teşkil eden gayrimenkul için
kesinleşen vergi değeri bütün mükellefler bakımından geçerli olur ve gerekli
düzeltme yapılır.
İştirak halinde mülkiyette, münferiden beyanname verildiği takdirde beyan
edilen vergi değerleri üzerinden hissedarların adedine göre ayrı ayrı tarh ve
tahakkuk yapılır.
Vergi değeri:
Madde 29 - Vergi değeri, Emlak Vergisinin mevzuuna giren bina ve arazinin
rayiç bedelidir.
Rayiç bedel,bina ve arazinin beyan tarihindeki normal alım satım bedelidir.
Arazi ve bina ile ilgili normal alım bedelinin tayininde bu kanunun 31 inci
maddesine göre hazırlanacak tüzükte belirtilecek normlar nazara alınır.
Tarım arazisinin vergi değerinin tespitinde ise arazinin (Arsalar hariç) ve-
rim gücü de nazara alınır. Verim gücünün hangi hallerde nazara alınacağı Tüzükte
belirtilir.
Ödeme Süresi:
Madde 30 - (Değişik: 17/7/1972 - 1610/20 md.)
Emlak Vergisi birinci taksidi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksidi
Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.
(İkinci fıkra Mülga: 4/12/1985 - 3239/141 md.)
Maliye Bakanlığı ödeme aylarını, bölgelerin özelliklerine göre değiştirebi-
lir.
Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina
arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil
olunur. 9 ve 19 uncu madde hükümleri saklıdır.
Kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takibeden bütçe
yılından itibaren emlakin vergisi, tüm vergi değeri üzerinden ödenir.
Kısıtlamanın devam ettiğı sürede tecil edilen verginin 9/10 u bina, arsa ve-
ya arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki
halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanları muaccel hale gelir.
(Değişik: 8/12/1980 - 2350/7 md.) Kanunla ve diğer mevzuatla yapılan
kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu
organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim,
İmar ve İskan ve İçişleri Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir
yönetmelikle tanzim olunur.
(Değişik: 4/12/1985 - 3239/110 md.) Devir ve ferağı yapılan bina ve arazi-
nin, devir ve ferağın yapıldığı yıl ile geçmiş yıllara ait ödenmemiş Emlak Ver-
gisinin ödenmesinden devreden devralan müteselsilen sorumlu tutulurlar. Devrala-
nın mükellefe rücu hakkı saklıdır. Tapu daireleri devir ve ferağ işlemini, işle-
min yapıldığı ayı takip eden ayın 15'inci günü akşamına kadar ilgili belediyele-
re bildirir.
Vergi dairesince yapılacak işlem:
Madde 31 - (Değişik: 17/7/1972 - 1610/21 md.)
(Birinci fıkra Mülga: 4/12/1985 - 3239/141 md.)
Vergi değerlerinin takdirinde şehir ve köylerin tabii, iktisadi ve bölgesel
şartlarına göre nazara alınacak piyasa bedeli, maliyet bedeli, kira veya yıllık
istihsal değeri gibi normlar ile uyulacak usul ve esaslar, mükelleflerden ve
üçüncü şahıslardan istenecek bilgiler tüzükte belirtilir.
(Üçüncü ve dördüncü fıkralar Mülga: 4/12/1985 - 3239/141 md.)
Beyanname verilmemesi halinde yapılacak işlem:
Madde 32 - (Değişik: 4/12/1985 - 3239/111 md.)
Ek süreye rağmen beyanname verilmez ise, vergi bu Kanun hükümlerine göre
idarece tarh edilir.
Beyannamesini ek süreye rağmen vermeyen mükellefler adına ağır kusur cezası
kesilir.
Vergi değerini tadil eden sebepler:
Madde 33 - Vergi değerini tadil eden sebepler aşağıda gösterilmiştir:
1. Yeni bina inşa edilmesi (Mevcut binalara ilaveler yapılması veya asansör
veya kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat hükmündedir.)
2. (Değişik: 17/7/1972-1610/23 md.) Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle
veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen harabolması veya binada mevcut asansör
veya kalorifer tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılması;
3. Bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın
ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibl ticaret ve
sanat icrasına mahsus mahaller haline kalbedilmesi, (Bu hükmün uygulanmasında
bir apartmanın her dairesi bir bina sayılır ve tadil sebebi, yalnız kullanış
tarzı tamamen veya kısmen değiştirilen daire için geçerli olur.)
4. Arazinin hal ve heyetinde değişiklik olması:
a) Arazinin fidanlandırılması veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilme-
si;
b) Fidanlı, ağaçlı veya kütüklü bir arazinin tarla haline getirilmesi veya
gelmesi;
c) Tarım yapılan bir arazinin tabii bir afet veya arıza sebebiyle veya sair
sebepler yüzünden tarıma elverişsiz hale gelmesi.
d) Tarım yapılmıyan bir arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi,
e) Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi.
5. Bir binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çık-
ması veya bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi.
6. Bir bina veya arazinin takvim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin de-
ğişmesi (Araziden bir kısmının istimlak edilmesi de ifraz hükmündedir.)
7. Müteaddit arazi ve arsaların tek bir arazi ve arsa haline getirilmesi ve-
ya müteaddit hisselere ayrılmış olan bir binanın bütün hisselerinin birleştiril-
mesi.
8. (Ek: 17/7/1972 - 1610/23 md.) Herhangi bir sebep yüzünden bir şehir, ka-
saba veya köyün tamamında devamlı olmak üzere bina veya arazinin değerlerinde
% 25 i aşan oranda artma veya eksiltme olması;
(Son fıkra Mülga: 17/7/1972-1610/23 md.)
Madde 35 - (Değişik:21/1/1982 - 2587/9 md.)
Bu Kanunun tatbikatında Vergi Usul Kanununun Kaçakçılık cezaları ile ilgili
hükümleri uygulanmaz.
Çeşitli Hükümler Köy kıymet beyanı defterlerinin doldurulmasına yardım:
Madde 36 - (Değişik: 4/12/1985 - 3239/112 md.)
İçişleri Bakanlığı gerekli gördüğü takdirde, tespit edeceği esaslar dahilin-
de köy kıymet beyanı defterlerinin doldurulması sırasında köy muhtarlarına yar-
dımda bulunabilir.
Usul hükümleri:
Madde 37 - (Değişik: 4/12/1985 - 3239/113 md.)
Bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler
hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanunda geçen "Vergi dairesi"tabiri, belediyeleri ifade eder.
Bu Kanunun uygulanmasında, Vergi Usul Kanununun vergi inceleme yetkisi hariç
olmak üzere;
1. Belediye gelir şube müdürü, gelir şube müdürü olmayan yerlerde belediye
hesap işleri müdürü, hesap işleri müdürü olmayan yerlerde muhasebeci, vergi da-
iresi müdürü sıfat ve yetkisini haizdir.
2. Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve
yetkiler, belediye başkanları tarafından kullanılır.
Vergi hasılatından verilecek paylar:
Madde 38 - (Değişik: 20/7/1971-1446/2 md.)
Bir Vergi Dairesi faaliyet bölgesi içindeki Emlak Vergisi hasılatından o
bölgede bulunan Belediyelere ve İl Özel İdaresine aşağıdaki esas ve ölçülere gö-
re pay verilir,
Vergi hasılatının:
1. % 45 i Belediyelere,
2. % 35 i İl Özel İdaresine,
ödenir.
Ancak, İl özel İdaresine ayrılan payın % 3 ü kesilerek Köy İdareleri sermaye
payı olarak İller Bankasına verilir.
Vergi Dairesi faaliyet bölgesinde birden fazla Belediye bulunması halinde
Belediyelere ait pay son nüfus sayımındaki nüfus miktarlarına göre belediyelere
dağıtılır.
Vergi hasılatından verilecek paylar, her ayın sonu itibariyle hesaplanıp
müteakip ayın sonuna kadar adı geçen idarelere ödenir. (1)
Verginin dağılımı:
Mükerrer Madde 38 - (Ek: 4/12/1985 - 3239/114 md.)
Belediyeler tarafından tahsil edilen Emlak Vergisinin % 15'i il özel idare-
leri payı, 27/6/1984 gün ve 3030 sayılı Kanunun uygulandığı şehirlerde il özel
idareleri payı ayrıldıktan sonra kalan miktarın % 20'si büyük şehir belediyesi
payı olarak ayrılır.
İl özel idareleri ve büyük şehir belediyesi payı olarak ayrılan miktarlar
tahsil edildiği ayı takip eden ayın son günü akşamına kadar ilgili il özel ida-
releri ile büyük şehir belediyelerine ödenir.
Kesirler:
Madde 39 - (Değişik: 30/5/1985 - 3208/5 md.)
Emlak Vergisinin hesaplanmasında on liraya kadar olan vergi kesirleri atı-
lır.
Bina ve arazi vergilerinde zamanaşımı süresinin başlangıcı:
Madde 40 - (Değişik:8/12/1980-2350/11 md.)
Beyan dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu bina
ve arazinin beyan edilmediğinin idarece öğrenildiğı tarihi takip eden yılın ba-
şından itibaren başlar.
İKİNCİ BÖLÜM
Son Hükümler
Kaldırılan hükümler:
Madde 41 - (Değişik birinci fıkra: 20/7/1971 - 1446/3 md.) Aşağıda yazılı
kanunlarla diğer kanunlardaki bu kanuna uymıyan hükümler 1/3/1972 tarihinden
itibaren yürürlükten kaldırılmıştır :
(1) Bu maddenin belediye ve il özel idarelerine pay verilmesine ait hükümleri
ile bu kuruluşlara genel bütçe gelirlerinden pay verilmesine ilişkin diğer
hükümleri 2/2/1981 tarih ve 2380 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile kaldırıl-
mıştır.
1. 4/7/1931 tarihli ve 1837 sayılı Bina Vergileri Kanunu ile 1996, 2413,
2870,2898,4873, 5648, 5649, 6256, 206, 309, 177, 491, 496 sayılı Kanunlar ile ek
ve tadilleri ve 1454 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile 3202 sayılı Kanunun 5453
sayılı Kanunla değişik 5 inci maddesinin (b) fıkrası, 2871 sayılı Kanunun 2, 3
ve 4 üncü ve 4040 sayılı Kanunun 489 sayılı Kanunla değişik 31 inci maddeleri
ile 5237 sayılı Kanunun 4 üncü ve 5419 Sayılı Kanunun 3 üncü maddeleri,
2. 27/6/1931 tarihli ve 1833 sayılı Arazi Vergisi Kanunu ile 2567,3585,
3726,4699,5650, 6255, 483 sayılı Kanunlar ile ek ve tadilleri ve 3116 sayılı Ka-
nunun 5653 sayılı Kanunla değişik 86 ncı maddesinin arazi vergisi muafiyeti ile
ilgili hükmü ve 3653 sayılı Kanunun 7 nci maddesi,
3. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 50, 51, 53, ila 62, 77 ve 78 inci madde-
leri,
4 - (Ek:17/7/1972 - 1610/ 24 md.; Değişik: 25/8/1977-2104/1 md.)Özel kanun-
ların bina ve arazi vergilerine ilişkin muaflık ve istisna hükümleri (31/5/1963
tarihli ve 244 sayılı Kanun gereğince yapılan milletlerarası antlaşmalarla tanı-
nan muaflık ve istisna hükümleri ile, 11/7/1972 tarihli ve 1606 sayılı Kanunla
tanınan muaflık hükümleri saklıdır.)
Ek Madde 1 - (Ek: 4/12/1985 - 3239/115 md.)
Mahalli idarelerce tahsil edilen vergi, resim, harç ve paylara ilişkin yurt
dışı danışmanlık hizmetleri Maliye ve Gümrük Bakanlığınca yürütülür. Bu hizmet-
lerin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca
belirlenir.
Geçici Madde 1 - Bu kanunun 5 inci maddesinin (a) ve (b) fıkralarındaki ge-
çici muaflık hükümleri gerek bu kanunun yürürlüğü tarihinden önce muaflıktan
faydalanmamış binalar hakkında, gerekse 6188 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile
1837 sayılı Kanunun 206 ve 491 sayılı kanunlarla değişik 4 üncü maddesi gereğin-
ce geçici muafiyet almış binalar hakkında da, bu binaların inşalarının sona er-
diği yılı takibeden 10 yıllık devrenin 1/3/1972 tarihinden sonra kalan kısmı
için uygulanır. (Ancak, 1/3/1972 tarihine kadar tarhi gereken bina, buhran
ve savunma vergileri, mezkür tarihe kadar mer'i olan kanun hükümlerine göre
tarh. tahakkuk ve tahsil olunur.) (1)
1833 sayılı Arazi Vergisi Kanunu ile ek ve tadilleri gereğince tanınan geçi-
ci muafiyetler saklıdır.
Geçici Madde 2 - (Değişik: 20/7/1971 - 1446/4 md.)
1971 bütçe yılı sonuna kadar olan dönemlerle ilgili tarh, tahakkuk, tahsil
ve diğer işlemlerin Bina, Arazi, İktisadi Buhran ve Savunma Vergisi Kanunları
ile Vergi Usul Kanunu ve bunların ek ve tadilleri ve 1454 sayılı Kanunun 13 üncü
maddesi ile 3202 sayılı Kanunun 5453 sayılı Kanunla değişik 5 inci maddesinin
(b) fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ve 2871 sayılı Kanunun 2, 3 ve
4 üncü maddeleri hükümleri gereğince Özel İdareler tarafından yapılmasına devam
olunur.
Şu kadar ki, 1971 bütçe yılına ait Bina, İktisadi Buhran ve Savunma Vergisi
ile Arazi Vergisi mükellefiyeti, 1/3/1971 tarihinden itibaren başlar ve bu ver-
giler 1971 yılının Temmuz ve Kasım aylarında olmak üzere iki eşit taksitte öde-
nir.
(1) Bu hükümdeki "1/3/1971 ve 28/2/1971" tarihleri, 20/7/1971 tarih ve 1446 sa-
yılı Kanunun 4 üncü maddesiyle "1/3/1972" olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
Geçici Madde 3 - 28/2/1971 tarihine kadar ki dönemlere ait olarak tahakkuk
edip de bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilmemiş bina, buhran,
savunma ve arazi vergisi borçlarının kanunun meriyetinden itibaren geçecek ilk
2 nci ay sonuna kadar tamamını ödeyenlerin, vergi cezası ve gecikme zamlarının
% 90 ı,2 nci iki ay sonuna kadar tamamını ödeyenlerin vergi cezası ve gecikme
zamlarının % 80 i ve 3 üncü iki ay sonuna kadar tamamını ödeyenlerin vergi ceza-
sı ve gecikme zamlarının % 70 i affedilir.
Bu devreye taallük eden vergilerden ihtilaflı bulunanlar (Kanunun meriyetin-
den sonra ihtilaflı hale gelenler dahil) ödeme süresinin başladığı tarihten iti-
baren ikişer aylık süreler içerisinde tamamen ödendikleri takdirde 1 inci fıkra-
da açıklandığı nispette aftan faydalanırlar.
Geçici Madde 4 - 1970 yılında emlak vergisinin uygulanmasiyle ilgili her
türlü giderlere harcanmak üzere 1970 yılı Bütçe Kanununun Maliye Bakanlığı kıs-
mının 14.000 inci bölümüne 14.496 numaralı (Diğer giderler) maddesine gerekli
ödeneği kaydetmeye veya bu tertibe aynı maksatla ödenek aktarmaya Maliye Bakanı
yetkilidir.
Geçici Madde 5 - (Mülga: 11/12/1981-2562/28 md.)
Geçici Madde 6 - (Ek: 20/7/1971 - 1446/5 md.)
1971 bütçe yılı içerisinde Emlak Vergisi Kanununun 5 ve 15 inci maddeleri
hükümlerine göre yapılacak bildirimler ile 23 üncü maddesi gereğince verilecek
beyannameler bir defaya mahsus olmak üzere 1972 bütçe yılının Mart,Nisan ve
Mayıs aylarında verilir ve yapılan bu beyan ve bildirimlere istinaden tarh ve
tahakkuk ettirilecek vergilere ait mükellefiyet 1972 bütçe yılı başından itiba-
ren başlar.
Köylerde yapılacak beyanlar hakkında da yukardaki hüküm uygulanır.
Bu maddede yazılı beyan süresini bir misline kadar uzatmaya Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Geçici Madde 7 - (Ek: 20/7/1971 - 1446/6 md.)
1971 yılında Emlak Vergisinin uygulanması ile ilgili her türlü giderlere
harcanmak üzere 1971 yılı Bütçe Kanununun Maliye Bakanlığı kısmının ilgili bölüm
ve maddelerine gerekli ödeneği kaydetmeye veya bu tertiplere aynı maksatla öde-
nek aktarmaya Maliye Bakanı yetkilidir.
Geçici Madde 8 - (Ek: 20/7/1971 - 1446/7 md.)
1971 bütçe yılında Savunma Vergisi Kanununa göre tahsil edilip Hazineye ya-
tırılacak miktar Gelir Bütçesinin 55 000 Servet ve Servet Transferleri Üzerinden
Alınan Vergiler bölümünün 55 100 Emlak Vergisi maddesine gelir kaydolunur.
Geçici Madde 9 - (Ek: 17/7/1972 - 1610/25 md.)
20/7/1971 tarihli ve 1446 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükmü saklıdır.
Geçici Madde 10 (Ek: 17/7/1972-1610/25 md.)
Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra beyanname verme süresi Maliye
Bakanı tarafından altı ay daha uzatılabilir. Bu süre içerisinde mükellefler
dilerlerse yeniden beyanname verebilirler. Bu uzatma süresi kullanılmadığı tak-
dirde,1319 sayılı Kanun hükümlerine müsteniden beyanda bulunan mükellefler adına
yapılan tarhiyat, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takibeden beş yıl içinde
idarece düzeltilir. Fazla ödenen vergiler ret ve iade olunur.
Geçici Madde 11 - (Ek: 8/12/1980 - 2350/12 md.)
1982 Bütçe Yılına rastlayan Emlak Vergisi genel beyan dönemi, 1980 Bütçe Yı-
lına alınmış olup, müteakip genel beyanda bulunma süresi; 1980 yılı başlangıç
kabul edilmek suretiyle, bu Kanunun 23 ncü maddesindeki esaslara göre hesapla-
nır.
1980 Yılı Bütçe Kanununun 10/E maddesine göre, Maliye Bakanlığınca aynı yıl
yapılan beyana davet, bu Kanunun 23 üncü maddesine göre yapılmış genel beyana
davet hükmündedir. Mezkür hükmün kapsamı dışında kalan yerlerdeki mükelleflerin
bu Kanunun yürürlüğe girdiği ayı takip eden 3 aylık süre içinde genel beyana da-
vetleri ve genel beyanda bulunmaları sağlanır.
1980 Yılı Bütçe Kanununun 10/E maddesine göre yapılan beyana davet üzerine
29/8/1980 tarihine kadar ve bu tarihi takip eden 2 aylık ek süre içinde beyanda
bulunan mükellefler, 1981 yılının Ocak ayı sonuna kadar daha önce beyan ettikle-
ri vergi değerlerini yükseltici yönden yeniden beyanda bulunabilirler. Bu beyan-
lar da genel beyan hükmünde kabul edilir.
Yukarıdaki esaslara göre beyanda bulunan mükelleflere Emlak Vergisi Kanunu-
nun 27 nci maddesinde belirtilen 2 aylık ek süre tanınmaz.
Geçici Madde 12-(Ek: 8/12/1980 - 2350/12 md.)
Emlak Vergisi Kanununun 4 ncü maddesine bu Kanunla eklenen (r) fıkrasında
belirtilen binalar için 1972 yılından itibaren tarh ve tahakkuk ettirilen Emlak
Vergileri ile bunlara bağlı zam ve cezalardan bu Kanunun yürürlük tarihinde he-
nüz tahsil edilmemiş bulunanları terkin olunur.
Geçici Madde 13 - (Ek: 8/12/1980 - 2350/12 md.)
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun uygulanmaya başladığı tarihten önceki
dönemlere ilişkin olarak il özel idarelerince tarh ve tahakkuk ettirilip henüz
tahsil edilmemiş olan bina, arazi ve buna müteferri diğer vergi ve resimler ile
ceza ve gecikme zamları tahsil edilmez. İdari ve mali yargı organlarındaki uyuş-
mazlıklar geri alınır, cebri kovuşturmaya ilişkin her türlü işlem kaldırılır.
Geçici Madde 14 - (Ek: 4/12/1985 - 3239/116 md.)
Bakanlar Kurulu, ödenecek Emlak Vergisi miktarını ilgili belediye
meclislerinin kararı ve belediye başkanının teklifi üzerine, mahalleler,köyler
veya cadde, sokak yahut değer bakımından farklı bölgeler itibariyle birlikte ve-
ya ayrı ayrı olmak üzere 1986 yılı için % 40'tan, 1987 yılı için % 20'den fazla
olmamak üzere indirebilir.
Bakanlar Kurulu, gerekli gördüğü takdirde, belediye meclislerinin kararı ve
belediye başkanlarının talebi olmadan ödenecek Emlak Vergisi miktarını Türkiye
genelinde 1986 yılı için % 40'tan, 1987 yılı için % 20'den fazla olmamak üzere
indirebilir.
Geçici Madde 15 - (Ek: 4/12/1985 - 3239/116 md.)
1/1/1986 tarihinden önceki dönemlerde meydana gelen vergiyi doğuran olaylar
sebebiyle bu tarihe kadar beyan edilmiş bina ve araziye ait Emlak Vergisinin
tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerine Maliye ve Gümrük Bakanlığına bağlı vergi
dairelerince devam olunur. 1/1/1986 tarihine kadar beyannamesi verilmemiş bina
ve araziye ait tarh,tahakkuk ve tahsil işlemleri ilgili belediyeler tarafından
yapılır.
Geçici Madde 16 - (Ek: 4/12/1985 - 3239/116 md.)
a) 1980 ila 1982 dönemlerine ait olup 1/1/1986 tarihine kadar beyannamesi
verilmemiş olan ve idarece tarh işlemi sonuçlanmamış bulunan bina ve arsalar
hakkında 1983 yılında uygulanan bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri
ile arsalara ait asgari ölçüde birim değerleri,
b) 1980 ile 1985 dönemlerine ait olup 1/1/1986 tarihine kadar beyannamesi
verilmemiş olan ve idarece tarh işlemi sonuçlandırılmamış bulunan arazi hakkında
1986 yılında uygulanacak asgari ölçüde arazi birim değerleri,
uygulanır.
Geçici Madde 17 - (Ek: 18/5/1987-3365/5 md.)
Bu Kanunun 5 inci maddesinin (f) fıkrasındaki geçici muafiyet,daha önceki
yıllarda inşaatı biten binalar için inşaatın bittiği yılı takip eden yılın ba-
şından itibaren hesaplanır ve kalan süre kadar uygulanır.
Bu maddede yer alan geçici muafiyete tabi binaların 1987 yılına ait emlak
vergileri terkin, tahsil edilmiş bulunanlar red iade olunur.
Yürürlük ve yürütme:
Madde 42 - Bu Kanun 1/3/1971 tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 43 - Bu kanunu Maliye Bakanı yürütür.
*
* *
29/7/1970 TARİH VE 1319 SAYILI ANA KANUNA İŞLENEMEYEN GEÇİCİ MADDELER:
1 - 21/1/1982 tarih ve 2587 sayılı Kanunun geçici maddeleri:
Geçici Madde 1 - Emlak Vergisi Kanununun 27 nci maddesinde yazılı ek süreden
sonra ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen beyannameler üzerine
geç beyanda bulunmaktan dolayı değerleme işlemi yapılmaz.
Ayrıca, bu Kanunun yürürlük tarihine kadar herhangi bir şekilde emlak vergi-
si beyannamesi vermemiş olanlara 1/6/1982 tarihine kadar ek beyanname verme sü-
resi tanınmıştır. Bu tarihe kadar beyanname verenler hakkında geç beyanda bulun-
maktan dolayı değerleme işlemine başvurulmaz.
Geçici Madde 2 - 6830 sayılı İstimlak Kanununda değişiklik yapılıncaya ka-
dar, bu Kanuna göre yapılacak kamulaştırmalarda ödenecek kamulaştırma karşılık-
ları, kamulaştırma tarihinden önce malik tarafından bildirilen ve emlak vergisi-
ne esas olan son vergi beyan değerini geçemez. Ancak son vergi beyan tarihinden
kamulaştırma tarihine kadar bir yıldan fazla bir süre geçmişse, geçen süre için-
de Ticaret Bakanlığınca yayımlanan toptan eşya fiyatları indeksindeki artışlar
nisbetinde ve vergi değerinin bir katına kadar artırma yapılabilir. Şu kadar ki,
bu şekilde yapılacak artırma, gayrimenkulün rayiç (alım satım) bedelini aşamaz.
Vergi beyan değerine yıllık toptan eşya fiyatlarındaki artış sebebiyle ilave
edilen miktarla birlikte elde edilecek meblağ, gayrimenkulün rayiç bedelinden
yüksek ise kamulaştırma karşılığı rayiç bedelden fazla olamaz.
Herhangi bir sebeple emlak vergisi beyannamesi vermemiş mükelleflerin
gayrimenkullerinin emlak vergisine esas değerleri 1319 sayılı Emlak Vergisi
Kanunun 29 ve 31 nci maddeleri hükümlerine göre saptanır ve bu gayrimenkuller
için ödenecek kamulaştırma bedelleri hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.
(1)
(1) Geçici 2 nci maddenin kamulaştırılan taşınmaz malın değerinin tesbitine
dair hükmü 4 Kasım 1983 tarih ve 2942 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi
ile yürürlükten kaldırılmıştır.
1319 SAYILI KANUNDA EK VE DEĞİŞİKLİK YAPAN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜKTEN KALDIRDIĞI KANUN VE HÜKÜMLERİ GÖSTERİR LİSTE
Yürürlükten Kaldıran Mevzuatın
Yürürlükten Kaldırılan
Kanun veya Kanun Hükümleri Tarihi Sayısı Maddesi
1319 sayılı Kanunun;
7 nci maddesinin 3 ve 4 üncü fıkraları 17/7/1972 1610 3
33 üncü maddesinin son fıkrası 17/7/1972 1610 23
27 nci maddesinin 2 nci fıkrası ve 34 üncü
madde 8/12/1980 2350 6
6245 sayılı Harcırah Kanununun 41 inci maddesi
ile bu kanuna bağlı (2) sayılı cetvel,
25/4/1963 tarih ve 226 sayılı Kanun,
22/6/1971 tarih ve 1416 sayılı 13/1/1972 tarih
ve 1511 sayılı Harcırah Kanununa ek kanunlar,
1765 sayılı Üniversite Personel Kanununun de-
ğişik 13 üncü maddesi,
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun geçici 5
inci maddesi,
1309 sayılı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür-
lüğü Kuruluşu Hakkında Kanunun 15 inci ve
5441 sayılı Devlet Tiyatrosu Kuruluşu Hakkın-
da Kanuna 1310 sayılı Kanunla eklenen Ek 2 nci
maddelerinin "Yurt içi Turne Faaliyetlerine Ka-
tılacaklara Ödenecek Harcırah Yevmiyesinin
Tespitine ilişkin"hükümleri 11/12/1981 2562 28
1319 sayılı Kanunun, 6 ncı maddesi ile 30 uncu
maddesinin 2 nci fıkrası ve 31 inci maddesinin
3 üncü fıkrası 4/12/1985 3239 141
1319 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
1446 --- 1/3/1971
1610 Madde 2 ve 8 1/3/1971
Diğer Maddeleri 1/3/1972
2104 --- 17/7/1972
2350 Madde 12 11/12/1980
Diğer Maddeleri 1/3/1981
2380 --- 1/3/1981
2536 --- 1/3/1982
2562 --- 1/3/1982
2587 Madde 2,3,4,5,6,7 1980 genel beyan
dönemini izleyen
ilk genel beyan
döneminin ras-
ladığı Bütçe yılı-
nın başında
Diğer Maddeleri 27/1/1982
3280 Madde 1,2,5 1983 genel beyan
dönemini izleyen
ilk genel beyan
döneminin rasla-
dığı yılın başında
Diğer Maddeleri 4/6/1985
3239 1.Bu Kanunun birinci bölümünün araziye ait,as-
gari ölçüde birim değer tesbiti için yeniden kurulan
TAKDİR KOMİSYON'ları arazi ile ilgili diğer hüküm-
leri ve yoklamadan maksat ve yoklama memurlarına
ilişkin hükümleri, 11/12/1985
Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tesbiti için
yeniden kurulan Takdir Komisyonları ile ilgili hü-
kümleri 1/3/1986
2. Bu Kanunun beşinci bölümünün, 96 ncı maddesiyle
492 sayılı Kanunun 8 sayılı tarifesine eklenen telsiz
harçlarına ait hükümleri (Yıllık Harçlara ait hüküm-
leri hariç) 7/10/1983 tarihinden geçerli olmak üzere, 11/12/1985
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
3.Bu kanunun 107,115,119,126,132,133,134,135 ve ge-
çici 2,3 ve 4 üncü maddeleri, 11/12/1985
4. Bu kanunun Bakanlar Kuruluna ve Maliye ve
Gümrük Bakanlığına yetki veren hükümleri 1/1/1986
tarihinden geçerli olmak üzere 11/12/1985
5. Bu kanunun diğer hükümleri, 1/1/1986
3365 --- 1/1/1987 tari-
hinden geçer-
li olmak üzere
26/5/1987
4708 - 1
1319 Sayılı Kanunun Çeşitli Maddelerindeki Oran ve Miktarlarda
Kanun Numarası : 6570
Kabul Tarihi : 18/5/1955
Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: 27/5/1955 Sayı: 9013
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt: 36 Sayfa:1469
Madde 1 - Belediye teşkilatı olan yerlerle, iskele, liman ve istasyonlardaki
gayrimenkullerin (Musakkaf olmıyanları hariç) kiralanmalarında kiralıyanla kira-
cı arasındaki hukuki münasebetlerde bu kanun ile Borçlar Kanununun bu kanuna ay-
kırı olmayan hükümleri tatbik olunur.
Mabetler kiraya verilemez ve ibadethane haricinde hiçbir iş için de kullanı-
lamaz.
Madde 2 - 3 - (İptal: Ana.Mah. nin 26/3/1963 tarih ve E. 1963/3, K. 1963/67
sayılı kararı ile.)
Madde 4 - Mobilyalı olarak kiraya verilen gayrimenkulerin, bu kanuna göre
taayyün eden yıllık kira bellerine mobilya için belediye encümenlerince takdir
edilen kıymetin yüzde yirmisinden fazla zam yapılamaz. Şu kadar ki bu suretle
zam olunacak miktar kira bedelinin yıllık tutarını geçemez.
Kira müddetinin hitamından bir ay evvel yazı ile haber vermek şartiyle kira-
layan mobilyalarını kısmen veya tamamen geri alabilir. Bu takdirde mobilyalar
için yapılan zam nispetinde kiradan indirme yapılır.
Madde 5 - Kaloriferli gayrimenkullerde mahrukat fiyatlarındaki değişiklikle-
rin kira bedellerine inikası nispeti hükümetçe tesbit ve ilan olunur.
Madde 6 - Kısmen mesken olarak kısmen de meskenden gayrı bir şekilde kulla-
nılmak üzere kiralanmış bulunan veya tamamen mesken olarak kullanılmak üzere ki-
ralanmış iken fiilen meskenden gayrı surette kullanılan gayrimenkullerin kira
bedelleri zam bakımından mesken olmayan yerlere ait hükümlere tabidir.
Madde 7 - Kira şartlarına ve Borçlar Kanununun bu kanuna aykırı olmayan hü-
kümlerine riayet edilse bile aşağıdaki yazılı hallerde kiralayan
a) Kiracı tarafından gayrimenkulün tahliye edileceği yazı ile bildirilmiş
olmasına rağmen tahliye edilmezse icra dairesine müracaatla tahliye istiyebile-
ceği gibi,
b) Gayrimenkulü kendisi veya eşi veya çocukları için mesken olarak kullanma
ihtiyacında kalırsa kira akdinin hitamında,
c) Gayrimenkulü kendisinin veya eşinin veya çocuklarının bir meslek veya
sanatı bizzat icra etmesi için kullanma ihtiyacında ise kira akdinin hitamında,
ç) Gayrimenkulü yeniden inşa veya imar maksadiyle esaslı bir surette tamir,
tevsi veya tadil için ve ameliye esnasında içinde ikamet veya iştigal mümkün ol-
madığı fennen anlaşıldığı takdirde kira akdinin hitamında,
d) Gayrimenkulü Medeni Kanun hükümlerine göre iktisabeden kimse kendisi veya
eşi veya çocukları için tamamen veya kısmen mesken olarak ve yine kendisi veya
eşi veya çocukları için bir meslek veya sanatın bizzat icrası maksadiyle iş yeri
olarak kullanma ihtiyacında ise iktisap tarihinden itibaren bir ay zarfında ki-
racıyı keyfiyetten ihtarname ile haberdar etmek şartiyle altı ay sonra,
e) Kira bedelini vaktinde ödememelerinden dolayı haklı olarak bir yıl içinde
kendilerine iki defa yazılı ihtar yapılan kiracılar aleyhine, ayrıca ihtara
hacet kalmaksızın, kira müddettinin hitamında,
Tahliye davası açabilirler.
Aynı şehir veya belediye hudutları içinde kendisinin veya birlikte yaşadığı
eşinin uhdesinde kayıtlı oturabileceği meskeni bulunan kimse, kirada oturduğu
yeri, malikin isteği üzerine tahliye etmeye mecburdur.
Madde 8 - Bu kanunla Borçlar Kanununda gösterilen haller dışındaki sebepler-
le açılacak tahliye davaları, mukavelelerde aksine şart bulunsa dahi mesmu ol-
maz.
Madde 9 - Kira mukavelelerinde; bu Kanunun kira bedellerinin tayinine mü-
taalik hususlar müstesna kiracı aleyhine değişiklik yapılamaz.
Madde 10 - (Mülga: 30/4/1973-1711/3 md.)
Madde 11 - Kiracı kira müddetinin bitmesinden en az on beş gün evvel mecuru
tahliye edeceğini yazı ile bildirmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla bir yıl
uzatılmış sayılır.
Madde 12 - Kiracı, mukavelede hilafına sarahat olmadıkça, kiralanan yeri
kısmen veya tamamen başkasına kiralayamaz yahut istifade hakkını veya mukavele-
sini başkasına devredemez veyahut kendisi gayrimenkulü bırakmış olduğu halde
hiç bir sebeple bu yeri kısmen veya tamamen başkalarına işgal ettiremez.
Kira akdinin esas gayesi itibariyle başkalarına kiralanması lazım ve mütat
olan (Otel, pansiyon, talebe yurdu ve benzerleri) gayrimenkuller bütün gayrimen-
kulün devri veya kiralanması hali müstesna olmak üzere yukardaki fıkra hükmüne
tabi değildir.
Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne riayet etmeyerek bir gayrimenkule kiracı
veya devir alan sıfatiyle girenler veya bu gayrimenkulü işgal edenler hakkında
hiç bir ihtara hacet kalmaksızın sulh mahkemelerinde tahliye davası açılabilir.
Fuzuli şagiller hakkında 5917 sayılı kanun hükümlerinin tatbikı da istenebi-
lir.
Madde 13 - Kira mukavelelerinin ve Borçlar Kanununun bu kanuna mugayir olma-
yan vecibelerine kiracılar veya ortaklariyle sanat, meslek ve ihtısasları dola-
yısiyle aynı meslek veya sanatı idame ettirecek olan mirasçıları ve meskenlerde
ölen kiracı ile birlikte ikamet edenler tarafından tamamen riayet edildiği müd-
detçe bu kanunun yürürlükten kaldırılmasından üç ay sonraya kadar aleyhlerine
tahliye davası açılamaz.
Madde 14 - 2490 sayılı Artırma, Eksiltme ve İhale Kanununa tabi olarak kira-
ya verilen gayrimenkuller hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur.
Madde 15 - Kiralayan 7 nci maddenin b, c, d bentlerinde yazılı sebeplerden
dolayı tahliye ettirdiği gayrimenkulü mücbir sebep olmaksızın üç sene müddetle
eski kiracısından başkasına kiralayamaz.
(ç) fıkrasına göre tahliye edilen gayrimenkuller eski hali ile, mücbir sebep-
ler olmadıkça üç sene müddetle başkasına kiraya verilemez.
(ç) fıkrasına istinaden tahliye edildikten sonra imar planına göre yeniden
inşa veya esaslı şekilde tadil veya tevsi edilen gayrimenkullerin yeni hali
ile ve yeni kira bedeli ile bir mesken veya bir ticarethane yerini eski kiracı-
nın kiralamağa tercih hakkı vardır. Bu hakkın, kiralayanın, yapacağı tebliğ
tarihinden itibaren bir ay içinde kullanılması şarttır.
Bu maddeye göre tercih hakkı bertaraf edilmedikçe, gayrimenkul üç yıl müd-
detle başkasına kiralanamaz.
Madde 16 - Hava parası olarak veyahut her ne nam ve suretle olursa olsun
bu kanuna göre taayyün eden kira bedelinden fazla para alanlar, bunlar namına
hareket edenler veya bunlara tavassut edenlere 15 inci madde hükmüne aykırı
hareket edenler hakkında altı aydan bir seneye kadar hapis ve üç yıllık kira
bedeli tutarınca ağır para cezası hükmolunur. Mükerrirler hakkında bu cezalar
bir misli artırılır.
Ek Madde 1 - (Ek: 23/1/1998 - 4331/1 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, yangın, yer sarsıntısı, yer kay-
ması, fırtına, taşkın, sel gibi tabii afetler nedeniyle zarar gören mülkiyeti
veya idaresi Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait vakıf taşınmazların onarım veya
restorasyonunu müteakip bir defaya mahsus olmak üzere afet öncesi kiracılarına
Devlet İhale Kanunu hükümleri uygulanmaksızın Vakıflar Genel Müdürlüğünce tespit
edilen rayiç kira bedeli ile kiracılık hakkı tanınabilir.
Muvakkat Madde 1 - Bu kanunun kira bedeline mütaallik hükümleri:
a) Milli Korunma Kanununa tabi olan gayrimenkuller için 1/6/1955 tarihin-
den,
b) Milli Korunma Kanununa tabi olmayıp da serbest kira ile kiralanmış olan
ve kira akitleri gayrı muayyen müddete inkilabetmiş bulunan gayrimenkullerin
kira bedelleri bu kanunun mer'iyete vazından itibaren geçecek altıncı ayı
takibeden ay başından,
c) Milli Korunma Kanununa tabi olmaksızın, serbest kira ile kiralanmakta
olup da mukavele müddetleri muayyen olan gayrimenkullerde kira akitlerinin
hitamından itibaren,
ç) (Değişik: 9/1/1956 - 6634/1 md.) C fıkrasında yazılı gayrimenkullerden
bir yıldan fazla müddetle mukaveleye bağlanmış olup da bu kanunun mer'iyete
girdiği tarihte bir seneden fazla müddeti bulunanlar için 1/6/1956 tarihinden
itibaren mer'idir.
Bu kanuna göre kiraya zam yapılması icap ettiği hallerde yapılacak zam
nispetlerinden aşağı nispette zam yapılacağını veya hiç zam yapılmıyacağını
kiralayan, kanunun mer'iyete girmesinden itibaren bir ay içinde yazı ile tebliğ
etmediği taktirde mevzuubahis zamlar bu kanunun meri'yete girdiği tarihten bir
ay sonra ve yukarıdaki tarihlerden başlamak üzere uygulanır. Bu takdirde kiracı
bir aylık müddetin sonundan başlıyarak bir ay içinde mukavelenin feshini ihbar
edebilir ve bu ihbardan itibaren iki ay içinde gayrimenkulü tahliyeye mecbur-
dur. Tahliyeye kadar geçen müddetin kirası zammı ile birlikte ödenir.
Muvakkat Madde 2 - Bu kanunun 7 nci maddesinde yazılı tahliye davaları
bakımından:
a) Milli Korunma Kanununa tabi olan gayrimenkullerin kira mukaveleleri
31/5/1955 tarihinde,
b) Milli Korunma Kanununa tabi olmayıp da serbest kira ile kiralanmakta
olan ve kira mukaveleleri gayri muayyen müddete inkilabetmiş bulunan gayrimen-
kullerin kira mukaveleleri ise bu kanunun mer'iyete vazı tarihinden itibaren
geçecek altıncı ayın sonunda hitama ermiş addolunur.
Bu tarihlerden itibaren bir ay zarfında dava açılmadığı takdirde mukavele-
lerin hitam müddetleri beklenmesi zaruridir.
Geçici Madde 3 - (11/10/1983 - 2912/1 md. ile gelen geçici md. hükmü olup
madde numarası teselsül ettirilmiştir.)
T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Esnaf ve Sanatkarlar ve Di-
ğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (BAĞ - KUR), Türkiye Kızılay
Derneği, Türk Hava Kurumu, Darülaceze Müdürlüğü, Darüşşafaka Cemiyeti ve bağlı-
sı vakıflar, mazbut ve mülhak vakıflar ile Vakıflar Genel Müdürlüğü, Verem Sa-
vaş ve Kanserle Savaş dernekleri adına kayıtlı veya bunların kamu kuruluşları
veya kamu yararına çalışan derneklerle müştereken sahip bulundukları gayrimen-
kullere (vasiyet edilenler dahil) ilişkin kira sözleşmeleri bu Kanunun yürürlük
tarihinden itibaren altı ay sonra sona erer.
Bu süre içinde yukarıdaki Kurumlar veya bunların kira işlerini yürüten iş-
tiraklerince rayiç veya emsal bedele uygun olarak yeni kira bedeli ve şartlar
tespit edilerek kiracıya tebliğ edilir. Eski kiracının birinci fıkrada belirti-
len altı ayı takip eden 30 gün içinde yeni kira bedeli ve şartlar üzerinden ki-
ra sözleşmesi yapmaya hakkı vardır.
(Değişik: 30/5/1984 - 3012/1 md.) Teklif edilen yeni bedele, kiralayan ve
kiracılarca sulh hukuk mahkemeleri nezdinde itiraz olunabilir. 30 günlük süre
içinde itiraz ve rüçhan hakkını kullanmayan ve gayrimenkulü tahliye etmeyenle-
rin, tahliyeleri icra memurluğundan istenir.
Geçici Madde 4 - (15/1/1985 - 3151/1 md. ile gelen geçici md. hükmü olup
madde numarası teselsül ettirilmiştir.)
Belediyeler ve özel İdareler ile Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü adına ka-
yıtlı veya bunların kamu kuruluşları veya kamu yararına çalışan derneklerle
müştereken sahip bulundukları gayrimenkullere (vasiyet edilenler dahil) ilişkin
kira sözleşmeleri bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay sonra sona
erer.
Bu süre içinde yukarıdaki kurumlar ve bunların kira işlerini yürüten işti-
raklerince rayiç ve emsal bedele uygun olarak yeni kira bedeli ve şartlar tes-
pit edilerek kiracıya tebliğ edilir. Eski kiracının birinci fıkrada belirtilen
altı ayı takip eden 30 gün içinde yeni kira bedeli ve şartlar üzerinde kira
mukavelesi yapmaya hakkı vardır.
Teklif edilen yeni bedele ve şartlara kiracılarca sulh hukuk mahkemeleri
nezdinde itiraz olunabilir. Otuz günlük süre içinde itiraz ve rüçhan hakkını
kullanmayan ve gayrimenkulü tahliye etmeyenlerin tahliyeleri icra memurluğundan
istenir.
İtiraz süresi içinde, belirlenen kira bedeline karşı sulh hukuk mahkemesine
itiraz vaki olduğunda kiracı, dava sonuna kadar kurum ve kuruluşlarca tesbit
edilen kirayı aylık olarak öder ve tahliye edilemez. Sulh hukuk mahkemesince
rayiç ve emsale uygun olarak kira bedeli tesbit olunur. Mahkeme kararına göre
kiracı lehine fark olduğu takdirde bu miktar ileriki aylık kiralara mahsup
edilir.
Görülecek davalarda ilk ve eski kiranın toptan eşya fiyatlarındaki artış
yüzdeleri bu tespitlerde nazara alınmaz. Mahkeme tespitte bilirkişi olarak res-
mi dairelerce bildirilen teknik elemanlardan, Ticaret Odası temsilcisinden ve
bir de hukukçudan olmak üzere üç kişilik heyeti resen seçer.
Mahkeme kararının kesinleşmesinden başlayarak otuz gün içinde mahkemece
tesbit edilen kira bedeline göre kiracının yeni kira sözleşmesi yapmaya hakkı
vardır. Bu süre içinde sözleşmeyi yapmayan ve biriken kira farklarını ödemeyen
kiracının tahliyesi icra memurluğundan istenir.
Bu davalar ivedilikle görülür.
*
Geçici Madde 5 - (Ek: 1/12/1993-3917/7 md.) Sosyal Sigortalar Kurumu ile
Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumunun
sahibi veya ortağı bulunduğu gayrimenkuller için 1.1.1993 tarihinden önce
22.4.1926 tarih ve 818 sayılı Borçlar Kanunu ile 18.5.1955 tarih ve 6570 sayılı
Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna göre yapılmış olan kira sözleşmeleri,
sözleşmelerin bitim tarihinden itibaren üç ay sonra, işletme hakkının devrine
ilişkin sözleşmeler ise bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay sonra
sona erer.
Kurumlarca, bu süre içinde rayiç bedel veya emsal bedele uygun olarak yeni
kira bedeli ve şartları tespit edilerek kiracıya tebliğ olunur. Eski kiracının,
birinci fıkrada belirtilen üç ayı takip eden (30) gün içinde yeni kira bedeli
ve şartları üzerinden 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hüküm-
lerine göre kira sözleşmesi yapmaya veya teklif edilen yeni kira bedeline sulh
hukuk mahkemeleri nezdinde itiraz etmeye hakkı vardır. 30 günlük süre içinde
itiraz ve rüçhan hakkını kullanmayan ve gayrimenkulü tahliye etmeyen kiracıların
tahliyesi ilgili icra memurluğunca sağlanır.
Belirlenen kira bedeline karşı süresi içinde dava açılması halinde, dava
sonucuna kadar Kurumlarca tespit edilen yeni kira bedeli üzerinden ödeme yapı-
lır. Dava sonucunda belirlenen kira bedeline göre; kiracı lehine doğacak farklar
takip eden aylara ait kira bedelinden mahsup edilir.
Kira bedellerinin tespitine ilişkin davalarda, toptan eşya fiyatlarındaki
artış yüzdeleri dikkate alınmaz.
Mahkeme kararının kesinleşmesinden başlayarak otuz gün içinde, mahkemece
tespit edilen kira bedeline göre kiracının 22.4.1926 tarih ve 818 sayılı Borç-
lar Kanunu ile 18.5.1955 tarih ve 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında
Kanuna göre yeni kira sözleşmesi yapmaya hakkı vardır. Bu süre içinde sözleşme
yapmayan ve varsa birikmiş kira farklarını ödemeyen kiracının tahliyesi ilgili
İcra Memurluğundan talep edilir.
Bu şekilde tespit edilen yeni kira bedelleri, yılda bir defa Devlet İsta-
tistik Enstitüsü tüketici fiyat endeksindeki artış oranından az olmamak üzere
rayiç veya emsal değere yükseltilir.
Birinci fıkrada belirtilen kurumların kamu kuruluşlarına kiralanmış bulunan
gayrimenkulleri hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır.
Geçici Madde 6 - (Ek: 23/1/1998 - 4331/2 md.)
Vakıflar Genel Müdürlüğünün mazbut ve mülhak, vakıflara ait gayrimenkullere
ilişkin kira sözleşmeleri bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren üç ay sonra
sona erer.
Bu süre içinde Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mütevellilerince rayiç veya emsal
bedellere uygun olarak yeni kira bedeli ve şartları tespit edilerek kiracıya
tebliğ olunur, aynı zamanda bu bedel üzerinden gayrimenkulü kiralamak isteyen
üçüncü şahıslara uygun biçim ve yöntemlerle şartlar duyurulur.
İkinci fıkradaki şartları kabul eden ya da daha fazla bedel teklif eden
üçüncü şahısların varlığı halinde eski kiracıların en yüksek bedel üzerinden
birinci fıkrada belirtilen üç ayı takip eden otuz gün içinde yeni kira sözleş-
mesi yapmaya öncelikle hakları vardır.
Otuz günlük süre içinde kira sözleşmesi imzalayan ve gayrimenkulü de tahliye
etmeyen kiracının tahliyesi, bu sürenin bitiminden sonra Vakıflar Genel Müdürlü-
ğünün başvurusu üzerine başkaca tebligata gerek görülmeden mahalli mülki amir-
lerinin kararı ile bir hafta içinde boşalttırılır. İdare ve yargı organlarına
yapılacak başvurular, bu kararların yerine getirilmesini durdurmaz.
Belirtilen kira bedeline karşı süresi içinde dava açılması halinde, verilen
karar kesinleşinceye kadar Vakıflar Genel Müdürlüğünce tespit edilen yeni kira
bedeli üzerinden ödeme yapılır. Dava sonucuna göre belirlenen kira bedeline göre
kiracı lehine doğacak farklar, takip eden aylara ait kira bedellerinden mahsup
edilir.
Kira bedellerinin tespitine ilişkin davalarda ilk ve eski kiranın toptan
eşya fiyatlarındaki artış yüzdeleri nazara alınmaz.
Mahkeme kararının kesinleşmesinden başlayarak otuz gün içinde mahkemece
tespit edilen kira bedeli üzerinden kiracının yeni kira sözleşmesi yapmaya hakkı
vardır.
Bu süre içinde sözleşme yapmayan ve varsa birikmiş kira farklarını ödemeyen
kiracının tahliyesi ilgili İcra Müdürlüğünden talep edilir.
Yeni sözleşme ile akdolunan kira bedelleri, müteakip kira dönemlerinde geçen
yılın aynı ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen 12 aylık Toptan
Eşya Fiyat Endekslerinden az olmamak üzere, rayiç veya emsal değer dikkate alı-
narak yükseltilir.
Madde 17 - Milli Korunma Kanununun 30 uncu maddesi ile 56 ncı maddesinin
VII nci bendi ve bu maddeleri tadil veya ilga eden kanunlar yürürlükten kaldı-
rılmıştır.
Madde 18 - Bu kanun 1/6/1955 tarihinden itibaren mer'idir.
Madde 19 - Bu kanunu icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur.
18/5/1955 TARİHLİ VE 6570 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN
GEÇİCİ MADDELER:
1 - 9/1/1956 tarihli ve 6634 sayılı Kanunun geçici maddesi:
Geçici Madde - 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları hakkındaki Kanunun muvakkat
1 inci maddesinin Ç fıkrasına müsteniden açılmış olup da halen derdest bulunan
davalar reddolunur. Bu husustaki ilamlar icra dairelerince infaz olunmıyarak
dosyaları muameleden kaldırılır.
Davaların reddi ve icra dosyalarının muameleden kaldırılmasından dolayı harc
ve resim alınmaz ve evvelce alınmış olan peşin harc ve resimler alakalılara iade
olunur.
2 - 30/5/1984 tarihli ve 3012 sayılı Kanunun geçici maddesi:
Geçici Madde - 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna 2912
sayılı Kanunla Eklenen Geçici Maddenin İkinci Fıkrasına göre yeni kira söz-
leşmesi yapmayanlardan gayrimenkulleri henüz tahliye etmeyenlerce bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde kiralayan kurum tarafından
belirlenen kira bedellerine karşı sulh hukuk mahkemesine itiraz vaki olduğunda
dava sonuna kadar kiracı, kurum ve kuruluşlarca tespit edilen kirayı aylık ola-
rak öder ve tahliye edilemez. Sulh hukuk mahkemesince rayiç ve emsale uygun
olarak kira bedeli tespit olunur. Tespit edilen kira bedeli 1 Mayıs 1984 tari-
hinden itibaren geçerli olup, karar ile kiracı lehine fark olduğu takdirde bu
miktar ileriki aylık kiralara mahsup edilir.
Görülecek davalarda ilk ve eski kiranın toptan eşya fiyatlarındaki artış
yüzdeleri bu tespitlerde nazara alınmaz. Mahkeme tespitte bilirkişi olarak resmi
dairelerce bildirilen teknik elemanlardan, ticaret odası temsilcisinden ve bir
de hukukçudan olmak üzere üç kişilik heyeti resen seçer.
Mahkeme kararının kesinleşmesinden başlayarak otuz gün içinde mahkemece
tespit edilen kira bedeline göre kiracının yeni kira sözleşmesi yapmaya hakkı
vardır. Bu süre içinde sözleşmeyi yapmayan ve biriken kira farklarını ödemeyen
kiracının tahliyesi icra memurluğundan istenir.
Kurumlar tarafından yapılan tebligat üzerine kurumca tespit edilen kira
bedeline uygun olarak kira sözleşmesi yapılmış olması yukarıdaki fıkrada açık-
lanan itiraz hakkının kullanılmasına engel teşkil etmez. Bu takdirde mahkeme
kararının kesinleşmesi ile tespit edilen kira mukavele tarihinden geçerli olur.
Bu davalar diğer davalara nazaran öncelikle görülür.
6570 SAYILI KANUNDA EK VE DEĞİŞİKLİK YAPAN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜKTEN KALDIRDIĞI KANUN VE HÜKÜMLERİ GÖSTERİR LİSTE Yürürlükten Kaldıran Mevzuatın
Yürürlükten Kaldırılan ------------------------------
Kanun veya Kanun Hükümleri Tarihi Sayısı Maddesi
18/5/1955 tarih ve 6570 Sayılı Kanunun
10 uncu maddesi 8/5/1973 1711 3
6570 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
6634 --- 14/1/1956
6767 --- 11/7/1956
7023 --- 25/6/1967
1711 --- 6/6/1973
2912 --- 1/11/1983
3012 --- 7/6/1984
3151 --- 1/2/1985
3917 --- 8/12/1993
4331 --- 23/1/1998
İmar Kanunu
Kanun Numarası : 3194
Kabul Tarihi : 3/5/1985
Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: 9/5/1985 Sayı: 18749
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 24 Sayfa: 378
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Amaç:
Madde 1 - Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.
Kapsam:
Madde 2 - Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabidir.
Genel esas:
Madde 3 - Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.
İstisnalar:
Madde 4 - 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat, eğitim ve savunma amaçlı yapılar için, bu Kanun hükümlerinden hangisinin ne şekilde uygulanacağı Milli Savunma Bakanlığı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.
Tanımlar:
Madde 5 - Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda tanımlanmıştır.
Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.
Uygulama İmar Planı;tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.
Yerleşme Alanı; imar planı sınırı içindeki yerleşik ve gelişme alanlarının tümüdür.
İmar Adası; imar planındaki esaslara göre meydana gelen adadır.
İmar Parseli; İmar adaları içerisindeki kadastro parsellerinin İmar Kanunu, İmar Planı ve yönetmelik esaslarına göre düzenlenmiş şeklidir.
Kadastro Adası; kadastro yapıldığı zaman var olan adadır.
Kadastro Parseli; kadastro yapıldığı zaman kadastro adaları içinde bulunan mülkiyeti tescilli parseldir.
Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.
Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır.
İlgili idare; belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, dışında valiliktir.
Bakanlık; Bayındırlık ve İskan Bakanlığıdır.
Mücavir Alan; imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlardır.
Çevre düzeni planı;
Ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen plandır.
(Ek:26/4/1989-3542/1 md.) Fen adamları; yapı, elektrik tesisatı, sıhhi tesisat ve ısıtma, makine, harita-kadastro ve benzeri alanlarda mesleki ve teknik öğrenim veren en az lise dengi okullardan mezun olmuş veya lise mezunu olup, bir öğretim yılı süreyle bakanlıkların açmış olduğu kursları başarıyla tamamlamış olanlar ile 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanununa göre ustalık belgesine sahip olan elemanlardır.
Ayrıca, bu Kanunda adı geçen diğer tanımlar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte tarif edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
İmar Planları ile İlgili Esaslar
Planlama kademeleri:
Madde 6 - Planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından; "Bölge Planları" ve "İmar Planları", imar planları ise, "Nazım İmar Planları" ve "Uygulama İmar Planları" olarak hazırlanır. Uygulama imar planları, gerektiğinde etaplar halinde de yapılabilir.
Halihazır harita ve imar planları:
Madde 7 - Halihazır harita ve imar planlarının yapılmasında aşağıda belirtilen hususlara uyulur.
a) Halihazır haritası bulunmayan yerleşim yerlerinin halihazır haritaları belediyeler veya valiliklerce yapılır veya yaptırılır. Bu haritaların tasdik mercii belediyeler ve valilikler olup tasdikli bir nüshası Bakanlığa, diğer bir nüshası da ilgili tapu dairesine gönderilir.
b) Son nüfus sayımında, nüfusu 10.000'i aşan yerleşmelerin imar planlarının yaptırılmaları mecburidir.
Son nüfus sayımında nüfus 10.000'i aşmayan yerleşmelerde, imar planı yapılmasının gerekli olup olmadığına belediye meclisi karar verir. Mevcut imar planları yürürlüktedir.
c) Mevcut planların yerleşmiş nüfusa yetersiz olması durumunda veya yeni yerleşme alanlarının acilen kullanmaya açılmasını temin için; belediyeler veya valiliklerce yapılacak mevzi imar planlarına veya imar planı olmayan yerlerde
Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelik esaslarına göre uygulama yapılır.
Haritaların alınmasına veya imar planlarının tatbikatına memur edilen vazifeliler, vazifelerini yaparlarken 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanununun 7 nci maddesindeki selahiyeti haizdirler.
Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması:
Madde 8 - Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.
İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir.
İmar planlarında Bakanlığın yetkisi:
Madde 9 - Bakanlık gerekli görülen hallerde, kamu yapıları ile ilgili imar planı ve değişikliklerinin, umumi hayata müessir afetler dolayısıyla veya toplu konut uygulaması veya Gecekondu Kanununun uygulanması amacıyla yapılması gereken planların ve plan değişikliklerinin, birden fazla belediyeyi ilgilendiren metropoliten imar planlarının veya içerisinden veya civarından demiryolu veya karayolu geçen, hava meydanı bulunan veya havayolu veya denizyolu bağlantısı bulunan yerlerdeki imar ve yerleşme planlarının tamamını veya bir kısmını, ilgili belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkilidir.
(Ek:24/11/1994 - 4046/41 md.) Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak Çevre İmar bütünlüğünü bozmayacak (ek ibare: 3/4/1997 - 4232/4 md.) imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. (Ek ibare: 3/4/1997 - 4232/4 md.) ilgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir.
Bir kamu hizmetinin görülmesi maksadı ile resmi bina ve tesisler için imar planlarında yer ayrılması veya bu amaçla değişiklik yapılması gerektiği takdirde, Bakanlık, valilik kanalı ile ilgili belediyeye talimat verebilir veya gerekirse imar planının resmi bina ve tesislerle ilgili kısmını re'sen yapar ve onaylar.
Bakanlık birden fazla belediyeyi ilgilendiren imar planlarının hazırlanmasında, kabul ve onaylanması safhasında ortaya çıkabilecek ihtilafları halleder, gerektiğinde re'sen onaylar.
(Ek fıkra : 20/6/1987 - 3394/7 md.; İptal : Ana.Mah.26/9/1991 tarih ve E. 1990/38, K. 1991/32 sayılı Kararı ile.)
Kesinleşen planlar ilgili belediyelere ve valiliklere tebliğ edilir. Bu planların uygulanması mecburidir.
Re'sen yapılan planlardaki değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.
İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali:
Madde 10 - Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.
Kamuya ait gayrimenkuller:
Madde 11 - İmar planlarında; meydan, yol, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait gayrimenkuller ile askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerler hariç Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsalar belediye veya valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye; belediye ve mücavir alan hudutları dışında özel idareye bedelsiz terk edilir ve tapu kaydı terkin edilir. Ancak, bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde, arsası hariç yalnız binanın halihazır kıymeti için takdir edilecek bedel ödenir. Bedeli ve ödeme şekli taraflarca tespit olunur.
Bu suretle maledilen arazi ve arsalar belediye veya özel idare tarafından satılamaz ve başka bir maksat için kullanılamaz. Bu hususta tapu kütüğünün beyanlar hanesine gerekli şerh konur.
Bu yerlerin kullanılış şekli, yeni bir imar planıyla değiştirilip özel mülkiyete konu olabilecek hale getirildiği takdirde, bu yerler devir alınan idareye belediye veya özel idarece aynı usulle iade edilir. Buna aykırı davranışı sabit olan ilgililer şahsen sorumludur. Bu terkinler hiçbir şekilde resim, harç ve vergiye tabi değildir.
(Değişik: 25/2/1998 - 4342/35 md.) Hazırlanan imar planı sınırları içindeki kadastral yollar ile meydanlar, imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybederek, onaylanmış imar planı kararı ile getirilen kullanma amacına konu ve tabi olurlar.
Cephe hattı:
Madde 12 - İmar planlarında gösterilen cephe hattından önde bina yapılamaz. Herhangi bir arsanın cephe hattının gerisinde kalan kısmı, plan ve yönetmelik esaslarına uygun bina inşaatına yetmiyorsa, beş yıllık imar programı içinde olup olmadığına göre, 10 uncu maddede belirtilen müddetler içerisinde 18 inci madde hükümleri tatbik edilmediği veya başka bir şekilde halline imkan bulunmadığı takdirde mal sahibinin yazılı müracaatı üzerine, bu arsanın tamamı ilgili idarelerce kamulaştırılır.
İmar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler:
Madde 13 - Resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılan alanlarda inşaata ve mevcut bina varsa esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmez. Ancak imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şekli devam eder.
İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir. Birinci fıkrada yazılı yerlerin kamulaştırma yapılmadan önce plan değişikliği ile kamulaştırmayı gerektirmeyen bir maksada ayrılması halinde ise durdurma tarihinden itibaren geçen sürenin emlak vergisini mal sahibi öder.
Ancak, parsel sahibi imar planlarının tasdik tarihinden itibaren beş yıl sonra müracaat ettiğinde imar planlarında meydana gelen değişikliklerden ve civarın özelliklerinden dolayı okul, cami ve otopark sahası ve benzeri umumi hizmetlere ayrılan alanlardan ilgili kamu kuruluşunca yapımından vazgeçildiğine dair görüş alındığı takdirde, tüm belirli çevredeki nüfus, yoğunluk ve donatım dengesini yeniden irdeleyerek hazırlanacak yeni imar planına göre inşaat yapılır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan imar planlarında, bahsedilen beş yıllık süre bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren geçerlidir.
Onaylanmış imar planlarında, birinci fıkrada yazılı yerlerdeki arsa ve arazilerin, bu Kanunda öngörülen düzenleme ortaklık payı oranı üzerindeki miktarlarının mal sahiplerince ilgili idarelere bedelsiz olarak terk edilmesi halinde bu terk işlemlerinden ayrıca emlak alım ve satım vergisi alınmaz.
İrtifak hakları:
Madde 14 - Belediye veya valilikler, imar planlarının uygulanması sırasında, bir gayrimenkulün tamamını kamulaştırmadan o yerin muayyen saha, yükseklikte ve derinliğindeki kısmı üzerinde kamu yararı amacıyla irtifak hakkı tesis edebilir.
Belediyeler veya valilikler, mümkün olan yer ve hallerde mal sahibinin muvafakatiyle, bedelsiz irtifak hakkı verme karşılığında, bedelsiz irtifak hakkı tesis edebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İfraz ve Tevhid İşleri
İfraz ve tevhid:
Madde 15 - İmar planlarına göre yol, meydan, yeşil saha, park ve otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan gayrimenkullerin bu kısımlarının ifrazına veya tevhidine izin verilmez.
İmar parselasyon planı tamamlanmış olan yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin bu planlara uygun olması şarttır.
İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir.
İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez.
Tescil ve şüyuun izalesi:
Madde 16 - Belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re'sen veya müracaat üzerine tevhid veya ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkini, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygunluğu belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanır.
Onaylama işlemi, müracaatın belediyelere veya valiliklere intikalinden itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandırılır ve tescil veya terkini için 15 gün içinde tapuya bildirilir.
Tapu dairesi, tescil veya terkin işlemini bir ay içinde sonuçlandırmak zorundadır.
Bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan gayrimenkullerin sahipleri ilgili idarenin tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde aralarında anlaşamadıkları veya şüyuun izalesi için, mahkemeye müracaat edilmediği takdirde ilgili idare hissedarmış gibi, şüyuun izalesi davası açabilir.
Tarafların rızası veya mahkeme kararı ile şüyuun izalesi ve arazi taksimi de yukarıdaki hükümlere tabidir.
Kamulaştırmadan arta kalan kısımlar:
Madde 17 - Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şüyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder.
Bunlardan müstakil inşaata elverişli olanları, kamu yararı için, belediye veya valilikçe yeri alınan şahısların muvafakatları halinde istihkaklarına karşılık olarak bedel takdiri ve icabında denklik temini suretiyle değiştirmeye belediye ve valilik yetkilidir.
Ayrıca belediye veya valilikler ile şüyulu olan müstakil inşaat yapmaya müsait bulunan imar parsellerinde, belediye veya valilikler, hisselerini parselin diğer hissedarlarına bedel takdiri suretiyle satmaya, ilgililer satın almaktan imtina ederse, şüyuun izalesi suretiyle sattırmaya yetkilidir.
Bu maddeye göre bedel takdirleri ve bu bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılır.
Arazi ve arsa düzenlemesi:
Madde 18 - İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı"olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde otuzbeşini geçemez.
Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, cami ve karakol gibi umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarda kullanılamaz.
Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır.
Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.
Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmez.
Bu düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenleme ortaklık payı alınanlarından, bu düzenleme sebebiyle ayrıca değerlendirme resmi alınmaz.
Üzerinde bina bulunan hisseli parsellerde, şüyulanma sadece zemine ait olup, şüyuun giderilmesinde bina bedeli ayrıca dikkate alınır.
Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmaya bir yapı, ancak bir imar parseli içinde bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat hükümlerine göre muhafazası mümkün görülemeyen yapılar ise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur.
Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan yapılar, belediye veya valilikçe kamulaştırılmadıkça yıktırılamaz.
Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgili parsel sahiplerinin muvafakatları olmadığı veya plan ve mevzuat hükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde, küçük ölçüdeki zaruri tamirler dışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izni verilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu madde hükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imar planı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakil inşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göre inşaat ruhsatı verilebilir.
Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler.
Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz.
Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili:
Madde 19 - İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve
mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır.
Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın, sicilleri planlara göre re'sen tanzim ve tesis ederler.
Bir parsel üzerinde birden fazla bina ve tesislerin yapımı gerektiğinde
(Kooperatif evleri, siteler, toplu konut inşatı gibi) imar parselasyon planları ifraza gerek kalmadan bu ihtiyacı karşılayacak şekilde düzenlenir veya değiştirilir ve burada, talep halinde, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Yapı ve Yapı ile İlgili Esaslar
Yapı:
Madde 20 -
a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde,
b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile,
İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir.
Yapı ruhsatiyesi:
Madde 21 - Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.
Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz.
Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve
tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir.
Belediyeler veya valilikler mahallin ve çevrenin özelliklerine göre yapılar arasında uyum sağlamak, güzel bir görünüm elde etmek amacıyla dış cephe boya ve kaplamaları ile çatının malzemesini ve rengini tayin etmeye yetkilidir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olan yapılar da bu hükme tabidir.
Ruhsat alma şartları:
Madde 22 - Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik (....)1 bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir.
Belediyeler veya valiliklerce (....) ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.
Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.
Geliştirme alanlarında yapı ruhsatı:
Madde 23 - İskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun, yapı izni verilebilmesi için;
a) Bu sahaların imar planı esaslarına ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak parselasyon planlarının belediye encümeni veya il idare kurulunca tasdik edilmiş bulunması,
b) Plana ve bulunduğu bölgenin şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısının yapılmış olması,
şarttır.
Ancak, bunlardan parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptıranlara veya parselleri hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelini % 25 peşin ödeyip geri kalan % 75 ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verilir. Kanalizasyon tesisinin yapı bitirilip kullanılmaya başlanacağı tarihe kadar yapılmaması halinde, fosseptik veya benzeri geçici bir tesis yaptırılması yoluna gidilir. Bu yapılmadığı takdirde yapıya kullanma izni verilemez. Ana tesis yapıldığında yapı sahibi veya sahipleri lağım ayaklarını bu tesise bağlamaya mecburdurlar.
Toplu mesken alanlarında, ilgili şahıs veya kurumlarca ilgili idarenin izni ile bütünü inşa ve ikmal edilen teknik altyapının iki tarafındaki diğer parsellerin sahiplerinden, kendi parsellerine isabet eden bedel alınmadıkça, kendilerine yapı ruhsatı verilmez.
Toplu mesken alanlarında altyapı tesisleri belediyelerce onaylı projesine
göre ilgili şahıs veya kurumlarınca yapılmışsa belediyece altyapı hizmetleri nedeniyle hiçbir bedel alınmaz.
Alınan bu paralar teknik altyapıyı yaptıranlara veya bu meblağı önceden ilgili idareye ödeyenlere aynen geri verilir.
Şu kadar ki, bir yolun iki tarafındaki parsel sahipleri bahis konusu yol bedellerini ve bir kanalizasyon şebekesinden istifade eden veya etmesi gereken parsel sahipleri teknik altyapı bedellerini ilgili idareye vermedikçe ilgili idarenin bu tesisleri inşa ve ikmali mecburiyeti yoktur.
Mevcut binalarda esaslı değişiklikler ve ilaveler yapılması da bu madde hükümlerine bağlı olmakla beraber, bunların tamirleri için yukarıdaki şartlar aranmaz.
Bu maddenin tatbikinde 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri tatbik olunur. Tatbikatla ilgili diğer hususlar imar yönetmeliğinde belirtilir.
İmar planları ilke kararları ile yoğunluk ve yapı düzeninde düzeltme ve yenileme getirilen yerleşik alanlardaki uygulamada mevcut şehirsel teknik ve sosyal altyapının tevsii ya da yenilenmesi gereken durumlarda, şehirsel hizmetlerin yerine getirilmesi ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen katılma payları bu hizmetlerden yararlanacak arsa, yapı ya da bina sahiplerinden usulünce alınır.
İmar planlarında meskün saha olarak belirtilen yerlerde ise, gayrimenkul sahiplerince pis su mecralarının, yapının bulunduğu sokaktaki lağım şebekesine veya varsa umumi fosseptiğe bağlanması, lağım şebekesi veya umumi fosseptik olmayan yerlerde mahalli ihtiyaç ve vesaite göre ilgili idarece verilecek esaslar dahilinde gayrimenkulün içinde, lüzumlu tesisatın yapılması mecburidir. Bu bağlantılar mal sahibi tarafından ilgili idarece yapılacak tebligatla verilecek müddet zarfında yaptırılmadığı takdirde ilgili idare tarafından yıktırılır.
Yeminli serbest mimarlık ve mühendislik bürolarının kuruluşu, yetki alanları ve sorumlulukları:
Madde 24 - (İptal:Ana. Mah. 11/12/1986 tarih ve E. 1985/11, K. 1986/29 sayılı kararı ile.)
Yeminli serbest mimarlık ve mühendislik bürolarının sınıflandırılması:
Madde 25 - (İptal: Ana. Mah. 11/12/1986 tarih ve E. 1985/11, K. 1986/29 sayılı Kararı ile.)
Kamuya ait yapı ve tesisler ile sanayi tesislerinde ruhsat:
Madde 26 - Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak veya yaptırılacak yapılara, imar planlarında o maksada tahsis edilmiş olmak, plan ve mevzuata aykırı olmamak üzere mimari, statik, tesisat ve her türlü fenni mesuliyeti bu kamu kurum ve kuruluşlarınca üstlenilmesi ve mülkiyetin belgelenmesi kaydıyla avan projeye göre ruhsat verilir.
Devletin güvenlik ve emniyeti ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekat ve savunması bakımından gizlilik arz eden yapılara; belediyeden alınan imar durumuna, kat nizamı, cephe hattı, inşaat derinliği ve toplam inşaat metrekaresine uyularak projelerinin kurumlarınca tasdik edildiği, statik ve tesisat sorumluluğunun kurumlarına ait olduğunun ilgili belediyesine veya valiliklere yazı ile bildirdiği takdirde, 22 nci maddede sayılan belgeler aranmadan yapı ruhsatı verilir.
(Üçüncü fıkra iptal: Ana. Mah. 11/12/1986 tarih ve E. 1985/11, K. 1986/29 sayılı Kararı ile.)
Ruhsata tabi olmayan yapılar ve uyacakları esaslar:
Madde 27 - (Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralar iptal: Ana. Mah. 11/12/1986 tarih ve E. 1985/11 K. 1986/29 sayılı Kararı ile.)
Belediye ve mücavir alanlar dışında köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanların köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yaptıracağı konut, hayvancılık veya tarımsal amaçlı yapılar için inşaat ve iskan ruhsatı aranmaz. Ancak yapının fen ve sağlık kurallarına uygun olması ve muhtarlıktan izin alınması gerekir.
Fenni mesuller ve mesuliyetleri ile müteahhit sicilleri:
Madde 28 - Yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensupları yapıyı ruhsat ve eklerine uygun olarak yaptırmaya, ruhsat ve eklerine aykırı yapılması halinde durumu üç iş günü içinde ruhsatı veren belediyeye veya valiliklere (...........) bildirmeye mecburdurlar. Bu ihbar üzerine 32 nci maddeye göre işlem yapılır.
Yapının nev'ine, ehemmiyetine ve büyüklük derecesine göre proje ve eklerinin tanziminin ve inşaatın kontrolünün 38 inci maddede belirtilen meslek mensuplarına yaptırılması mecburidir.
Yapının, fenni mesuliyetini üzerine almış olan meslek mensubu, bu vazifeden çekildiği takdirde, tatil günleri hariç, üç gün içinde, mucip sebepleriyle birlikte keyfiyeti yazılı olarak ilgili idareye bildirmekle mükelleftir, aksi takdirde kanuni mesuliyetten kurtulamaz.
Fenni mesulün herhangi bir sebeple istifası halinde istifa tarihinden önce yapılan işlerde sorumluluğu devam eder.
Fenni mesuliyeti üzerine alanın istifa veya ölümü halinde başka bir meslek mensubu fenni mesuliyeti deruhte etmedikçe yapının devamına müsaade edilmez.
Belediye ve mücavir alan sınırları içinde özel inşaat yapan müteahhitlerin sicilleri belediyelerce, bu hudutlar dışında özel inşaat yapanların sicilleri de valiliklerce tutulur.
Ruhsat müddeti:
Madde 29 - Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir. Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır.
Ruhsat yenilenmesi ve plan tadili sırasında ayrıca harç alınmaz. Ancak inşaat sahasında artış, bağımsız bölümlerin brüt alanında veya niteliğinde değişme olması halinde yeniden hesaplanacak harçtan evvelce ödenen harç tutarı, tenzil edilir. Yeni durumda hesaplanan harç tutarında azalma olması halinde iade yapılmaz. Diğer kanunlardaki muafiyet hükümleri saklıdır.
Ruhsat ve eklerinin yapı yerinde bulundurulması mecburidir.
Yapı kullanma izni:
Madde 30 - Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (...) bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir.
Belediyeler, valilikler (...) mal sahiplerinin müracaatlarını en geç
otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır. (...)2
Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz.
Kullanma izni alınmamış yapılar:
Madde 31 - İnşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Ancak, kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir.
Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar:
Madde 32 - Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.
Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar:
Madde 33 - İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13 üncü maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir.
Bu gibi hallerde verilecek müddetin on yıl olması, yapı izni verilmezden önce belediye encümeni veya il idare kurulu kararının gün ve sayısının on yıllık müddet için muvakkat inşaat veya tesisat olduğunun, lüzumlu ölçü ve şartlarla birlikte tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık müddeti tapu kaydına şerh verildiği günden başlar.
Birinci fıkrada sözü geçen bir parselde, esasen kullanılabilen bir bina varsa bu parsele yeniden inşaat ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği gibi, birden fazla muvakkat yapıya izin verilen yerlerde dahi bu yapıların ölçüleri toplamı yönetmelikte gösterilen miktarları geçemez. Bu maddenin tatbikinde kadastral parsel de bir imar parseli gibi kabul olunur.
Plan tatbik olunurken, muvakkat inşaat veya tesisler yıktırılırlar. On yıllık muvakkatlık müddeti dolduktan sonra veya on yıl dolmadan yıktırılması veya kamulaştırılması halinde muvakkat bina ve tesislerin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre takdir olunacak bedeli sahibine ödenir.
İnşaat, tamirat ve bahçe tanzimi ile ilgili tedbirler ve mükellefiyetler:
Madde 34 - İnşaat ve tamiratın devamı ve bahçelerin tanzim ve ağaçlandırılması sırasında yolun ve yaya kaldırımlarının, belediye veya valiliklere ve komşulara ait yerlerin işgal edilmemesi ve buralardaki yeraltı ve yerüstü tesislerinin tahrip olunmaması ve bunlara zarar verilmemesi, taşıt ve yayaların gidiş ve gelişinin zorlaştırılmaması, yapı, yol sınırına üç metre ve daha az mesafede yapıldığı takdirde her türlü tehlikeyi önleyecek şekilde yapı önünün tahta perde veya münasip malzeme ile kapatılması ve geceleri aydınlatılması, mecburidir.
Yapı, yol kenarına yapıldığı takdirde ilgili idarece takdir edilecek zaruri hallerde yaya kaldırımlarının bir kısmının işgaline yayalar için uygun geçiş sağlamak ve yukardaki tedbirler alınmak şartıyla müsaade olunabilir.
Bu gibi hallerde mülk sahibi veya inşaatı deruhte eden kişi veya kuruluşun sahipleri gelip geçenlere zarar vermeyecek ve tehlikeyi önleyecek tedbirleri alırlar.
Zemin katlarda, dükkan yapılmasına müsaade edilen yapılarda, yaya kaldırımı ile aynı seviyedeki ön bahçeleri yayaya açık bulundurulacak, yayaların can emniyetini tehlikeye düşürecek duvar ve manialar yapılamaz.
Bu gibi yerlerde ve parsel hudutlarına merdiven yapılması zaruri hallerde rıht yüksekliği 0,15 metreden fazla olamaz.
Bina ön cephe hattı ile yol arası ve tabii zeminin kazılması:
Madde 35 - Binaların zemin seviyesi altında kat kazanmak maksadıyla, bina cephe hattından yola kadar olan kısımda, zeminin kazılarak yaya kaldırımının seviyesinin altına düşürülmesine müsaade edilmez.
Her ne sebeple olursa olsun evvelce ön bahçeleri yaya kaldırımı seviyesinden 0.50 metreden daha aşağıda teşekkül etmiş bulunan binalarla bu gibi arsaların sahipleri, gelip geçenlerin emniyetini temin etmek üzere, yol kenarına yönetmelikle belirtilen veya civarın karakterine göre ilgili idarece tespit edilen şekilde bahçe duvarı veya parmaklık yapmaya ve gereken emniyet tedbirlerini almaya mecburdurlar.
Kapıcı daireleri ve sığınaklar:
Madde 36 - Kapıcı dairesi ve sığınak ayrılması mecburiyeti olan binalarda, bu dairelerin yönetmelikte belirtilen şart ve ölçüleri havi bulunması lazımdır.
Kapıcı daireleri anabina içinde olabileceği gibi, nizamlara, fen ve sağlık şartlarına aykırı yapılmamak, brüt 40 metrekareyi geçmemek şartı ile bahçenin herhangi bir yerinde veya müştemilat binaları içerisinde de tertiplenebilir.
Bekçi, bahçevan, kaloriferci gibi müstahdemin ikametine yer ayrılması halinde bu yerlerde de aynı şartlar aranır. 29 ve 30 uncu maddelerdeki hükümler bu maddede sözü geçen daireler hakkında da uygulanır.
Nerelerde ve hangi binalarda kapıcı dairesi ve sığınak ayrılması gerektiği imar yönetmeliklerinde gösterilir.
Otoparklar:
Madde 37 - İmar planlarının tanziminde planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile müstakbel ihtiyaçlar gözönünde tutularak lüzumlu otopark yerleri ayrılır.
Otopark ihtiyacı bulunan bina ve tesislere lüzumlu otopark yeri tefrik edilmedikçe yapı izni, otopark tesis edilmedikçe de kullanma izni verilmez.
Kullanma izni alındıktan sonra otopark yeri, plana ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak başka maksatlara tahsis edilemez. Bu fıkra hükmüne aykırı hareket edildiği takdirde ilgili idarece yapılacak tebligat üzerine en geç üç ay içerisinde bu aykırılık giderilir. Mülk sahibi tebligata rağmen müddeti içerisinde gerekli düzeltmeyi yapmaz ise, belediye encümeni veya il idare kurulu kararı ile bu hizmet ilgili idarece yapılır ve masrafı mal sahibinden tahsil edilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Halihazır haritaların, imar planlarının ve yapı projelerinin hazırlanması ve uygulanması:
Madde 38 - Halihazır harita ve imar planlarının hazırlanması ve bunların uygulanmasının fenni mesuliyetini; uzmanlık, çalışma konuları ve ilgili kanunlarına göre, mühendisler, mimarlar, şehir plancıları deruhte ederler.
(Değişik: 26/4/1989 - 3542/2 md.) Yapıların, mimari, statik ve hertürlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetleri, uzmanlık konularına ve ilgili kanunlarına göre mühendisler, mimarlar ile görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenecek olan fen adamları deruhte ederler.
Yıkılacak derecede tehlikeli yapılar:
Madde 39 - Bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapıların sahiplerine tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe on gün içinde tebligat yapılır. Yapı sahibinin bulunmaması halinde binanın içindekilere tebligat yapılır. Onlar da bulunmazsa tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir.
Tebligatı müteakip süresi içinde yapı sahibi tarafından tamir edilerek veya yıktırılarak tehlike ortadan kaldırılmazsa bu işler belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir.
Alakalının fakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya valilikçe bütçesinden karşılanır. Tehlike durumu o yapı ve civarının boşaltılmasını icabettiriyorsa mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir.
Kamunun selameti için alınması gereken tedbirler:
Madde 40 - Arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik veya trafik bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman tevlideden tesislerin hususi mecra, lağım, çukur, kuyu; mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhuruna meydan verilmemesi ilgililere tebliğ edilir.
Tebliğde belirtilen müddet içinde tebliğe riayet edilmediği takdirde belediye veya valilikçe mahzur giderilir; masrafı % 20 fazlasiyle arsa sahibinden alınır veya mahzur tevlit edenlerin faaliyeti durdurulur.
Arsaların yola bakan yüzleri:
Madde 41 - Belediyeler veya valiliklerce belirli yollar üzerinde mahzurlu bina bulunan veya binasız arsaların yola bakan yüzlerinin tayin edilen tarzda kapatılmasına karar vermeye selahiyetlidir. Bu takdirde gayrimenkulün sahipleri, belediye veya valilikçe verilen müddet içinde bu yerleri kapatmaya mecburdurlar. Bu mükellefiyete uyulmaması halinde belediye veya valilikçe gereği yapılarak masrafı arsa sahibinden tahsil edilir.
Ceza hükümleri:
Madde 42 - Ruhsat alınmadan veya ruhsat veya eklerine veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının yapı sahibine ve müteahhidine, istisnalar dışında özel parselasyon ile hisse karşılığı belirli bir yer satan ve alana 500 000 TL.' dan 25 000 000 liraya kadar para cezası verilir. Ayrıca fenni mesule bu cezaların 1/5'i uygulanır.
Birinci fıkrada belirtilen fiiller dışında bu Kanunun 28, 33, 34, 39 ve 40 ıncı maddeleri ile 36 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen mal sahibine, fenni mesule ve müteahhide 500 000 TL.'dan 10 000 000 liraya kadar para cezası verilir.
Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen fiillerin tekrarı halinde para cezaları bir katı artırılarak verilir.
Yukarıdaki fıkralarda gösterilen cezalar, ilgisine göre doğrudan doğruya belediyeler veya en büyük mülki amir tarafından verilir.
Bu cezalara karşı cezanın tebliğinden itibaren yedi gün içinde sulh ceza mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak sonuçlandırılır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
İlgili idarenin Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla sulh ceza mahkemesine başvurması üzerine, bu mahkemelerce ayrıca, yukarıdaki fıkralara göre ceza verilenfenni mesuller ve müteahhitler hakkında bir yıldan beş yıla kadar meslekten men cezasına da hükmolunur.
Bu husustaki mahkeme kararları ilgili idarelerce Bakanlığa ve meslek mensubunun bağlı olduğu meslek teşekkülüne bildirilir.
Bu maddeye göre belediyelerce verilen cezalar dolayısıyla tahsil olunan paralar belediye bütçesine irad kaydolunur.
Yürürlükten kaldırılan hükümler:
Madde 43 - a) 9/7/1956 tarih ve 6785 sayılı İmar Kanunu ve 1605 sayılı Kanun ile ek ve değişiklikleri,
b) 11 Ocak 1963 tarih ve 141 sayılı Bursa Merkez İlçesindeki Gedik ve Zeminlerin Tasfiyesine Dair Kanun,
c) 28/5/1928 tarih ve 1351 sayılı Kanun (menkul ve gayrimenkulleri, varsa iştirakleri, bütçesi, gelirler ve personelin özlük hakları ile birlikte Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanlığına bağlanır.)
d) 3/6/1937 tarih ve 3196 sayılı Kanun,
e) 18/1/1966 tarih ve 710 sayılı Kanun,
İle diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Yönetmelik:
Madde 44 -
I - a) Enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma ve benzeri hizmetlerle ilgili tesisler ve müştemilatından hangileri için ruhsat alınmayacağı,
b) İmar planlarında okul, cami, sağlık, spor, sosyal ve kültürel tesisler
ile kamu kuruluşlarının yapıları için ayrılacak yerler ve bu konu ile ilgili diğer hususlar,
c) Arazi ve arsa düzenlemesinin uygulanma şekil ve şartları,
d) Ruhsata tabi olmayan yapılarda uyulacak esaslar,
e) Müteahhit sicillerinin şekil ve şartları,
f) İmar planı yapımı ve değişiklikleriyle ilgili kriterlerin tespiti ve imarla ilgili diğer hususlar,
g) İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri,
h) (İptal: Ana. Mah. 11/12/1986 tarih ve E. 1985/11, K. 1986/29 sayılı Kararı ile.)
i) Yerleşme alanlarıyla ilgili genel esaslar,
j) Halihazır harita alımı ve imar planlarının yapımını yükümlenecek müellif ve müellif kuruluşların ehliyet durumlarının yeniden düzenlenmesine ait esaslar,
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
II - (Değişik: 26/4/1989 - 3542/3 md.) 38 inci maddede sayılan mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları dışında kalan fen adamlarının görev, yetki ve sorumlulukları, ilgili Bakanlıklar ile Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (T.M.M.O.B.) ve Yüksek Öğrenim Kurumunun görüşleri alınarak Bakanlık ve Milli Eğitim Bakanlığınca birlikte çıkarılacak yönetmelik ile tespit edilir.
III - Otopark ayrılması gereken bina ve tesisler ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte tespit edilir.
Otopark yapılmasını gerektiren bina ve tesislerin neler olduğu, otopark ihtiyacının miktar, ölçü ve diğer şartları ile bu ihtiyacın nasıl tespit olunup giderileceği ise, bu yönetmelikte belirtilir.
Mücavir alan:
Madde 45 - Mücavir alan sınırları belediye meclisi ve il idare kurulu kararına dayanarak vilayetlerce Bakanlığa gönderilir. Bakanlık bunları inceleyerek aynen veya değiştirerek tasdik etmeye veya değiştirilmek üzere iadeye yetkilidir
Mücavir alanın ilgili belediye sınırına bitişik olması gerekmez. Ayrıca, bu alanlar köyleri de ihtiva edebilir. Mücavir alandan çıkarılma da aynı usule tabidir. Bakanlık gerekli gördüğü hallerde mücavir alana alma ve çıkarma hususunda resen karar verebilir.
ALTINCI BÖLÜM
2960 Sayılı Boğaziçi Kanunu ile İlgili Hükümler
Madde 46 - Bu Kanunla 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 6 ncı maddesine göre kurulan organlar kaldırılmıştır. Bu kuruluşların görev ve sorumlulukları aşağıda belirtilen çerçeve dahilinde İstanbul Büyük Şehir ve ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yürütülür.
Şöyle ki: 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2 nci maddesinde belirlenen ve 22/7/1983 onay tarihli plana göre Boğaziçi alanında gösterilen "Boğaziçi Sahil Şeridi" ve "Öngörünüm" bölgelerindeki uygulamalar İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığınca, "gerigörünüm" ve "etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır.
Madde 47 - 48 - (Bu maddeler 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 3 üncü maddesinin "f" ve "g" bentleri ile 10 uncu maddesinin değiştirilmesi ile ilgili olup mezkür kanundaki yerlerine işlenmişlerdir.)
Ek Madde 1 - (Ek:30/5/1997 - KHK-572/1 md.)
Fiziksel çevrenin özürlüler için ulaşılabilir ve yaşanılabilir kılınması için, imar planları ile kentsel,sosyal,teknik altyapı alanlarında ve yapılarda, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uyulması zorunludur.
Ek Madde 2-(Ek:31/7/1998-4380/1 md.)
İmar planlarının tanziminde, planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile müstakbel ihtiyaçları gözönünde tutularak lüzumlu cami yerleri ayrılır.
İl, ilçe ve kasabalarda müftünün izni alınmak ve imar mevzuatına uygun olmak şartıyla cami yapılabilir.
Cami Yeri,imar mevzuatına aykırı olarak başka maksatlara tahsis edilemez.
YEDİNCİ BÖLÜM
Geçici Hükümler ve Yürürlük, Yürütme
Yapıların amacında kullanılması:
Geçici Madde 1 - Herhangi bir sahada bulunan ve 2981 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan yapılar bölgesinin teşekkül şartlarına, imar planı esaslarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. Bu gibi yapılar Kanunun yayımı tarihinden itibaren 3 ay içinde inşa ettirenlerce eski şekline getirilir. Aykırılık bu süre sonunda düzeltilmezse Belediye veya valilikçe yapılır veya yaptırılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir.
Başka amaçla kullanılan otopark yerleri:
Geçici Madde 2 - Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapı kullanma izni alınıp, ruhsat ve eklerine aykırı olarak başka maksatlara tahsis edilmiş ve 2981 sayılı Kanun kapsamına girmeyen otopark yerlerinden otopark yönetmeliğine göre otopark tahsisi gerekenleri hakkında 37 nci maddenin son fıkrasına göre işlem yapılır.
Önce verilen ruhsat ve izinler:
Geçici Madde 3 - Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce imar planı ve mevzuatına uygun olarak verilen ruhsat ve izinler geçerlidir.
Müşterek giriş:
Geçici Madde 4 - Kanunun yürürlüğe girmesinden önce tapuda müşterek giriş olarak tescil edilip fiilen kamu tarafından yol olarak kullanılan tapu kaydı yol olarak terkin edilmeyen gayrimenkullerin imar planında kamu hizmet ve tesislerine ayrılanları belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye encümeni dışında ise il idare kurulu kararı ile muvafakat aranmaksızın imar planındaki tahsis amacına uygun olarak tapuda terkin edilir.
Örfü belde, paftos:
Geçici Madde 5 - Belediye hudutları ve mücavir sahalar içinde veya dışında bulunan gedik ve zeminler (örfü belde-paftos) tamamen yıkılıp yok olarak (müntafi ve münhedim) varlıklarını kaybedip, kaybetmediklerine bakılmaksızın bu Kanun hükümlerine göre tasfiye olunurlar.
Tasfiyeye tabi tutulan taşınmaz mallardaki zemin hakları bedele çevrilmiştir.
Zemin hakkı bedeli, ait olduğu taşınmaz malın zemine ait son emlak vergi değerinin 1/5'idir. Bu şekilde belirlenecek zemin hakkı bedeli, tapu idaresince gedik sahibinin müracaatı halinde zemin hakkı sahibi adına emaneten milli bir bankaya yatırılır. Müracaat edilmediği takdirde zemin sahibi lehine kanuni ipotek tesis edilir.
Zemin hakkı bedelinin 1/4'ü peşin, bakiyesi en geç üç yıl içinde yıllık eşit taksitlerle ödenir ve bu bedele bankaca vadesiz mevduat faizi uygulanır. Peşin miktar ve taksitler 40 000 TL. dan az olamaz. Bu işlemlerden sonra tapu sicilinde gerekli terkin ve tashihler resen yapılır.
Bankaya emaneten yatırılan veya ipotekle temin edilen zemin hakkı bedeli üzerindeki iddialar genel hükümlere tabidir.
Geçici Madde 6 - 2981 sayılı Kanuna göre düzenlenmiş ve tasdik edilmiş olan ıslah imar planlarının uygulanmasında, inşaat ruhsatı verilmesine ilişkin şart ve şekilleri tespite, belediye ve mücavir alanlar içinde belediyeler, dışında valilikler yetkilidir.
Geçici Madde 7 - (Birinci fıkra iptal: Anayasa Mah. nin 11/12/1986 tarih ve E. 1985/11 K. 1986/29 sayılı Kararı ile.)
Boğaziçi alanında mevcut çekme katlar aynı gaberi içinde kalmak şartı ile tam kata iblağ edilir. Ancak teras kullanma hakkı daha önce tapuya tescil edilmemiş olan çatı katı malikleri emlak vergisi için beyan edilen daire bedelinin daire metrekaresine bölünerek bulunan bir metrekare değerinin kazanılan alan ile çarpımı sonucu bulunan değeri hisse nisbetlerine göre diğer kat maliklerine öder. Kendileri bulunmadıkları takdirde bu bedel isimlerine milli bir bankaya yatırılır.
Yönetmeliklerin çıkarılma süresi:
Geçici Madde 8 - Bu Kanunun uygulanmasını gösteren yönetmelikler Kanunun yayımından itibaren en geç 6 ay içinde çıkarılır.
Geçici Madde 9 - (Ek: 30/5/1997 - KHK-572/2 md.)
Bu Kanunun Ek 1 inci maddesinde öngörülen düzenlemelerin yapılmış ve yapılacak altyapı alanlarında ve yapılarda gerçekleştirilmesi için, imar yönetmelikleri ve kamu binaları ile ilgili mevzuatta 1/6/1998 tarihine kadar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından gerekli değişiklikler yapılır.
Yürürlük:
Madde 49 - Bu Kanunun 43/b, c, d, e; 46; 47 ve 48 inci maddeleri ile geçici 7 nci maddesi yayımı tarihinde; diğer maddeleri yayımını takiben 6 ay sonra yürürlüğe girer.
Yürütme:
Madde 50 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
3194 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Numarası : 634
Kabul Tarihi : 23/6/1965
Yayımlandiğı R. Gazete : Tarih: 2/7/1965 Sayı: 12038
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 4 Sayfa: 2932
1.Bölüm : Genel Hükümler
A) Kat Mülkiyeti ve Kat İrtifakı:
I-Genel kural:
Madde 1 - Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkan,mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, bu kanun hükümlerine göre, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir. Yapılmakta veya ileride yapılacak olan bir yapının,birinci fıkrada yazılı nitelikteki bölümleri üzerinde, yapı tamamlandıktan sonra geçilecek kat mülkiyetine esas olmak üzere, arsa maliki veya arsanın ortak malikleri tarafından, bu kanun hükümlerine göre irtifak hakları kurulabilir.
II - Tarifler:
Madde 2 - Bu kanuna göre :
a) Kat mülkiyetine konu olan gayrimenkulün bütününe (Ana gayrimenkul);yalnız esas yapı kısmına (Anayapı) ana gayrimenkulün ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olup, bu kanun hükümlerine göre bağımsız mülkiyete konu olan bölümlerine (Bağımsız bölüm); bir bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan yerlere (Eklenti); bağımsız bölümler üzerinde kurulan mülkiyet hakkına (Kat mülkiyeti) ve bu hakka sahip olanlara (Kat maliki);
b) Anagayrimenkulün bağımsız bölümleri dışında kalıp, korunma ve ortaklaşa kullanma veya faydalanmaya yarayan yerlerine (Ortak yerler); kat maliklerinin ortak malik sıfatiyle paydaşı bulundukları bu yerler üzerindeki faydalanma haklarına (Kullanma hakkı);
c) (Değişik: 13/4/1983 - 2814/1 md.) Bir arsa üzerinde ileride kat mülkiyetine konu olmak üzere yapılacak veya yapılmakta olan bir veya birden çok yapının bağımsız bölümleri için o arsanın maliki veya ortak malikleri tarafından bu Kanun hükümlerine göre kurulan irtifak hakkına (kat irtifakı); bu hakka sahip olanlara da (kat irtifak sahibi);
d) Arsanın, bu kanunda yazılı esasa göre bağımsız bölümlere tahsis edilen ortak mülkiyet paylarına (Arsa payı);
e) Kat mülkiyetinin veya irtifakının kurulmasına ait resmi senede (Sözleşme);
denir.
III - Kat mülkiyetinin ve kat irtifakının niteliği:
Madde 3 - Kat mülkiyeti, arsa payı ve anagayrimenkuldeki ortak yerlerle bağlantılı özel bir mülkiyettir.
(Değişik: 13/4/1983 - 2814/2 md.) Kat mülkiyeti, bu mülkiyete konu olan anayapının bağımsız bölümlerinden her birine kat irtifakının kurulduğu tarihteki, doğrudan doğruya kat mülkiyetine geçilmesi halinde ise, bu tarihteki değeri ile oranlı olarak tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulur. Arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleri ile oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibi, arsa paylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeye başvurabilir. Bağımsız bölümlerden her birine bu fıkra uyarınca tahsis edilen arsa payı, o bölümlerin değerinde sonradan meydana gelen çoğalma veya azalma sebebiyle değiştirilemez. 44 üncü madde hükmü saklıdır.
Kat irtifakı arsa payına bağlı bir irtifak çeşidi olup, yapı tamamlandıktan sonra arsanın malikinin veya kat irtifakına sahip ortak maliklerin veya bunlardan birinin tapu idaresine yapacağı yazılı bir istem üzerine, bu kanunda gösterilen şartlar uyarınca, kat mülkiyetine çevrilir.
IV - Ortak yerler:
Madde 4 - Ortak yerlerin konusu sözleşme ile belirtilebilir. Aşağıda yazılı yerler ve şeyler bu kanun gereğince her halde ortak yer sayılır.
a) Temeller ve ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, tavan ve tabanlar, avlular, genel giriş kapıları,antreler, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar ve buralardaki genel tuvalet ve lavabolar, kapıcı daire veya odaları, genel çamaşırlık ve çamaşır kurutma yerleri, genel kömürlük ve ortak garajlar, elektrik, su ve havagazı saatlerinin korunmasına mahsus olup bağımsız bölüm dışında bulunan yuvalar ve kapalı kısımlar, kalorifer daireleri, kuyu ve sarnıçlar, yapının genel su depoları, sığınaklar,
b) Her kat malikinin kendi bölümü dışındaki kanalizasyon tesisleri ve çöp kanalları ile kalorifer, su,havagazı ve elektrik tesisleri, telefon, radyo ve televizyon için ortak şebeke ve antenler sıcak ve soğuk hava tesisleri,
c) Çatılar, bacalar, genel dam terasları, yağmur olukları, yangın emniyet merdivenleri.
Yukarıda sayılanların dışında kalıp da, yine ortaklaşa kullanma, korunma veya,faydalanma için zaruri olan diğer yerler ve şeyler de (Ortak yer) konusuna girer.
B) Bağlantılar :
I - Bağımsız bölümlerle arsa payı arasındaki bağlantı:
Madde 5 - Kat mülkiyetinin başkasına devri veya miras yoluyla geçmesi halinde, ona bağlı arsa payı da birlikte geçer; arsa payı,kat mülkiyetinden veya kat irtifakından ayrı olarak devredilemeyeceği gibi, miras yoluyla de geçmez ve başka bir hakla kayıtlanamaz.
Anagayrımenkulde, kat mülkiyetine bağlanmamış veya lehine kat irtifakı kurulmamış arsa payı bırakılamaz.
Kat mülkiyetini kayıtlayan haklar, kendiliğinden arsa payını da kayıtlar.
Kat irtifakına konu olan arsa üzerinde bu hakla bağdaşması mümkün olmayan irtifaklar kurulamaz.
Anagayrimenkulde kat mülkiyetinin kurulmasından önce o gayrimenkulün kütükteki sayfasına tescil veya şerhedilmiş olan haklar kat mülkiyetini de, kaide olarak arsa payı oranında, kendiliğinden kayıtlar.
II- Bağımsız bölümlerle eklentiler ve ortak yerler arasındaki bağlantı:
Madde 6 - Bir bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan kömürlük, su deposu, garaj, elektrik, havagazı veya su saati yuvaları, tuvalet gibi eklentiler,ait olduğu bağımsız bölümün bütünleyici parça- sı sayılır ve o bölümün maliki, eklentilerin de tek başına maliki olur.
Eklentiler kat mülkiyeti kütüğünün (Beyanlar) hanesine kaydedilir ve bunlardan anayapının oturduğu zeminin dışında kalanlar kadastro planında veya tapu haritasında ayrıca gösterilir.
Bağımsız bölüm üzerinde kat mülkiyetiyle ve diğer kat maliklerinin haklarıyla bağdaşması mümkün olmayan irtifaklar kurulamaz.
Bağımsız bölümlerin başkasına devri, kayıtlanması veya kiralanması halinde, eklentiler ve ortak yerler de kendiliğinden devredilmiş, kayıtlanmış veya kiralanmış olur.
C) Ortaklığın (Şüyuun) giderilmesi ve öncelikle satınalma (Şüf'a) hakkı:
I - Ortaklığın giderilmesi:
Madde 7 - Kat mülkiyetine veya kat irtifakına tabi olan gayrimenkulde ortaklığın giderilmesi istenemez.
Bağımsız bölümler, bağımsız bir gayrimenkul gibi dava ve takip konusu olabilir bunlarda ortaklığın giderilmesi istenebilir.
II- Öncelikle satınalma hakkı:
Madde 8 - (Değişik birinci fıkra:13/4/1983 - 2814/3 md.) Kat mülkiyeti kurulmuş bir gayrimenkulün bağımsız bölümlerinden birinin veya, kat irtifakı bağlanmış arsa payının satılması halinde diğer kat maliklerinin veya irtifak hakkı sahiplerinin öncelikle satın alma hakkı yoktur.
Bir bağımsız bölümün paydaşlarından birinin kendi payını başkasına satması halinde öteki paydaşlar, öncelikle satınalma hakkını kullanabilirler.
Sözleşmede bu maddenin aksine hüküm konulabilir.
D) Genel hükümlerin uygulanma alanı:
Madde 9 - Kat mülkiyetine veya kat irtifakına ait kütük kaydında veya kat malikleri arasındaki sözleşmede veya yönetim planında veya bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, kat mülkiyetinden doğan anlaşmazlıklar,Medeni Kanun ve ilgili diğer kanunlar hükümlerine göre karara bağlanır.
2.Bölüm : Kat Mülkiyetinin ve Kat İrtifakının Kurulması
A) Genel kural:
Madde 10 - Kat mülkiyeti ve kat irtifakı resmi senetle ve tapu siciline tescil ile doğar.
Anagayrimenkulün tümünün mülkiyeti (Kat mülkiyeti) ne çevrilmeden o gayrimenkulün yalnız bir veya birkaç bölümü üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz.
Kat mülkiyeti kurulurken aynı katta birbirine bitişik bulunan birden fazla bölüm, kat mülkiyeti kütüğüne tek bağımsız bölüm olarak tescil edilebilir.
Kat mülkiyetinin tescili, tapu memurunca düzenlenen resmi senet uyarınca veya aşağıdaki fıkraya göre verilen bir mahkeme hükmü ile yapılır.
Kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir gayrimenkul üzerindeki ortaklığın giderilmesi davalarında, mirasçılardan veya ortak maliklerden biri, paylaşmanın, kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin tahsisi suretiyle yapılmasını isterse, hakim, o gayrimenkulün mülkiyetinin, 12 nci maddede yazılı belgelere dayanılarak kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı tahsisine karar verebilir.
B) Kat mülkiyeti kütüğü:
Madde 11 - Kat mülkiyeti, Tapu Sicili Tüzüğüne göre tutulacak (Kat mülkiyeti kütüğü) ne tescil olunur, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, tescille ilgili genel hükümler, kat mülkiyeti kütüğüne yapılacak tescillerde de uygulanır.
Kat irtifaklarının tescili kat mülkiyeti kütüğüne yapılmayıp, bu kanunda yazılı ilgili hükümler gözetilmek şartıyla, irtifak haklarının tesciline ait genel hükümlere göre yapılır
Henüz kadastrosu yapılmamış olan yerlerde kat mülkiyeti, Tapu Sicili Tüzüğündeki formüle göre, ayrıca tutulacak (Kat mülkiyeti zabıt defteri) ne tescil olunur.
C) Kat mülkiyetinin kurulması:
I - İstem ve belgeler:
Madde 12 - (Değişik: 13/4/1983 - 2814/4 md.)
Kat mülkiyetinin kurulması için, anagayrimenkulün kat mülkiyetine çevrilmesi hususunda o gayrimenkulün maliki veya bütün paydaşları tarafından imzalanan bir dilekçenin tapu idaresine verilmesi veya istemde bulunulması lazımdır. Bu dilekçede veya istem üzerine tapu idaresince düzenlenecek tutanakta, anagayrimenkulün kat mülkiyetine konu olacak bağımsız bölümlerinin ayrı ayrı değerlerinin ve bu bölümlere değerleri ile oranlı olarak tahsisi istenen arsa paylarının gösterilmesi şarttır.
Dilekçeye veya istem tutanağına, kanunlara göre temliki tasarruflar için verilmesi gerekenlerden başka, aşağıda yazılı belgeler de eklenir.
a) Anagayrimenkulün (yapı veya yapıların) dış cepheler ve iç taksimatı bağımsız bölüm, eklenti ve ortak yerlerinin ölçüleri açıkça gösterilmek suretiyle bir mimar veya mühendis tarafından yapılan ve anagayrimenkulün maliki veya bütün paydaşları tarafından imzalanan ve içinde gösterilenlerin doğruluğu belediyece tasdik olunan proje ve birden çok yapılarda yerleşimlerini gösteren vaziyet planı ile belediyece verilen yapı kullanma belgesi;
b) Anagayrimenkulün (yapı veya yapıların) ön ve arka cephelerini ve mümkünse yarı cephelerini gösteren, en az 13x18 büyüklüğünde ve doğruluğu belediyece tasdikli bir fotoğraf;
c) Her bağımsız bölümün arsa payını, kat, daire, iş bürosu gibi nevini ve bunların birden başlayıp sıra ile giden numarasını, varsa eklentisini gösteren ve anagayrimenkulün maliki veya bütün paydaşları tarafından imzalanmış noterden tasdikli liste;
d) Bağımsız bölümlerin kullanılış tarzına, birden çok yapının varlığı halin- de bu yapıların özelliğine göre 28 inci maddedeki esaslar çerçevesinde hazırlanmış, kat mülkiyetini kuran malik veya malikler tarafından imzalanmış bir yönetim planı.
II - Sözleşme ve tescil:
Madde 13 - (Değişik birinci fıkra: 13/4/1983 - 2814/5 md.) Tapu memuru kendisine verilen belgelerin tamam ve usulüne uygun ve dilekçeyi verenlerin veya istemde bulunanların yetkili olduklarına kanaat getirdikten sonra, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmasına dair resmi sözleşmeyi düzenler. Bu sözleşme aynı zamanda tescil istemi sayılır.
Sözleşme düzenlenince, anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu tapu kütüğü sayfasındaki (Mülkiyet) hanesine (Bu gayrimenkulün mülkiyeti kat mülkiyetine çevrilmiştir) ibaresi yazılarak sayfa kapatılır ve kat mülkiyetine konu olan her bağımsız bölüm, kat mülkiyeti kütüğünün ayrı bir sayfasına o bölüme bağlı arsa payı ve anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu genel kütükteki pafta, ada, parsel, defter ve sayfa numaraları gösterilmek suretiyle tescil edilir; anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu genel kütük sayfasına da, bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki defter ve sayfa numaraları işlenmek suretiyle, kütükler arasında bağlantı sağlanır.
Anagayrimenkulün kapatılan sayfasında evvelce mevcut olan haklara ait sicil kaydı, Tapu Sicili Tüzüğünün (Taksim halinde kayıtların nakli) ne dair hükümlerine göre, bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki sayfasına geçirilir.
Kat mülkiyeti kütüğüne tescil edilen her bağımsız bölüm ayrı bir gayrimenkul niteliğini kazanır ve kütükte o bölümün tasdikli planındaki numarayı alır.
(Değişik: 13/4/1983 - 2814/5 md.) Kat malikine, anagayrimenkulun çaplı tasarruf belgesinden başka, istem halinde, 12 nci maddenin (a) bendinde belirtilen projeden kendi bağımsız bölümüne ait olan kısmının tasdikli bir örneği de verilir.
D) Kat irtifakının kurulması:
Madde 14 - (Değişik birinci fıkra:13/4/1983 - 2814/6 md.) Henüz yapı yapılmamış veya yapısı tamamlanmamış bir arsa üzerinde kat irtifakının kurulması ve tapu siciline tescil edilmesi için o arsanın malikinin veya bütün paydaşlarının buna ait bir dilekçe veya istem ile birlikte 12 nci maddenin (a) ve (c) bentlerine uygun olarak düzenlenen proje, plan, liste ve (d) bendindeki yönetim planı ile diğer belgeleri tapu idaresine vermeleri lazımdır. Kat mülkiyetine geçişte ayrıca yönetim planı istenmez.
Bir arsa üzerinde kat irtifakları ancak sözleşmede veya dilekçede her kat irtifakının ilgili bulunduğu bağımsız bölüme tahsisi istenen arsa payı, arsanın kayıtlı olduğu kütüğün (Beyanlar) hanesinde belirtilmek suretiyle kurulur ve yapının, verilen projeye göre tamamlanmasından sonra kat mülkiyetine konu olacak bağımsız bölümlerinin numarası ve bu bölümlere bağlı eklentiler kütüğün beyanlar hanesinde belirtilir.
Yapının tamamlanmasından sonra kat irtifaklarının kat mülkiyetine çevrilmesi, irtifak sahiplerinden biri tarafından istenince, tescil, kat irtifakının tesciline ait resmi senede ve 12 nci maddede yazılı belgelere ve anagayrimenkulün bağımsız bölümlerinin, evvelce verilmiş olan plana uygunluğunun belediyece tasdikine dayanılarak yapılır.
3.Bölüm : Kat Maliklerinin ve Kat İrtifakı Sahiplerinin Hakları
A) Kat maliklerinin hakları:
I - Bağımsız bölüm üzerinde:
Madde 15 - Kat malikleri kendilerine ait bağımsız bölümler üzerinde, bu kanunun ilgili hükümleri saklı kalmak şartıyla,Medeni Kanunun maliklere tanıdığı bütün hak ve yetkilere sahiptirler.
II - Ortak yerler üzerinde :
Madde 16 - Kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar.
Kat malikleri ortak yerlerde kullanma hakkına sahiptirler; bu hakkın genel kömürlük, garaj, teras, çamaşırhane ve çamaşır kurutma alanları gibi yerlerdeki ölçüsü, aksine sözleşme olmadıkça, her kat malikine ait arsa payı ile oranlıdır.
B) Kat irtifakı sahibinin hakları:
Madde 17 - Kat irtifakı sahipleri, ortak arsa üzerinde yapılacak yapının, sözleşmede yazılı süre içinde başlaması ve tamamlanması için kendilerine düşen borçların yerine getirilmesini, karşılıklı olarak isteme ve dava etme hakkına sahiptirler.
(Değişik: 13/4/1983 -2814/7 md.) Kat irtifakı sahipleri yapının tamamlanması için kendi aralarından veya dışarıdan bir veya birkaç kişiyi yönetici olarak tayin edebilirler. Kat mülkiyeti yöneticisinin görev, yetki ve sorumluluklarına dair hükümler, bu yönetici hakkında da uygulanır.
(Ek: 13/4/1983 - 2814/7 md.) Kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır.
4.Bölüm : Kat Maliklerinin ve Kat İrtifakı Sahiplerinin Borçları
A) Kat Maliklerinin borçları:
I - Genel kural:
Madde 18 - Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler.
Bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma (Sükna,) hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanır;bu borçları yerine getirmeyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak sorumlu olur.
Giderlere ve sigorta, primlerine ait 20 nci madde hükmü saklıdır.
II - Anayrimenkulün bakımı, korunması ve zarardan sorumluluk:
Madde 19 - Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar.
(Değişik: 13/4/1983 - 2814/8 md.) Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça,anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Kendi bağımsız bölümünde ise ana yapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir.
Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur.
III- Anagayrimenkulün genel giderlerine katılma :
Madde 20 - (Değişik birinci fıkra:13/4/1983 - 2814/9 md.) Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça:
a) Kapıcı, kaloriferci,bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak;
b) Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım,koruma ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında;
Katılmakla yükümlüdür.
c) Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz.
(Değişik: 13/4/1983 - 2814/9 md.) Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında, diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından, yönetim planına, bu Kanuna ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzde on hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür.
Birinci fıkradaki giderlere, kat maliklerinden birinin veya onun bağımsız bölümünden herhangi bir suretle faydalanan, kişinin, kusurlu bir hareketi sebep olmuşsa, gidere katılanların yaptıkları ödemeler için o kat malikine veya gidere sebep olanlara rücu hakları vardır.
IV - Sigorta anlaşması:
Madde 21 -Anagayrimenkulün, kat malikleri kurulunca tayin edilecek değer üzerinden sigorta edilmesi kat malikleri kurulunca kararlaştırılabilir.
Sigorta yapılması halinde kat malikleri, sigorta giderlerine, arsa payları oranında, katılmakla yükümlüdürler.
Anagayrimenkulün tümünün harap olması halinde alınacak sigorta bedeli, aksine sözleşme olmadıkça, kat maliklerine, arsa payları oranında, paylaştırılır.
Yalnız bir veya bir kaç bağımsız bölüm veya eklentisi veya ortak yerlerden bir kısmı hasara uğramışsa,alınacak sigorta bedeli hasara uğrayan yerlerin onarımına arsa payları oranında harcanır,
Kat malikleri anagayrimenkulün sigortasıyla giderilemeyecek olan zararlarını karşılamak üzere, kendi bağımsız bölümlerini ayrıca kendi ad ve hesaplarına sigorta ettirebilirler; bu halde alınacak sigorta bedeli, anagayrimenkulün sigorta bedelindeki payları da ayrıca saklı kalmak üzere, yalnız kendilerine ait olur.
Sigorta hakkındaki emredici hükümler saklıdır.
V - Ortak giderlerin teminatı:
Madde 22 - (Değişik birinci fıkra: 13/4/1983 -2814/10 md.) Kat malikinin, 20 nci madde uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından, bağımsız bölümlerin birinde kira akdine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumludur. Ancak, kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü olduğu kira, miktarı ile sınırlı olup, yaptığı ödeme kira borcundan düşülür.
Kat malikinin borcu bu yolla da alınamazsa, mahkemece tesbit edilen borcunu ödemeyen kat malikinin bağımsız bölümü üzerine, varsa yöneticinin yoksa kat maliklerinden birinin yazılı istemiyle bu borç tutarı için, diğer kat malikleri lehine kanuni ipotek hakkı tescil edilir. Medeni Kanunun 807 nci maddesinin son fıkrası hükmü burada da uygulanır.
(Değişik: 13/4/1983-2814/10 md.) Kat maliklerinin, gider borcunu ödemeyen kat maliki veya diğer sorumlulardan olan alacakları önceliklidir.
VI - Müsaade mecburiyeti:
Madde 23 - Kat maliklerinden birinin bağımsız bölümünde veya bu bölümdeki tesislerde meydana gelen bir hasar veya bozukluğun onarımı veya giderilmesi veya tesislerin yeniden yapılması için diğer bir bağımsız bölüme girmek gerekiyorsa, o bölümün maliki veya o bölümde başka sıfatla oturanlar, giriş müsaadesi vermeye ve bölümde gerekli işlerin yapılmasına katlanmaya mecburdurlar.
Anagayrimenkulün bir kısmının harap olması halinde, harap olan bağımsız bölüm ve eklentilerinin veya ortak yerlerin veya bağımsız bölümdeki tesislerin yeniden yapılması için, sağlam kalan bağımsız bölümlerin içinden veya dışından faydalanılması gerekiyorsa, o bölümlerin malikleri veya orada başka sıfatla oturanlar buna müsaade etmeye mecburdurlar.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı müsaade yüzünden, kat maliklerinin veya orada başka sıfatla oturanların uğrayacakları zararı, lehine müsaade verilen bağımsız bölüm malikleri derhal ödemekle yükümlüdürler.
VII - Yasak işler:
Madde 24 - Anagayrimenkulün, kütükte mesken, iş veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde hastane, dispanser, klinik, poliklinik, ecza laboratuarı gibi müesseseler kurulamaz; kat maliklerinin buna aykırı sözleşmeleri hükümsüzdür; dispanser, klinik, poliklinik niteliğinde olmayan muayenehaneler bu hükmün dışındadır.
Anagayrimenkulün, kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde sinema, tiyatro, kahvehane, gazino, pavyon, bar, kulüp, dans salonu ve emsali gibi eğlence ve toplantı yerleri ve fırın, lokanta, pastahane, süthane gibi gıda ve beslenme yerleri ve imalathane, boyahane, basımevi, dükkan, galeri ve çarşı gibi yerler, ancak kat malikleri kurulunun oybirliği ile vereceği kararla açılabilir.
Bu karar yöneticinin veya kat maliklerinden birinin istemi üzerine bütün bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki sahifelerine şerh verilir.
VIII - Kat mülkiyetinin devri mecburiyeti:
Madde 25 - Kat maliklerinden biri bu kanuna göre kendisine düşen borçları ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle diğer kat maliklerinin haklarını, onlar için çekilmez hale gelecek derecede ihlal ederse, onlar, o kat malikinin müstakil bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine devredilmesini hakimden isteyebilirler.
Bu gibi bir kat maliki hakkında, bağımsız bölümün mülkiyetinin dava tarihin- deki değeri o kat malikine ödenerek bu mülkiyetin diğer kat maliklerine, arsa payları oranında devredilmesi için dava açılmasına kat malikleri kurulunca karar verilir; bu kararı almak için çoğunluk sağlanamazsa veya kat maliklerinden bir kısmı bu davayı açmak istemezse, davayı öteki kat malikleri açar ve davalının bağımsız bölümünün mülkiyeti, davayı açmış olan kat maliklerine, arsa payları oranında, devrolunur.
Aşağıdaki durumlarda, birinci fıkrada yazılı çekilmezlik, her halde mevcut farz edilir
a) Ortak giderlerden ve avanstan kendine düşen borçları ödemediği için hakkında iki takvim yılı içinde üç defa icra veya dava takibi yapılmasına sebep olunması;
b) Anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh hakimi tarafından 33 üncü madde gereğince verilen emre rağmen, bu kanunda yazılı borç ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle öteki kat maliklerinin haklarını ihlal etmekte devamlı olarak bir yıl ısrar edilmesi;
c) Kendi bağımsız bölümünü randevu evi veya kumarhane veya benzeri yer ola- rak kullanmak suretiyle ahlak ve adaba aykırı harekette bulunması.
Bu maddedeki dava hakkı, sebebinin öğrenilmesi tarihinden başlayarak altı ay ve her halde dava hakkının doğumundan başlayarak beş yıl içinde kullanılmazsa ve dava sebebi de ortadan kalkmışsa düşer.
B) Kat irtifakı sahiplerinin borçları:
Madde 26 - Kat irtifakı sahipleri bu hakka konu olan ortak arsa üzerinde, ileride kat mülkiyetine çevrilmek üzere yapılacak yapının sözleşmeye ve plana göre tamamlanması için kendilerine düşen borçları vaktinde yerine getirmek ve yapı işini, doğruluk kaideleri uyarınca kolaylaştırmakla, karşılıklı olarak, yükümlüdürler.
Kat irtifakı sahiplerinden biri kendine düşen borçları, noterlikçe yaptırılan ihtara rağmen, bu ihtar tarihinden başlayarak iki ay içinde yerine getirmezse, diğerlerinin yazılı istemi üzerine hakim, onun arsa payının ve kat irtifakının, o zamanki değeri karşılığında, öteki paydaşlara, arsa payları oranında, devrine karar verir.
Kat irtifakı sahiplerinden birinin kusuru yüzünden, yapının kanuni süre içinde yapılamaması sebebiyle kat irtifakı düşerse, kusurlu taraf diğerlerinin bu yüzden uğradıkları zararı tazminle yükümlüdür.
5.Bölüm : Anagayrimenkulün Yönetimi
A) Genel kurul:
Madde 27 - Anagayrimenkul, kat malikleri kurulunca yönetilir ve yönetim tarzı, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu kurul tarafından kararlaştırılır.
B) Yönetim planı:
Madde 28 - Yönetim planı yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime alt diğer hususları düzenler. Yönetim planı, bütün kat maliklerini bağlıyan bir sözleşme hükmündedir.
Yönetim planında hüküm bulunmayan hallerde, anagayrimenkulün yönetiminden doğacak anlaşmazlıklar bu kanuna ve genel hükümlere göre karara bağlanır.
(Değişik: 13/4/1983-2814/11 md.) Yönetim planının değiştirilmesi için bütün kat maliklerinin beşte dördünün oyu şarttır. Kat maliklerinin 33 üncü maddeye göre mahkemeye başvurma hakları saklıdır.
Yönetim planı ve bunda yapılan değişiklikler, bütün kat malikleriyle onların külli ve cüzi haleflerini ve yönetici ve denetçileri bağlar.
Yönetim planının ve onda sonradan yapılan değişikliklerin tarihi, kat mülki- yeti kütüğünün (Beyanlar) hanesinde gösterilir ve bu değişiklikler yönetim planına bağlanarak kat mülkiyetinin kuruluş belgeleri arasında saklanır.
C) Kat malikleri kurulunun toplantısı ve kararları:
I - Toplantı zamanı:
Madde 29 - Kat malikleri kurulu, yılda bir defadan az olmamak üzere yönetim planında gösterilen zamanlarda, eğer böyle bir zaman gösterilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde toplanır.
Önemli bir sebebin çıkması halinde,yöneticinin veya denetçinin veya kat maliklerinden üçte birinin istemi üzerine ve toplantı için istenilen tarihten en az onbeş gün önce bütün kat maliklerine imzalattırılacak bir çağrı veya bir taahhütlü mektupla, toplantı sebebi de bildirilmek şartıyla, kat malikleri kurulu her zaman toplanabilir.
İlk çağrı yapılırken, birinci toplantıda, yeter sayının sağlanamaması halinde, ikinci toplantının nerede ve hangi tarihte yapılacağı da belirtilir.
II-Yeter sayı:
Madde 30 - Kat malikleri kurulu, kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlasıyla toplanır ve oy çokluğuyla, karar verir.
Yeter sayı sağlanamadığı için ilk toplantı yapılamazsa kararlar en geç bir hafta, içerisinde yapılacak ikinci toplantıya katılanların, oy çoğunluğuyla verilir.
Bu kanunda yeter sayı için ayrıca konulmuş olan hükümler saklıdır.
III - Oya katılma:
Madde 31 - Her kat maliki,arsa payı oranına bakılmaksızın, bir tek oy hakkına sahiptir.
Anagayrimenkulde birden ziyade bağımsız bölümü olan kat maliki, her bağımsız bölüm için ayrı bir oy hakkına sahiptir; bununla beraber onun malik olduğu bağımsız bölümlerin sayısı ne olursa olsun, sahip olacağı oy sayısı bütün oyların üçte birinden fazla olamaz, oy hesabı yapılırken kesirler gözönüne alınmaz.
Bir bağımsız bölümün birden ziyade maliki varsa, kat malikleri kurulunda bunları içlerinden vekalet verecekleri birisi temsil eder. Kat maliklerinden biri ehliyetsiz ise onu kanuni mümessili temsil eder.
Alınacak karar doğrudan doğruya kendini ilgilendiren kat maliki görüşmelerde hazır bulunabilir,fakat oya katılamaz.
Kat maliklerinden biri oyunu,yetkili vekil eliyle kullanabilir; ancak aynı kişi oy sayısının üçte birinden fazlasını kullanmak üzere vekil tayin edilemez.
IV - Kararlar:
Madde 32 - Anagayrimenkul kat malikleri kurulu tarafından, sözleşme, yönetim planı ve kanun hükümleri uyarınca verilecek kararlara göre yönetilir.
Bütün kat malikleriyle külli ve cüzi halefleri, yönetici ve denetçiler, kat malikleri kurulunun kararlarına uymakla yükümlüdürler.
Anagayrimenkulün kullanılmasından veya yönetiminden dolayı kat malikleri arasında veya bunlarla yönetici ve denetçiler arasında veya denetçilerle yöneticiler arasında çıkan anlaşmazlıklar, kat malikleri kurulunca çözülür ve karara bağlanır.
Kat malikleri kurulu kararları (1) den başlayıp sırayla giden sayfa numaraları taşıyan her sayfası noter mühüriyle tasdikli bir deftere yazılarak, toplantıda, bulunan bütün kat maliklerince imzalanır karara aykırı oy verenler bu aykırılığın sebebini belirterek imza koyarlar.
Bir husus hakkında ilerde çıkan anlaşmazlıklar, karar defterinde aynı hususa dair daha önce verilmiş bir karar varsa kaide olarak ona göre çözülür.
V - Hakimin müdahalesi:
Madde 33 - Kat malikleri kurulunca verilen karara razı olmayan veya kat maliklerinden birinin yahut onun katından kira akdine, oturma (Sükna) hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kimsenin, borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak, hakimin müdahalesini isteyebilir.
Hakim, ilgilileri dinledikten sonra, bu kanuna ve yönetim planına ve bunlarda bir hüküm yoksa, genel hükümlere ve hakkaniyet kaidelerine göre derhal kararını verir ve bunun, tesbit edeceği kısa bir süre içinde yerine getirilmesi lüzumunu ilgiliye tefhim veya tebliğ eder.
Tesbit edilen süre içinde hakimin kararını yerine getirmeyenlerden, aynı mahkemece, 100 liradan 2000 liraya kadar para cezası alınmasına kesin olarak hükmolunur;yirmibeşinci madde hükmü mahfuzdur.
D) Yönetici:
I - Atanması:
Madde 34 - Kat malikleri, anagayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışardan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilirler; bu kimseye (Yönetici), kurula da (Yönetim kurulu) denir.
Anagayrimenkulün sekiz veya daha fazla bağımsız bölümü varsa, yönetici atanması mecburidir.
Anagayrimenkulün bütün bölümleri bir kişinin mülkiyetinde ise, malik kanunen yönetici durumundadır.
Yönetici, kat maliklerinin, hem sayı hem arsa payı bakımından çoğunluğu tarafından atanır.
Yönetici her yıl kat malikleri kurulunun kanuni yıllık toplantısında yeniden atanır; eski yönetici tekrar atanabilir.
Kat malikleri anagayrimenkulün yönetiminde anlaşamaz veya toplanıp bir yönetici atayamazlarsa, o geyrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesince, kat maliklerinden birinin müracaatı üzerine ve mümkünse diğerleri de dinlendikten sonra, gayrimenkule bir yönetici atanır. Bu yönetici, aynen kat maliklerince atanan yöneticinin yetkilerine sahip ve kat maliklerine karşı sorumlu olur.
Sulh mahkemesince atanan yönetici, bu atanma üzerinden altı ay geçmedikce, kat malikleri kurulunca değiştirilemez Ancak haklı bir sebep çıkarsa, onu atamış olan sulh mahkemesi, değiştirmeye müsaade edebilir.
Yönetici atanırken kendisiyle yapılan sözleşmede, teminat göstermesi şart edilebilir; sözleşmede böyle bir şart olmasa bile, haklı bir sebebin çıkması halinde kat malikleri kurulu, yöneticiden teminat göstermesini isteyebilir.
Yöneticinin öz ve soyadı ile iş ve ev adresinin anagayrimenkulün giriş kapısı yanına veya antrede görülecek bir yere çevre içinde asılması mecburidir. Bu yapılmazsa, yöneticiden veya yönetim kurulu üyelerinin her birinden,ilgilinin başvurması üzerine aynı mahkemece 50 liradan 250 liraya kadar para cezası alınmasına kesin olarak hükmolunur.
II - Yöneticinin görevleri:
1. Genel yönetim işlerinin görülmesi:
Madde 35 - Yöneticinin görevleri, yönetim planında belirtilir; yönetim planında aksine hüküm olmadıkça, yönetici aşağıdaki işleri görür:
a) Kat malikleri kurulunca verilen kararların yerine getirilmesi;
b) Anagayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirlerin alınması;
c) Anagayrimenkulün sigorta ettirilmesi;
d) Anagayrimenkulün genel yönetim işleriyle korunma, onarım, temizlik gibi bakım işleri ve asansör ve kalorifer, sıcak ve soğuk hava işletmesi ve sigorta için yönetim planında gösterilen zamanda, eğer böyle bir zaman gösterilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde, kat maliklerinden avans olarak münasip miktarda paranın toplanması ve bu avansın harcanıp bitmesi halinde, geri kalan işler için tekrar avans toplanması;
e) Anagayrimenkulün yönetimiyle ilgili diğer bütün ödemelerin kabulü, yönetim dolayısıyla doğan borçların ödenmesi ve kat malikleri tarafından ayrıca yetkili kılınmışsa, bağımsız bölümlere ait kiraların toplanması;
g) Anagayrimenkulü ilgilendiren bir sürenin geçmesinden veya bir hakkın kaybına meydan vermeyecek gerekli tedbirlerin alınması;
h) Anagayrimenkulün korunması ve bakımı için kat maliklerinin yararına olan hususlarda gerekli tedbirlerin, onlar adına, alınması;
i) Kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı dava ve icra takibi yapılması ve kanuni ipotek hakkının kat mülkiyeti kütüğüne tescil ettirilmesi;
j) Topladığı paraları ve avansları yatırmak ve gerektiğinde almak üzere muteber bir bankada kendi adına ve fakat anagayrimenkulün yönetici sıfatı gösterilmek suretiyle, hesap açtırılması;
k) Kat malikleri kurulunun toplantıya çağırılması.
2. Defter tutulması ve belgelerin saklanması:
Madde 36 - Yönetici, kat malikleri kurulunun kararlarını protokolleri, yapılan ihtar ve tebligatın özetini ve tarihlerini ve bütün giderleri, 32 nci maddede sözü geçen deftere tarih sırasıyla yazmaya ve bu defteri ve giderlerin belgeleriyle diğer bütün belgeleri bir dosyada saklamaya mecburdur.
Bu defterin, her takvim yılının bitmesinden başlayarak bir ay içinde yönetici tarafından notere kapattırılması mecburidir.
Bu maddede yazılı görevleri yerine getirmeyen yöneticiye 33 üncü maddenin son fıkrasında yazılı cezalar uygulanır.
3. İşletme projesinin yapılması:
Madde 37 - (Değişik:13/4/1983 - 2814/12 md.)
Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa, yönetici gecikmeksizin bir işletme projesi yapar.
Bu projede özellikle:
a) Anagayrimenkulün bir yıllık yönetiminde tahmini olarak gelir ve gider tutarları;
b) Tüm giderlerden her kat malikine, bu Kanunun 20 nci maddesindeki esaslara göre düşecek tahmini miktar;
c) Tahmini giderlerle diğer muhtemel giderleri karşılamak üzere her kat malikinin 20 nci maddedeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı; Gösterilir.
Bu proje,kat maliklerine veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara, imzaları karşılığında veya taahhütlü mektupla bildirilir. Bildirimden başlayarak yedi gün içinde projeye itiraz edilirse durum kat malikleri kurulunda incelenir ve proje hakkında, karar verilir, gerekirse yeni bir proje hazırlanır.
Kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır.
III- Sorumluluğu: 1.Genel kural:
Madde 38 - Yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur.
2. Hesap Verme:
Madde 39 - Yönetici, yönetim planında Yazılı zamanlarda eğer böyle bir zaman yazılmamışsa her takvim yılının birinci ayı içinde kat malikleri kuruluna,anagayrimenkul dolayısıyla o tarihe kadar elde edilen gelirlerin ve yapılmış olan giderlerin hesabına vermekle yükümlüdür.
Kat maliklerinin yarısı isterse, bunların arsa payları ne olursa, olsun yönetim planında yazılı zamanlar dışında da hesabın gösterilmesi yöneticiden istenebilir.
IV-Hakları:
Madde 40 - Yönetici, kaide olarak vekilin haklarına sahiptir.
Kat malikleri,kendilerine düşen borçları ve yükümleri yönetici tarafından noterlikçe yaptırılan ihtara rağmen vaktinde ve tamamen yerine getirmezlerse, yönetici, hiçbir tazminat ödemeye mecbur olmaksızın, kendine ait sözleşmeyi feshedip yöneticilikten çekilerek bu yüzden uğradığı zararın tazminini kat maliklerinden isteyebilir.
Yönetici, yönetim planında veya kendisiyle yapılan sözleşmede bir ücret tayin edilmemiş olsa bile, kat maliklerinden uygun bir ücret isteyebilir,
(Değişik: 13/4/1983-2814/13 md.) Kat malikleri kurulu,kat malikleri arasından atanmış yöneticinin normal yönetim giderlerine katılıp katılmayacağı, katılacaksa, ne oranda katılacağını kararlaştırır. Bu yolda, bir karar alınmamış ise, yönetici yönetim süresince kendisine düşen normal yönetim giderlerinin yarısına katılmaz.
E) Yönetimin denetlenmesi:
Madde 41 - Kat malikleri kurulu, yöneticinin bu görevdeki tutumunu devamlı olarak denetler ve haklı bir sebebin çıkması halinde onu her zaman değiştirebilir.
Hesapların denetlenmesi için yönetim planında, belli bir zaman konulmamışsa; bu denetim her üç ayda bir yapılır; bununla beraber haklı bir sebep çıkarsa, hesap denetlenmesi her zaman yapılabilir.
Kat malikleri kurulu denetim işini, kendi aralarından sayı ve arsa payı çoğunluğuyla seçecekleri bir denetçiye veya üç kişilik bir denetim kuruluna verebilir; bu halde denetçi veya denetim kurulu yönetim planında yazılı zamanlarda, eğer zaman yazılmamışsa, her takvim yılının birinci ayı içinde kat malikleri kuruluna verecekleri bir raporla denetimin sonucunu ve anagayrimenkulün yönetim tarzı hakkındaki düşüncelerini bildirir; bu rapor çoğaltılarak birer örneği taahhütlü mektupla kat maliklerine gönderilir.
Denetçiler bu raporu ve verecekleri kararları ve gerekli gördükleri diğer hususları, (1) den başlayıp sıra ile giden sayfa numaraları taşıyan ve her sayfası noter mührüyle tasdikli bir deftere geçirip tarih koyarak altını imza ederler.
F) Yenilik ve ilaveler:
I - Faydalı olanlar:
Madde 42 - Kat malikleri,anagayrimenkulün ortak yerlerinde kendi başlarında bir değişiklik yapamazlar; ortak yerlerin düzgün veya bunları kullanmanın daha rahat ve kolay bir hale konulmasına veya bu yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yarayacak bütün yenilik ve ilaveler, kat maliklerinin sayı ve ar- sa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır.
Bu işlerin giderleri, yeniliklerden faydalananlar tarafından, faydalanma oranına göre, ödenir.
(Ek:10/12/1990 - KHK - 431/1 md.; Aynen kabul: 5/2/1992-3770/1 md.) Kat maliklerinden birinin isteği ile ortak kaloriferle olan ısınmanın doğalgaz kullanılmak maksadıyla ferdi ısınmaya dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır.
(Ek : 10/12/1990 - KHK - 431/ 1 md.; Aynen kabul: 5/2/1992-3770/1 md.) Ortak kaloriferle olan ısınmanın ferdi ısınmaya dönüştürülmesine karar verilmesi halinde yönetim planının bu karara aykırı hükümleri değiştirilmiş sayılır ve bu konuda yapılacak ortak işlerin giderleri arsa payı oranına göre ödenir.
II - Çok masraflı ve lüks olanlar:
Madde 43 - Yapılması arzu edilen yenilik ve ilaveler çok masraflı ise veya yapının özel durumuna göre lüks bir nitelik taşıyorsa veya anagayrimenkulün bütün kat malikleri tarafından kullanılması mutlaka gerekli olan yerlerinde veya geçitlerinde bulunmuyorsa, bunlardan faydalanmak istemeyen kat maliki, gidere katılmak zorunda değildir; bu gibi yenilik ve ilavelerin giderini, onların yapılmasına karar vermiş olan kat malikleri öderler.
Bununla beraber, başlangıçta giderlere katılmayan kat maliki veya onun külli veya cüzi halefleri yenilik ve ilavelerin yapılması ve korunması giderlerine sonradan, kendi arsa payları oranında katılırlarsa, yapılan lüks yenilik veya ilaveden faydalanma hakkını kazanırlar.
III- Bağımsız bölüm ilavesi:
Madde 44 - Anagayrimenkulün üstüne kat ilavesi veya mevcut çekme kat yerine tam kat yapılması veya zemin veya bodrum katlarında veya arsanın boş kısmında 24 üncü maddenin ikinci fıkrasında yazılı yerlerin sonradan yapımı veya ilavesi için:
a) Kat malikleri kurulunun buna oybirliğiyle karar vermesi;
b) Anagayrimenkulün bu inşaattan sonra alacağı duruma göre, yapılan yeni ilaveler de dahil olmak üzere bütün bağımsız bölümlerine tahsis olunacak arsa paylarının, usulüne göre yeniden ve oybirliğiyle tesbit edilmesi;
c) İlave edilecek yeni bağımsız bölüme tahsis edilen arsa payı üzerinde, tapu memuru huzurunda yapılacak resmi senetle, 14 üncü maddeye göre kat irtifakı kurularak bunun, anagayrimenkulün bütün bağımsız bölümlerinin kat mülkiyeti kütüğündeki irtifaklar hanesine tescil edilmesi ve anagayrimenkulün kapanan eski kütük sayfasıyla 13 üncü madde hükmüne göre bağlantı sağlanması; Şarttır.
Bu nitelikteki ilave ve genişletmelere muvafakat etmekle beraber kendisi katılmak istemeyen kat maliklerinin arsa paylarından, bu ilaveler sebebiyle azalan kısmın, ilaveyi yaptıranların bağımsız bölümlerine tahsisini kabul ettikleri, resmi senette belirtilir.
Bu takdirde, yeni bağımsız bölümün yapılmasına katılmayan kat maliklerinin arsa paylarından yeni tahsis sebebiyle azalan kısmın bedeli kendilerine ödenmek şartıyla, yeni yapılan bağımsız bölüm, kat irtifakı kurulmasına dair olan eski resmi senet gereğince kat mülkiyetine çevrilerek onu yaptıranın mülkü veya yaptıranların ortak mülkü olur ve kat mülkiyeti kütüğünün ayrı bir sayfasına yeni malik veya malikler adına tescil edilir.
G) Temliki tasarruflar ve önemli işler:
Madde 45 - Anagayrimenkulün bir hakla kayıtlanması veya arsanın bölünmesi ve bölünen kısmın mülkiyetinin başkasına devrolunması gibi temliki tasarruflar veya anayapının dış duvarlarının, çatı veya damının reklam maksadıyla kiralanması gibi önemli yönetim işleri ancak bütün kat maliklerinin oybirliğiyle verecekleri karar üzerine yapılabilir.
6.Bölüm : Kat Mülkiyetinin ve Kat İrtifakının Sona Ermesi
A) Kat mülkiyetinin sona ermesi:
I - Anagayrimenkulün arsasıyla birlikte yok olması veya kamulaştırılması ile:
Madde 46 - Kat mülkiyeti, kat mülkiyeti kütüğündeki sicil kaydının silinmesiyle sona erer.
Anagayrimenkulün bütün bağımsız bölümlerinin bir tek kişinin mülkiyetinde toplanmasıyla kat mülkiyeti kendiliğinden sona ermez.
Sicil kaydı, bütün kat maliklerinin veya bütün bağımsız bölümleri kendi mülkiyetinde toplamış bulunan malikin, anagayrimankuldeki kat mülkiyetinin adi mülkiyete çevrilmesine ait yazılı istemi üzerine silinir ve o gayrimenkul, müstakil bölümlere bağlı arsa paylarına göre, genel kütükte yeni bir sayfaya geçirilerek ve eski kayıtlarıyla bağlantı sağlanmak suretiyle tescil olunur. Anagayrimenkulün niteliğinde kat mülkiyetinin kurulmasından sonra değişiklikler olmuşsa, yeni sicil kaydına bunlar da yazılır
Bağımsız bölümlerden biri bir ayni hakla veya sicile şerh verilen bir şahsi hakla kayıtlanmış bulunuyorsa, hak sahibinin muvafakatiyle o hak kütükten silinmedikçe, anagayrimenkul üzerindeki kat mülkiyetinin adi mülkiyete çevrilmesi ve kat mülkiyeti kütüğündeki sicil kaydının silinmesi istenemez.
Kayıtlayıcı hakkın sahibi, sicil kaydının silinmesine muvafakat etmemekle beraber hakkının yalnız borçluya ait mülkiyet payına veya hakkın niteliğine göre, bütün ortak mülkiyet paylarına aktarılmasına muvafakat ederse bu hak sicilden silinmeksizin yalnız borçlunun, adi mülkiyet esasına tabi kılınmış olan o gayrimenkuldeki bütün ortak mülkiyet payları üzerine geçirilmek suretiyle genel kütüğe tescil olunur.
Anagayrimenkulün arsasıyla birlikte tamamen yok olması veya kamulaştırılması halinde sicil kaydının silinmesi genel hükümlere göre yapılır.
Anagayrimenkul kamulaştırılırsa, her bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli bağlantılı bulunduğu arsa payı ve eklentileri de gözönünde tutularak ayrı ayrı takdir olunur ve o bölümün malikine ödenir.
II - Anayapının harap olması:
Madde 47 - Anayapının tümü harap olmuşsa, anagayrimenkul üzerindeki kat mülkiyeti kendiliğinden sona erer.
Anayapının bağımsız bölümlerinden biri tamamen harap olur ve o bölümün mali- ki iki yıl içinde bölümünü yeniden yaptırmazsa, diğer kat malikleri veya bunlardan bir kısmı,bu sürenin tamamlanmasından başlayarak bir yıl içinde o bölüme ait arsa payının, değeri karşılığında ve arsa payları oranında kendilerine devredilmesini hakimden isteyebilirler. Bu halde devrolunan arsa payları kat mülkiyeti kütüğünün ilgili sayfalarının (Beyanlar) hanesine işaret olunur; arsa payını devralanlar,devraldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde, harap olan bağımsız bölümü yeniden yaptırmaya veya aynı süre içerisinde bütün kat malikleri bağımsız bölümlere bağlı arsa paylarını bu kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasındaki esaslara göre yeniden hesaplayarak kat mülkiyeti kütüğüne geçirtmeye mecburdurlar.
Yukarıdaki fıkra hükmüne uyulmadığı takdirde anagayrimenkul üzerindeki kat mülkiyeti kendiliğinden sona ererek, gerek o gayrimenkul ve gerek harap olan bölümler için alınan sigorta bedeli üzerinde ortak mülkiyet hükümleri uygulanır.
Birden ziyade bağımsız bölüm tamamen harap olup da bunlardan birinin yeniden yapılması diğerinin yapılmasına bağlı bulunuyorsa, bağımsız bölümleri harap olan kat malikleri bunları yeniden yaptırıp yaptırmayacaklarını, harabolma tarihinden başlayarak altı ay içinde diğer kat maliklerine yazılı olarak bildirmeye mecburdurlar. Bildirmeyenlerin yeniden yaptırmak istemedikleri kabul olunur ve onların arsa payları, bölümlerini yeniden yaptırmak isteyenlere öncelikle devredilir.
Harabolan bağımsız bölümler üzerindeki kat mülkiyeti bu maddede yazılı süreler devamınca kendiliğinden kat irtifakına çevrilir ve kat mülkiyeti kütüğünde beyanlar hanesine geçici şerh verilir. Bağımsız bölüm yapılınca onun üzerindeki kat mülkiyeti yeniden doğar ve geçici şerh kütükten silinir.
III- Bildirme ödevi ve kaydın silinmesi:
Madde 48 - Anagayrimenkulün veya anayapının tümünün veya bir kısmının harabolması halinde durum yönetici tarafından o gayrimenkulün bulunduğu yerin tapu idaresine ve bütün kat maliklerine; eğer yönetici yoksa, bağımsız bölümü harap olan kat maliki tarafından tapu idaresine derhal bildirir; bunun bildirilmemesi yüzünden doğacak zararların tümünden bağımsız bölümü harap olan kat maliki, zararın beşte biri oranındaki kısmından da yönetici müteselsilen sorumlu olup, Hazine sorumlu değildir.
Kat mülkiyeti sona erince, kat mülkiyeti kütüğündeki sayfalar kapatılarak gayrimenkulün kaydı anayapıdan sağlam kalan kısımlar gösterilmek ve kat mülkiyeti kütüğü kurulmadan önceki genel kütük kaydıyla bağlantı sağlanmak suretiyle, arsa payları oranında ortak mülkiyet esaslarına göre, genel kütüğe tescil edilir. Bu halde sigorta bedelleriyle enkaz üzerinde de ortak mülkiyet hükümleri yürür.
Tümü harabolan anayapının arsasında malik veya ortak malikler tarafından yine kat mülkiyeti esasına göre yeni bir yapı yapılmak istenirse, kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulmasına dair hükümler uygulanır.
B) Kat irtifakının sona ermesi:
Madde 49 - Kat irtifakına konu olan arsanın maliki veya ortak malikleri, tapu memuruna verecekleri yazılı bir beyanla kat irtifakına ait sicil kaydını sildirerek bu irtifaka her zaman son verebilirler.
Kat irtifakı, buna konu olan arsanın tamamıyla yok olması veya üzerinde yapı yapılamayacak hale gelmesi veya kamulaştırılması ile kendiliğinden sona erer.
(Değişik fıkralar:13/4/1983 - 2814/14 md.):
Kat irtifakına konu olan arsa üzerinde, bu irtifakın kurulması sırasında verilen plana göre beş yıl içinde yapı yapılmazsa maliklerden birinin istemi üzerine, sulh hakimi, gerektiğinde ilgilileri de dinleyerek, duruma göre kat irtifakının sona ermesine veya belli bir süre için uzatılmasına karar verir. Süre istem üzerine yeniden uzatılabilir.
Yukarıdaki fıkra uyarınca kat irtifakı kaldırıldığında tapu kütüğündeki kayıt silinir.
7.Bölüm : Son Hükümler
A) Yasaklar:
Madde 50 -Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra Medeni Kanuna ve diğer kanunlara göre, bir gayrimenkulün paydaşlarından birinin o gayrimenkulün bir bölümünden kat maliki gibi tek başına faydalanmasını sağlamak için irtifak hakkı kurulamaz.
Tümü kargir olmayan yapılarda kat mülkiyeti kurulamaz.
B) Yeni duruma uyma :
I - Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kurulan irtifaklarda:
Madde 51 - (Değişik birinci fıkra: 30/4/1969 - 1166/1 md.) Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar bir gayrimenkulün paydaşlarından birinin o gayrimenkulün bir bölümünden kat maliki gibi tek başına faydalanmasını sağlamak için üzerinde irtifak hakkı kurulmuş olan gayrimenkullerin mülkiyetinin 2/1/1971 tarihine kadar kat mülkiyetine çevrilmesi ve kat mülkiyeti kütüğüne tescil ettirilmesi mecburidir. Bu yapılmazsa irtifak hakları sona ererek yalnız ortak mülkiyet devam eder.
Gayrimenkul üzerindeki mülkiyetin birinci fıkra gereğince kat mülkiyetine çevrilmesi ve kat mülkiyet kütüğüne tescili, ortak maliklerden birinin tapu idaresine başvurması üzerine tapu idaresindeki belgelere ve bu kanunun 12 nci maddesinin (b) bendinde yazılı fotoğrafa dayanılarak yapılır; bu halde fotoğrafın,tapu idaresine başvuran ortak malikin imzasıyla tasdik edilmesi yeter.
Diğer ortak malikler bu çevrilmeye itiraz edemeyecekleri gibi bunun giderlerine katılmaktan ve yönetim planı yapmaktan kaçınamazlar; kaçınılırsa, hakimin müdahalesine dair olan 33 üncü madde hükmü uygulanır.
II- Medeni Kanundan önce kurulmuş olan haklarda :
Madde 52- Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce (Hava hakkı, oda mülkiyeti) gibi isimler altında kurulmuş olan haklar, bu kanunun yürürlüğe girmesinden başlayarak üç yıl içinde, aşağıda yazılı hükümlere göre, bu kanun uyarınca kat mülkiyetine veya kat irtifakına çevrilir:
a) Gayrimenkul üzerinde bu haklara konu olan yapı bölümleri mevcutsa, hak sahipleri,aralarında yapacakları bir sözleşme ile, o gayrimenkulün arsasında, bölümlerinin değerleri oranında ve hiçbir bedel ödemeye mecbur olmaksızın, Medeni Kanunun ortak mülkiyet hükümlerine göre paydaş olurlar ve Kat Mülkiyeti Kanununun ilgili hükümleri uyarınca kat mülkiyetini kurarlar.
b) Yapı bölümleri mevcut olmayıp yalnız hava hakkı mevcutsa, bu hak (a) bendindeki esaslara göre hak sahibinin arsada paydaş olması suretiyle kendiliğinden kat irtifakı hakkına çevrilir ve kütüğe o suretle tescil edilir.
c) Hak sahipleri anlaşarak bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl içinde eski haklarını kat mülkiyetine veya kat irtifakına çevirmezlerse, bu çevirme, gayrimenkulün bulunduğu yerin tapu idaresince, ayrı ayrı bölümlerin değerleri oranında arsa paylarının tesbiti ve gereken belgelerin hazırlanması suretiyle ve bu maddenin (a) ve (b) bendlerindeki esaslar uyarınca,hak sahiplerinden birinin müracaatı üzerine veya doğrudan doğruya yapılır ve durum bütün hak sahiplerine bildirilir.
Bu hakların tapu idaresince kat mülkiyetine veya kat irtifakına doğrudan doğruya çevrilmesi için gereken masraflar Hazinece ödenerek, kamu alacaklarının tahsili hakkındaki özel kanun hükümlerine göre hak sahiplerinden alınır.
Hak sahipleri tapu idaresinin kararına karşı, bunun kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde, sulh mahkemesine dava açmak suretiyle itiraz edebilirler.
III- Medeni Kanuna göre kurulmuş kat irtifaklarının yönetimi:
Madde 53 - Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce bir gayrimenkulün paydaşlarından birinin o gayrimenkulün bir bölümünden kat maliki gibi tek başına faydalanmasını sağlamak için kurulmuş olan irtifak hakları,bu kanuna göre kat mülkiyetine çevrilinceye kadar anagayrimenkulün yönetimi, yönetim planı yapılması mecburiyeti ve giderlere ve sigorta mecburiyetine ve bunun primlerine katılma hususlarında bu kanun hükümleri uygulanır.
C) Özel kanuna göre ortaklaştırma (Şüyulandırma) halinde kat mülkiyetinin durumu:
Madde 54 - İmar Kanunu hükümlerine göre ortaklaştırma halinde, ortaklaştırılan gayrimenkuller arasında kat mülkiyetine tabi gayrimenkul varsa, İmar Kanununun 46 ncı maddesi gereğince ortaklığın giderilmesi hususunda bütün malikler anlaştıkları takdirde, ortaklığın giderilmesi bu anlaşma hükümlerine göre yapılır.
Böyle bir anlaşmaya varılmazsa, her gayrimenkulün ortaklaştırmadan önceki geçer değerleri, birinci fıkrada sözü geçen madde hükmüne göre ortaklığı gidermekle görevli sulh mahkemesince ayrı ayrı takdir edilerek, bunlardan değeri en fazla olan gayrimenkulün malikine, öteki gayrimenkullerin bu değerle satın almasını teklife karar verilir ve bu teklif kabul edilip bedel ödenince ortaklık giderilmiş olur.
Kesinleşen sulh mahkemesi kararının tebliğinden başlayarak bir ay içinde bedel ödenmez veya altı ay içinde ödenmek üzere banka mektubu veya ayni teminat gösterilmezse ortaklaştırılan gayrimenkullerin tümü, imar durumuna göre mümkünse kat mülkiyeti muhafaza ve diğer gayrimenkuller buna ilhak edilerek, eğer bu mümkün değilse kat mülkiyeti kaldırılarak, açık artırma yoluyla satılıp ortaklık giderilir ve satış bedeli her gayrimenkulün, ikinci fıkra uyarınca takdir edilmiş olan değerleri arasındaki orana göre, maliklere paylaştırılır.
D) Harç ve vergiler:
Madde 55 - Bu kanuna göre kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurulması, mülkiyetin başkasına devrini ihtiva etmedikçe her çeşit harc ve vergiden muaftır. Bu muafiyet, Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kurulan irtifak haklarının 51 nci madde gereğince kat mülkiyetine ve Medeni Kanundan önce kurulmuş olan hakların 52 nci maddeye göre kat mülkiyeti veya kat irtifakına çevrilmesi işlemlerine de şamildir.
Kurulan kat mülkiyetleri tapu memurunca derhal anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu yerin belediyesine ve vergi dairesine bildirilir.
E) Belediyesi olmayan yerlerdeki durum:
Madde 56 - Bu kanunun belediyelere yüklediği görevler, belediye olmayan, yerlerde o yerin bağlı bulunduğu ilçe veya il merkezleri belediyelerince, 6785 sayılı İmar Kanununun 47 nci maddesinde bahsi geçen sahalarda ise ilgili belediyece yerine getirilir.
8.Bölüm
Bu bölüm ve bu bölüm başlığı altındaki maddeler 10/6/1985 tarih ve 3227 sa- yılı Kanunun 1 nci maddesi ile eklenmiştir.
Devre Mülk Hakkı
Madde 57 - Mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine bu yapı veya bağımsız bölümden yılın belli dönemlerinde istifade hakkı, müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkı olarak kurulabilir.
Bu hakka devre mülk hakkı denir.
Madde 58 - Aksi resmi senette kararlaştırılmadıkça devre mülk hakkının bağlı olduğu pay, devrelerin sayı ve süreleri esas alınarak eşit bir biçimde belirlenir.
Devre mülk hakkı ancak mesken nitelikli, kat mülkiyetine veya kat irtifakına çevrilmiş yahut müstakil yapılarda kurulabilir.
Devre mülk üzerinde bu hakla bağdaşan ayni haklar tesis edilebilir.
Devre mülk hakkı bağlı olduğu müşterek mülkiyet payına bağlı olarak devir ve temlik edilebilir ve mirasçılara geçer.
Madde 59 - Devre mülk hakkının yılın belirli dönemlerine ayrılması ve 15 günden daha az süreli olmaması gerekir.Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa devre mülk hakkı sahibi bu hakkın kullanımını başkalarına bırakabilir.
Madde 60 - Ana taşınmaz mal ile bağımsız bölümlerin ve müstakil yapıların tapu kütüklerinin beyanlar hanesine,bağımsız bölüm veya yapı üzerinde devre mülk hakkı kurulduğu işaret edilir ve düzenlenecek tapu senedinde de bu husus belirtilir.
Madde 61 -Üzerinde devre mülk hakkı kurulacak yapı veya bağımsız bölümlerin ortak malikler arasında dönem süresi, devir ve teslimi ile istifade şekil ve usulleri, yöneticilerin seçimi ile hak ve sorumlulukları, büyük onarım için ayrılacak dönem, bakım masrafları gibi hususlar devre mülk sözleşmesinde belirlenir. Bu hususları içeren ve bütün hak sahiplerince imzalanan devre mülk sözleşmesi resmi senede eklenir ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilir.
Devre mülk hakkı kurulan her yapı veya bağımsız bölüm için ortak malikler, kendi aralarından veya dışardan bir gerek veya tüzelkişiyi yönetici ve kat malikleri kuruluna temsilci olarak tayin ederler. Bu Kanunun genel hükümlerine göre atanan yöneticilere devre mülk yöneticiliği ile ilgili görevler de verilebilir.
Madde 62 - Kat mülkiyetine çevrilmiş birden fazla bağımsız bölümlerden bazılarının üzerinde devre mülk hakkı kurulması, aksi yönetim planında kararlaştırılmamışsa, diğer bağımsız bölüm maliklerinin muvafakatlerine bağlı değildir.
Madde 63 - Üzerinde devre mülk hakkı kurulan yapı veya bağımsız bölümün ortak malikleri, aksi sözleşme ile kararlaştırılmamışsa, şuyuun giderilmesini isteyemezler.
Madde 64 - Devre mülk hak sahipleri,kendilerine ayrılan ve tapu sicilinde belirtilen dönem süresi sonunda istifade ettikleri bağımsız bölüm veya yapıyı sözleşme hükümleri gereğince boşaltmaya ve yeni hak sahibine teslime mecburdurlar.
Dönem süresi sonunda tahliye olmadığı takdirde, istifade edecek dönem sahibinden birisinin veya yöneticinin tapu kaydını ve sözleşmeyi talebine ekleyerek ibrazı halinde, mahallin en büyük mülki amirin emri ile, başkaca bir işlem ve tebligata lüzum kalmadan, derhal zabıtaca boşalttırılır. İdare veya yargı organlarına yapılacak başvuru, bu boşaltma işlemini durdurmaz. İlgililerin kanundan ve sözleşmeden doğan hakları saklıdır.
Madde 65 - Devre mülk hakkı sahiplerinin hak ve borçları, yetki ve sorumluluklarının tespit ve uyuşmazlıkların çözümlenmesinde bu Kanunda, sözleşmede veya yönetim planında hüküm bulunmayan hallerde Türk Medeni Kanunu ve ilgili diğer kanun hükümleri uygulanır.
Görevli mahkeme:
Ek Madde 1 - (Ek: 13/4/1983-2814/15 md.)
Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.
Kullanma yerlerinin boşaltılması:
Ek Madde 2 - (Ek: 13/4/1983 - 2814/15 md.) Kat malikleri kurulunca veya bu kurulca yetki verilen yönetici tarafından sözleşmeleri herhangi bir nedenle feshedilen veya sona eren, kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçiler ile dışarıdan atanan yöneticiler kendilerine bu görevleri dolayısıyla bir yer tahsis edilmiş ise, bu yerleri onbeş gün içerisinde boşaltmak zorundadırlar. Bu süre içinde boşaltılmayan yerler yöneticinin veya kat maliklerinden herhangi birinin başvurusu üzerine başkaca tebligata lüzum kalmadan mahalli mülki amirlerin kararı ile bir hafta içinde zabıtaca boşalttırılır. İdare ve yargı organlarına yapılacak başvuru, bu kararların yerine getirilmesini durdurmaz. İlgililerin kanun ve sözleşmeden doğan hakları saklıdır.
Birden çok yapılarda uygulanacak özel hükümler:
Ek Madde 3 - (Ek:13/4/1983 - 2814/15 md.)
Bir arsa üzerinde birden çok yapının varlığı halinde, bu Kanunda yer alan hükümlerin uygulanmasında aşağıdaki kurallar dikkate alınır:
a) Vaziyet planına göre yapılacak tüm bağımsız bölümlerden yüzde kırkının veya blok inşaatlarda her biri en az sekiz bağımsız bölümü kapsayan blok veya blokların tamamlanmış bulunması halinde,tamamlanan bağımsız bölümler için kat mülkiyetine geçilebilir Bu takdirde, tamamlanmamış yapılara ilişkin kat irtifaklarının tapu kütüklerinde nasıl yer alacağı (11 inci maddenin 2 nci fıkrasına bağlı kalınmaksızın) tüzükle belirlenir.
b) Yapılardan her birine ilişkin ortak giderler o yapıdaki kat malikleri, bütün yapılar için müşterek tesis ve yerlere ilişkin ortak giderler bütün kat malikleri tarafından 20 nci maddedeki kurala göre karşılanır, Yapılardan bir kısmının tamamlanmamış olması halinde, kat irtifakı sahipleri de, kendilerini ilgilendirdiği ölçüde ortak tesis ve yerlere ilişkin giderlere katılırlar.
c) Blok yapılarda, bunlardan yalnız birine ilişkin sorunların çözümlenmesinde, kat malikleri kurulu, o blokta bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşur
Kat irtifakına geçiş:
Ek Madde 4 - (Ek: 13/4/1983 - 2814/15 md.)
Beş veya daha fazla kişi tarafından üzerinde bir veya birden çok yapı yaptırılmak amacıyla birlikte bir arsa edinilmiş olması ve pay sahiplerinden en az beşte dördünün kat irtifakına geçiş konusunda aldığı karara uyulmaması halinde, karara uymayan pay sahiplerinin gayrimenkuldeki paylarının iptaline ve bu payların, isteyen diğer pay sahipleri adına tesciline sulh mahkemesi tarafından aşağıdaki şartlarla karar verilir:
a) Müşterek gayrimenkulün yukarıda belirtilen amaçla edinildiğinin ispat edilmiş olması,
b) Müşterek maliklerin yukarıda açıklanan çoğunluğunun kat irtifakına geçiş kararına veya bununla ilgili yükümlülüklere noterlikçe yapılan tebligata rağmen iki ay içinde uyulmamış olması,
c) Karara uymayan müşterek maliklerin paylarının mahkemece tespit edilen rayiç bedelinin mahkeme veznesine depo edilmesi.
F) Yürürlük tarihi:
Madde 66 - Bu kanun yayımı tarihinden altı ay sonra yürürlüğe girer.
G) Yürütme makamı:
Madde 67 - Bu kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Tapu Kanunu (1)
Kanun Numarası : 2644
Kabul Tarihi : 22/12/1934
Yayımlandığı R. Gazete : Tarih 29/12/1934 Sayı: 2892
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt: 16 Sayfa: 312
*
* *
Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız
<< Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri
Külliyatı >>, Cilt :1 Sayfa : 235
*
* *
Madde 1 - Gayrimenkullerin tescilinde o gayrimenkul Devlete ait ise bulundu-
ğu yerdeki en büyük mal memuru, hususi idareye ait ise vali, evkafa ait ise ev-
kaf müdürü veya memuru, belediyeye ait ise belediye reisi, köye ait ise muhtar
ve mahsus kanunla teşekkül etmiş diğer hükmi şahıslara ait ise bunların kanuni
mümessilleri salahiyetlidirler. Bu mümessillerin salahiyetlerini kullanma
şeklini gösteren kanunlar hükmü yerinde durmaktadır.
Madde 2 - Hükmi şahısların tapu işlerinde merkez veya şubelerinin bulunduk-
ları yerin en büyük mülkiye amirinden nizamnamelerine göre gayrimenkul tasarru-
funa izinli olduklarına ve tescil işini yapacak mümessilin salahiyetine dair
alınacak belgenin verilmesi mecburidir. Ticaret Şirketleri bu belgeyi ticaret
sicil memurundan alırlar.
Madde 3 - Mevcudiyetleri Türkiye Cumhuriyeti Hükümetince tanınmış olan ya-
bancılara ait dini, ilmi, hayri müesseselerin fermanlara ve Hükümet kararlarına
müsteniden sahiplendikleri gayrimenkuller bu belgelerin sınırları dışına çıkma-
mak ve Hükümetin izni alınmak şartile müesseselerin hükmi şahsiyetleri namına
tescil olunabilir.
Madde 4 - Madenlerin tesciline ait muamelelerde mahsus kanun ve nizamlarına
göre verilecek belgelerin İktisat Vekaletince tasdik edilmiş olması şarttır.
Madde 5 - (Mülga : 4/11/1990-3678/31 md.)
Madde 6 - (Mülga : 11/6/1945-4753/64 md.)
Madde 7 - (Mülga:16/2/1995 - 4070/15 md.)
(1) Bu kanunun, 10/4/1944 tarih ve 4541 sayılı Kanunda muhtarlığa ait olduğu
belirtilen vazifeler hakkındaki hükümleri, anılan Kanunun 24 üncü maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 8 - Denizden doldurulmak istenilen yerler için o yerin en büyük mal
memurundan izin almak lazımdır. Bu izin doldurulacak yer belediye sınırı içinde
ise belediyenin, limanı da alakadar ediyorsa liman dairesinin veya deniz ticare-
ti idaresinin ve müstahkem mevki kumandanlığı olan yerlerde müstahkem mevki ku-
madanlığının muvafakatları alındıktan sonra 3 yıl müddetle verilir. Belediye sı-
nırı dışında ise alakalarına göre vilayet veya kaza idare heyetlerinin muvafaka-
ti alınır. İzinle doldurulan bu yerler izin veren dairelerden alınacak belgeler
üzerine değer baha aranmaksızın dolduran namına tapu sicillerine geçirilir. Üç
yıl içinde makbul bir özür olmaksızın doldurma işini bitirmiyenlerin bu yerler-
den eli çektirilir.
Madde 9 - İzinsiz doldurulmuş olan yerlerin tescilinde mahzur olmadığı ala-
kalı daire ve heyetlerce kabul olunursa doldurulan yerlerin doldurulmuş olduğu
halindeki değer bahasının onda biri alınmak şartile dolduran namına tescili
yapılır.
Madde 10 - Deniz kıyısında teressübattan veya denizlerin med ve cezrinden
dolmuş yerlerin satılmasında mahzur olmadığı sekizinci maddede yazılı alakalı
dairelerce bildirildiği takdirde o yerlerin kendi gayrimenkulüne bitişik olan
kısmını o gayrimenkul sahibinin kendisine yapılacak tebligattan itibaren iki
sene içinde takdir olunacak değer baha ile almağa hakkı vardır. Bu yerleri
satın alanların o yeri korumak için rıhtım inşası hakkı olacaktır.
Madde 11 -Sahipli bir gayrimenkulün önü veya bitişiği doldurulmak istenil-
diği takdirde sahibinden başkasına izin verilemez. İzinsiz olarak sahibi tara-
fından doldurulan böyle bir yerin tescilinde mahzur olmadığı alakalı daire ve
heyetlerce bildirildiği takdirde doldurulan yerin doldurulmuş olduğu haldeki
kıymetinin onda biri alınıp dolduranın veya dolduranın yerine geçenin namına
asıl mülkü ile birleştirilerek tescil olunur.
Devlet, vilayet, belediye veya köy meclisince sıhhi, içtimai veya iktisadi
sebeplerle yapılacak doldurma işlerinde yukarıdaki fıkrada yazılı gayrimenkul
sahiplerine doldurmağa yetecek mühlet verilerek doldurma teklif olunur. Bu müd-
det içinde doldurmadıkları takdirde bu hakları kalmaz.
Madde 12 - Bir gayrimenkulün önünde veya bitişiğinde olupta sahibi tarafın-
dan doldurulmak istenilen yerin doldurma işi bitirilmeksizin o gayrimenkul bir
başkasının mülkiyetine geçer veya ayni bir hakla takyid olunursa, başka suretle
mukavele bulunmadığı takdirde bu muamele işin şartları mahfuz olmak üzere doldu-
rulan yerde de sari olur.
Madde 13 - Devletçe veya vilayet ve belediyelerce yapılan liman, dalgakı-
ran, inşaatile temizleme ve taramadan meydana gelecek arazi hususi kanunlarında-
ki hükümlere bağlıdır.
Madde 14 - 8, 9, 10, 11 ve 12 nci maddeler hükmü bataklık olmıyan göl ve ne-
hir kenarlarında da caridir. Şu kadar ki nehrin asıl yatağını ve suların akıntı-
sını bozmadığı ve alt taraflara ve başkalarına mazarratı olmıyacağı hakkında
fenni rapor aranır.
Başlı başına tasarruf olunabilecek deniz, göl veya nehir metrukatı bulunan
sahipsiz yerler sahipli bir gayrimenkulün önünde veya bitişiğinde bulunursa o
gayrimenkul sahibine değer baha ile satın alması teklif olunur. Bir yıl içinde
talip olmadığı takdirde başkalarına satılır.
Bu yerler başlı başına tasarruf olunmıyacak halde ise takdir olunacak değer
baha ile bitişiğindeki gayrimenkul sahiplerine temlik olunarak kendileri borç-
landırılır.
Göl veya nehrin istila veya tahrip ettiği yerlerin sahiplerine Kanunu Mede-
ninin 636 ve 637 nci maddeleri hükmü yerinde durmak üzere mukabil tarafta bu
sebeplerden meydana gelmiş arazi var ise muadili parasız verilebilir.
Madde 15 - (Birinci fıkra Mülga: 18/1/1950-5516/12 md.)
Sahipli arazide husule gelen bataklıkların sıhhi sebeplerinden dolayı kuru-
tulması zarureti tahakkuk edince Devlet veya vilayet tarafından verilecek müsait
bir mühlet içinde sahipleri kurutmadıkları takdirde o bataklık Devlet veya vila-
yet tarafından kurutulur. Sahiplerinden kurutma masrafına iştirak edenlerin ara-
zisi kendilerine verilir. Masrafa iştirak etmiyenlerin arazisi kurutanın mülkü
olur.
(Değişik: 18/10/1962-79/1 md.) Bu takdirde, gayrimenkulün bataklık halin-
deki gerçek karşılığı olarak arazi sahibine ödenecek bedelinin tesbitinde 6830
sayılı İstimlak Kanunu hükümleri uygulanır.
Madde 16 - Hususi kanunlarında müsaade edilenleri hariç olmak üzere Devlete,
belediyelere ve köylere ait orman, koru ve baltalıklardan tarla açılamaz ve hu-
susi bina yapılamaz. Şahıslara ait ormanlarda dahi ait olduğu vekaletten izin
alınmadıkça tarla açılamaz.
Madde 17 - Erbabı vukufa takdir ettirilen değer bahaların ikinci derecede
tasdikı belediyelerce seçilecek iki zatın da iştirakile mahalli idare heyetleri-
ne aittir.
Madde 18 - Bu kanunda yazılı vergi kıymetleri 1837 numaralı Bina Vergisi ve
1933 numaralı Arazi Vergisi Kanunları mucibince vergiye matrah olan kıymettir.
Madde 19 - Değer bahalar müsavi taksitlerle beş yıl içinde vergi ile birlik-
te Tahsili Emval Kanununa göre tahsil olunur. İki seneye ait taksit ödenince
gayrimenkul sahibi namına tescil edilir ve geri kalan taksitler için o gayrimen-
kul ipotekli olur.
Madde 20 - Bu kanunun neşrinden evvel muamelesi bitipte tahakkuk ettirilmiş
olan değer bahalar dahi 19 uncu maddede yazılı şekilde taksitle tahsil olunur.
Madde 21 - Köy ve belediye sınırları içinde kapanmış yollarla yol fazlaları
köy veya belediye namına tescil olunur.
Madde 22 - Kadastro veya tapu tahriri yapılmış olan yerlerle tapu senet veya
kayıdlarına sahiplerinin fotoğrafı yapıştırılmış olan gayrimenkullerin vukubula-
cak tasarruf muameleleri için belediye veya köy ilmühaberleri aranmaz. Kanunu
Medeninin mer'iyeti tarihine kadar musakkaf ve hükümde olan bağ ve bahçe ve ar-
saların on beş, diğer arazinin on seneden daha az bir müddet içinde husul bulmuş
olan iktisap sebeplerine veya Kanunu Medeninin mer'iyetinden sonra düşürülmüş
olan kayıdlara müstenit tasarruf muameleleri için dahi böyle yapılır. Ancak bu
muamelelerde kayıt sahibinin fotoğraf vermesi ve bu fotoğrafın kayda yapıştırıl-
ması lazımdır.
Bu çerçeve dışında kalan muamelelerle 2 nci fıkradaki hallerde fotoğraf ve-
remiyenler için gayrimenkulün sahibi olduğuna ve başkasının alakası bulunmadığı-
na dair belediye veya köy ilmühaberi almak lazımdır.
Madde 23 - İlmühaber alınması lazımgelen muameleler için belediye veya ihti-
yar meclisi ilmühaberi tasdikten imtina ederse bu imtina sebeplerini şerh ile
izaha mecburdur. Bunu yapamazsa hakkında kanuni takibat yapılır.
Tapu idareleri yapacakları tetkik ve tahkik üzerine bu sebeplerin kanuni ol-
madığını anlarlarsa işi tapu komisyonuna verirler. Komisyon da sebeplerin kanun
olmadığına karar verirse tapu idarelerince muamele yapılır. Aksine karar verirse
tapu idareleri 1515 numaralı kanunun şumülü dışındaki hallerde alakalıyı mahke-
meye gönderir. Kaza tapu komisyonlarının kararlarına karşı alakalıların vilayet
tapu komisyonlarına itiraz hakları vardır
Madde 24 - Köylerde bulunan metruk ve kimsesiz mezarlıklarla vakfa ait umumi
mezarlıklar köyün manevi şahsiyeti namına tescil olunur.
Madde 25 - 1580 sayılı Belediye Kanununun 159 uncu maddesi ile 2510 sayılı
İskan Kanununun 21 inci maddesi dışında kalan mera, baltalık gibi köy orta malı
sayılan yerlerin tescili ve alım satım şekilleri hakkında hususi hükümler konu-
lacaktır.
Madde 26 - (Değişik: 6/1/1954-6217/1 md.)
Mülkiyete, mülkiyetin gayrı ayni haklara ve müşterek bir arzın hissedarları
veya birbirine muttasıl gayrimenkullerin sahipleri arasında bunlardan birinin
veya bir kaçının o gayrimenkul üzerinde mevcut veya inşa edilecek binanın, muay-
yen bir katından veya dairesinden yahut müstakillen istimale elverişli bir bölü-
münden munhasıran istifadesini temin gayesiyle Medeni Kanunun 753 üncü maddesi
hükümlerine göre irtifak hakkı tesisine veya tesisi vadine mütedair resmi senet-
ler tapu sicil muhafızları veya memurları tarafından tanzim edilir.
Alakalıların isteği halinde resmi senedi tanzim için memurlar ikametgahlara
giderler, bu sırada gelecek haciz ve tahdit kararları resmi senedi yapmak için
ikametgaha gitmiş olan memura tebliğ olunur.
(Ek hüküm: 2/4/1998 - 4358/3 md.) Resmi senede tarafların kimlik bilgileri
ile birlikte vergi kimlik numaraları da kaydedilir.(Değişik:6/3/1981-2421/1 md.)
Resmi senedi, taraflar ile hazırlayan memur ve tapu sicil muhafızı imzalar. Ta-
rafların kimliklerinde şüpheye düşülen hallerde tanık getirilmesi istenebilir.
Kanunların tanık bulundurulmasını zorunlu kıldığı hükümler saklıdır.11 Ocak 1926
tarihli ve 711 sayılı Kanun gereğince yapılacak akitlerde de aynı usul uygu-
lanır.
Birinci fıkrada beyan olunan irtifak hakkı tesisi vaitleri tapu siciline
re'sen şerh verilir. Bunlardan irtifak hakkı tesisi vadine mütedair resmi senet-
ler tapuya şerh verilmekle, taallük ettiği gayrimenkulün sonraki maliklerini de
ilzam eder.
Noterlik Kanununun 44 üncü maddesinin (B) bendi mucibince noterler tarafın-
dan tanzim edilen gayrimenkul satış vadi sözleşmeleri de taraflardan biri ister-
se gayrimenkul siciline şerh verilir.
Şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis ve
tapuya tescil edilmezse işbu şerh tapu sicil muhafızı veya memuru tarafından
re'sen terkin olunur.
(Ek : 26/4/1984-3000/1 md.) Konut yapanlara, ihracatçılara, turizm tesisi
yapanlarla işletmecilerine, sanayicilere, esnaf ve sanatkarlara konuları ile il-
gili olarak bankalarca veya kamu kurum veya kuruluşlarınca (Ordu Yardımlaşma Ku-
rumu dahil) açılacak kredilere karşılık teminat gösterilen gayrimenkullerin ipo-
tek işlemleri, resmi senet tanzim edilmeksizin alacaklı ile borçlu ve varsa ke-
filleri arasında yapılan kredi veya borç sözleşmelerine istinaden, ilgililerin
talebi üzerine, tapu sicil muhafızlıklarınca tapuya tescil edilir.
(Ek: 12/3/1985-3163/1 md.) Tarımsal kredi sebebiyle bankalar veya kamu kurum
ve kuruluşları lehine teminat olarak gösterilen gayrimenkullerin ipotek işlemle-
rinde de bu usule uyulur.
Madde 27 - Tapu Sicil Muhafız veya memurları tarafından yapılan resmi senet-
lere iki tarafın ve tapu senetleriyle akte müstenit olmıyan iktibaslarda kayıt-
lara sahibinin 6x4 büyüklüğünde ve mümkün olan yerlerde fotoğrafları yapıştırı-
lır. Bu imkanı idare heyeti tayin eder. Tapu sicil muhafızları veya memurları da
küçüklük ve sair makbul mazeretleri göz önüne alabilirler.
1515 numaralı kanunun şümulüne girmiyen fotoğrafsız tapu kayıt ve senetleri-
ne fotoğraf yapıştırılmak istenildikçe tapu memurluğunca hüviyeti bilinmiyenler
için hüviyetleri tasdik ettirilerek fotoğraf yapıştırılır.
Madde 28 - Akte ve tescile müteallik tapu işleri idari emirlerle durdurula-
maz.
Madde 29 - (Mülga: 25/2/1952-5887/126 md.)
Madde 30 - Plan ve resmi mesahaya istinad etmiyen gayrimenkul mallarda eski-
denberi malüm ve muayyen olan hududa itibar olunur. Borçlar Kanununun 215 inci
maddesi hükmü yerinde durmaktadır.
Madde 31 - (Değişik: 25/1/1950-5520/1 md.)
Gayrimenkul malların yüz ölçüsü tapu sicilinde yazılı miktardan fazla çıkıp-
ta bu fazlalığın bitişik araziye el uzatmaktan ileri gelmediğine ve sınırca da
bir değişiklik olmadığına mahkemece karar verilirse sicille karar veçhile kaydo-
lunur.
Mahkeme gayrimenkulün başında incelemeler yapar ve bitişik gayrimenkul ma-
liklerini dinler. Mahkeme kararına, tapu fen memurlarına ve bunlar yoksa yetkili
fen memurlarına veya mühendislere yaptırılacak o yere ait harita da eklenir.
İtiraz halinde genel hükümler çerçevesinde dava açılır.
Madde 32 - Planı veya resmi şekilde yapılmış haritası bulunan gayrimenkulle-
rin gerek kazaen ve gerekse rızaen parçalara ayrılmasında harita yapılması mec-
buridir. Şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde olupta tapu fen memuru
bulunan yerlerde plan ve haritaya bağlı olmıyan gayrimenkullerin parçalara ay-
rılmasında da harita yapılır. Belediye sınırları dışında bulunan gayrimenkuller-
den kazai şekilde parçalara ayrılanların haritasını yaptırmak hakimin takdirine
bağlıdır.
Madde 33 - Kanunu Medeninin 934, 935 inci maddelerine göre sicillin tashihi-
ne ve bir ayni hakkın süküt edip etmediğinin tayinine dair tapu sicil muhafız
veya memuru tarafından mahkemeye yapılacak müracaatlar ve bunun üzerine verile-
cek kararlardan bir güna harc ve resim alınmaz ve bunlara damga pulu yapıştırıl-
maz.
Madde 34 - Bedelli akitlerde ve bir aktin yapılması diğerinin yapılmış olma-
sına bağlı olan hallerde alakalılar tapu sicil muhafız veya memurunu yediadil
yapabilirler. Bu takdirde memur tarafından paranın hak sahiplerine verilmesi
Akitlerin tamam olmasına bağlıdır. Akitler tamam olmazsa memur parayı kimden al-
mış ise alakalılar dağılmadan huzurlarında derhal ona geri verir ve taallük et-
tiği muameleleri bozar.
Madde 35 - Tahdidi mutazammın kanuni hükümler yerinde kalmak ve karşılıklı
olmak şartiyle yabancı hakiki şahıslar Türkiye'de gayrimenkul mallara temellük
ve tevarüs edebilirler.
(Ek fıkra: 21/6/1984 - 3029/1 md.; iptal: An. Mah. 13/6/1985 tarih ve E.
1984 /14, K. 1985/7 sayılı Kararı ile)
(Ek fıkralar: 22/4/1986 - 3278/1 md.; iptal: An. Mah. 9/10/1986 tarih ve E.
1986/18, K. 1986/24 sayılı Kararı ile)
Madde 36 - Yabancı hakiki şahıslar bir köye bağlı olmıyan müstakil çiftlik-
lere ve köy sınırları dışında kalan arazinin otuz hektardan çoğuna ancak hüküme-
tin izniyle sahip olabilirler. Kanuni miras bu hükümden dışarıdır. Adı geçen
çiftliklere ve arazinin otuz hektardan ziyadesine vasiyet suretiyle veya mensup
mirascı sıfatiyle yabancı hakiki şahısların sahip olabilmesi de hükümetin iznine
bağlı olup izin verilmezse çiftlik ve bu fazla miktar tasfiye suretiyle bedele
çevrilir.
Madde 37 - Yabancı hakiki şahısların intikal işleri Türkiye Cumhuriyeti mah-
kemelerinden verilen veyahut kendi salahiyetli makamlarından verilipte Türk ka-
nunlarının veraset usulü hakkındaki hükümlerine uygun olduğu Türk mahkemelerince
tasdik edilen veraset senetlerine istinaden yapılır.
Madde 38 - 8 cemaziyelevvel 1275 tarihli tapu nizamnamesi ve zeyillerinin ve
28 receb 1291 tarihli emlak nizamnamesinin ve 7 muharrem 1293 tarihli arazi hak-
kındaki fıkaratı nizamiyenin ve 8 receb 1276 tarihinde iradesi çıkmış olan tapu
senedatı hakkındaki talimatnamenin ve 28 receb 1276 tarihinde iradesi çıkmış
olan tarifnamenin ve emvali gayrimenkulenin tasarrufuna dair 3 mart 1329 tarihli
muvakkat kanunun ve defterhane idarelerinin teşkilat ve tensikatına dair 17 tem-
muz 1323 tarihli nizamname ile zeyillerinin ve emvali gayrimenkulenin muamelatı
tasarrufiyesinde tapu senedatı ile kayidlerine alakadaranın fotoğrafileri yapış-
tırılmasına dair 30 kanunusani 1926 tarihli kanunun Kanunu Medeni ile Kanunu
Medeninin tatbikına aid kanun ve Borçlar Kanunu ile ortadan kalkmamış olan hü-
kümlerile başka kanunların bu kanuna uygun olmıyan hükümleri kaldırılmıştır.
Geçici Madde 1-(2644 sayılı Kanunun numarasız Muvakkat maddesi olup tesel-
sül için numaralandırılmıştır.)
Bu kanunun mer'iyetinden evvel açılarak tarla veya bağ ve bahçe haline
konulmuş olupta henüz muamelesi bitmemiş yerler hakkında da bu kanunun 6 ncı
maddesi hükümleri tatbik olunur.
Madde 39 - Bu kanun hükümleri, neşrolunduğu tarihten itibaren yürümeğe baş-
lar.
Madde 40 - Bu kanun hükümlerini Adliye, Dahiliye, Maliye Bakanları yerine
getirir.
*
* *
22/12/1934 TARİHLİ VE 2644 SAYILI ANA KANUNA
İŞLENEMEYEN GEÇİCİ MADDE 1 - 26/4/1984 tarih ve 3000 sayılı kanunla gelen Geçici Madde:
Geçici Madde - 2/2/1984 tarihli ve 2977 sayılı İdari Usul ve İşlemlerin Ye-
niden Düzenlenmesi ile İlgili Yetki Kanunu ile Bakanlar Kuruluna verilen Kanun
Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi, 22/12/1934 tarihli ve 2644 sayılı Tapu Kanu-
nu için adı geçen Kanunla verilen süre bitimine kadar geçerlidir.
2644 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNi GÖTERİR LİSTE